Mulk Sûresi27. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | But when |
| 2 | رأوه | ر ا يREY | raevhu | onu görünce | they (will) see it |
| 3 | زلفة | ز ل فZLF | zulfeten | yakından | approaching, |
| 4 | سيئت | س و اSVE | siyet | kötüleşti | (will be) distressed |
| 5 | وجوه | و ج هVCH | vucūhu | yüzleri | (the) faces |
| 6 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | (of) those who |
| 7 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(lerin) | disbelieved, |
| 8 | وقيل | ق و لGVL | ve ḳīle | ve dendi | and it will be said, |
| 9 | هذا | — | hāƶā | işte budur | """This" |
| 10 | الذي | — | lleƶī | (is) that which | |
| 11 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | olduğunuz şey | you used to |
| 12 | به | — | bihi | onu | for it |
| 13 | تدعون | د ع وD̃AV | teddeǔne | çağırıyor(lar) | "call.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما راوه زلفة سيت وجوه الذين كفروا وقيل هذا الذى كنتم به تدعون
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةً سِيئَتْ وُجُوهُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَقِيلَ هَذَا الَّذِي كُنتُم بِهِ تَدَّعُونَ
Transliterasyon
Fe lemmâ reevhu zulfeten sîet vucûhullezîne keferû ve kîle hâzellezî kuntum bihî teddeûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> raawhu zulfatan see-atwujoohu alla<span class="u">th</span>eena kafaroo waqeela h<span class="u">atha</span> alla<span class="u">th</span>eekuntum bihi taddaAAoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Azâbın yaklaştığını gördüler mi kâfir olanların yüzleri kararır ve işte denir, bu, isteyip durduğunuz şey.
Ali Bulaç
Nihayet onu pek yakında gördüklerinde, o inkar edenlerin yüzleri kötüleşip-karardı. Ve: "İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir" denildi.
Bayraktar Bayraklı
Onu yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin suratları asılır ve kendilerine, “İşte durmadan istediğiniz azap budur!” denilir.
Diyanet İşleri
Ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.
Edip Yüksel
Onu yaklaşırken gördükleri zaman inkârcıların suratı asılır ve onlara "İşte isteyip durduğunuz şey budur" denir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu yakın görünce inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: "İşte çağırıp durduğunuz şey budur!" dendi.
Erhan Aktaş
Onu yakından gördükleri zaman, gerçeği yalanlayan nankörlerin yüzleri kötüleşti. Onlara: “İşte bu, sizin isteyip durduğunuz şey!”* denildi.
Hakkı Yılmaz
Artık onlar, onu yakınlaşmış görünce, kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimselerin yüzleri kötüleşti. Ve: “İşte bu, çağırıp durduğunuz şeydir!” dendi.
Muhammed Esed
Ama sonunda, bu (gerçekleşme)nin yakın olduğunu gördükleri zaman, hakikati inkar edenlerin yüzleri acı ile buruşacak ve onlara: "İşte (o kadar küçümseyerek) çağırıp durduğunuz şey budur!" denilecek.
Mustafa İslamoğlu
Fakat onun çok yakın olduğunu gördükleri zaman, inkara şartlanmış olanların suratları asılacak; dahası kendilerine denilecek ki: "İşte (gelmeyeceğini) iddia edip durduğunuz (gün) budur!"
Suat Yıldırım
Onu yanıbaşlarında buldukları zaman inkâr edenlerin kederden yüzleri mosmor kesilir. Kendilerine: “İşte sizin isteyip durduğunuz şey! ” denilir.
Süleyman Ateş
Onu yakın görünce inkar edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: "İşte çağırıp durduğunuz şey budur!" dendi.
Şaban Piriş
Onu yakından gördükleri zaman, inkarcıların yüzleri simsiyah kesilir. Onlara denir ki:-İşte, isteyip durduğunuz şey!
Yaşar Nuri Öztürk
Onu yakından gördüklerinde, inkar edenlerin yüzleri kötüleşti. Şöyle denildi: "O habire çağırıp durduğunuz şey budur."
Edip-Layth-Martha
So when they see it near, the faces of those who rejected will turn miserable, and it will be proclaimed: "This is what you had called for!"
Muhammad Asad
Yet in the end, when they shall see that [fulfilment] close at hand, the faces of those who were bent on denying the truth will be stricken with grief; and they will be told, "This it is that you were [so derisively] calling for!"
Rashad Khalifa
When they see it happening, the faces of those who disbelieved will turn miserable, and it will be proclaimed: "This is what you used to mock.",
The Monotheist Group
So when they see it near, the faces of those who rejected will turn miserable, and it will be proclaimed: "This is what you had called for!"