Mulk Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | They will say |
| 2 | بلى | — | belā | evet | """Yes," |
| 3 | قد | — | ḳad | andolsun | indeed |
| 4 | جاءنا | ج ي اCYE | cā'enā | bize geldi | came to us |
| 5 | نذير | ن ذ رNZ̃R | neƶīrun | uyarıcı | a warner, |
| 6 | فكذبنا | ك ذ بKZ̃B | fekeƶƶebnā | ama biz yalanladık | but we denied |
| 7 | وقلنا | ق و لGVL | ve ḳulnā | ve dedik ki | and we said, |
| 8 | ما | — | mā | """Not" | |
| 9 | نزل | ن ز لNZL | nezzele | indirmedi | has sent down |
| 10 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 11 | من | — | min | hiçbir | any |
| 12 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şey | thing. |
| 13 | إن | — | in | hayır | Not |
| 14 | أنتم | — | entum | siz | you (are) |
| 15 | إلا | — | illā | ancak | but |
| 16 | في | — | fī | içindesiniz | in |
| 17 | ضلال | ض ل لŽLL | Delālin | bir sapıklık | error |
| 18 | كبير | ك ب رKBR | kebīrin | büyük | "great.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قالوا بلى قد جاءنا نذير فكذبنا وقلنا ما نزل الله من شىء ان انتم الا فى ضلل كبير
Arapça (Harekeli)
قَالُوا بَلَى قَدْ جَاءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللَّهُ مِن شَيْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِي ضَلَالٍ كَبِيرٍ
Transliterasyon
Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey´in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>loo bal<span class="u">a</span> qad j<span class="u">a</span>an<span class="u">a</span>na<span class="u">th</span>eerun faka<span class="u">thth</span>abn<span class="u">a</span> waquln<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span>nazzala All<span class="u">a</span>hu min shay-in in antum ill<span class="u">a</span> fee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>linkabeer<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Evet derler, andolsun ki geldi bize korkutucu da yalanladık onu ve Allah dedik, hiçbir şeyi indirmemiştir; siz ancak, pek büyük bir sapıklığa düşmüşsünüz.
Ali Bulaç
Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: “Allah hiçbir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik."
Bayraktar Bayraklı
Onlar şöyle cevap verecekler: “Evet, doğrusu bize uyarıcı bir peygamber gelmişti; fakat biz onu yalanlamış ve ‘Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa, bir sapıklık içindesiniz!' demiştik.”
Diyanet İşleri
Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.
Edip Yüksel
Onlar da dediler ki, "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti, ama biz yalanladık ve ‘ALLAH hiçbir şey indirmemiştir. Siz tümüyle sapıtmışsınız,' dedik."
Elmalılı Hamdi Yazır
Derler: "Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz." dedik.
Erhan Aktaş
Onlar, “Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz.” dedik.
Hakkı Yılmaz
Onlar derler ki: “Evet, bize uyarıcı geldi de biz yalanladık ve ‘Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz’ dedik.”
Muhammed Esed
Onlar: "Evet" diyecekler, "aslında bize bir uyarıcı gelmişti, ama biz o'nu(n söylediklerini) yalanladık ve o'na: 'Allah (vahiy yoluyla) hiçbir şey indirmiş değildir! Siz (kendinizi uyarıcı olarak görenler) büyük bir yanılgı içindesiniz!' dedik".
Mustafa İslamoğlu
"Evet, doğrusu bize bir uyarıcı gelmişti; fakat biz onu yalanladık ve "Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz (elçiler) büyük bir şaşkınlık içindesiniz" demiştik" itirafında bulunacaklar.
Suat Yıldırım
Onlar şöyle cevap verirler: “Evet, bizi uyaran oldu, ama biz onu yalancı saydık ve Rahman hiçbir vahiy indirmedi, siz besbelli bir sapıklık içindesiniz. ” dedik.
Süleyman Ateş
Dediler: "Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve: 'Allah hiçbirşey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' dedik."
Şaban Piriş
-Evet, bir uyarıcı gelmişti, fakat biz yalanladık ve Allah hiç bir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik derler.
Yaşar Nuri Öztürk
Derler ki: "Gelmedi olur mu? Bize uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık. Ve: Allah birşey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz, başka değil' şeklinde konuştuk."
Edip-Layth-Martha
They would say, "Yes indeed; a warner did come to us, but we rejected and said, God did not reveal anything, you are being led astray."
Muhammad Asad
They will reply: "Yea, a warner did indeed come unto us, but we gave him the lie and said, 'Never has God sent down anything [by way of revelation]! You [self-styled warners] are but lost in a great delusion!"'*
Rashad Khalifa
They would answer, "Yes indeed; a warner did come to us, but we disbelieved and said, `GOD did not reveal anything. You are totally astray.' ",
The Monotheist Group
They said: "Yes indeed; a warner did come to us, but we disbelieved and said: God did not reveal anything, you are being led astray."