Mulk Sûresi8. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (13 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1تكادك و دKVD̃tekāduneredeyseIt almost
2تميزم ي زMYZtemeyyezuçatlayacakbursts
3منmine-denfrom
4الغيظغ ي ظĞYƵl-ğayZiöfke-rage.
5كلماك ل لKLLkullemāher biriEvery time
6ألقيل ق يLGYulḳiyeatıldıkçais thrown
7فيهاfīhāonun içinetherein
8فوجف و جFVCfevcuntopluluka group,
9سألهمس ا لSELseelehumonlara sordu(lar)(will) ask them
10خزنتهاخ ز نḢZNḣazenetuhāonun bekçileriits keepers,
11ألمelem"""Did not"
12يأتكما ت يETYye'tikumsize gelmedi mi?come to you
13نذيرن ذ رNZ̃Rneƶīrunbir uyarıcı"a warner?"""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

تكاد تميز من الغيظ كلما القى فيها فوج سالهم خزنتها الم ياتكم نذير

Arapça (Harekeli)

تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِ كُلَّمَا أُلْقِيَ فِيهَا فَوْجٌ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَا أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ

Transliterasyon

Tekâdu temeyyezu minel gayz|i|, kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun).

Transliteration (Eng.)

Tak<span class="u">a</span>du tamayyazu mina alghay<span class="i"><span class="u">th</span></span>ikullam<span class="u">a</span> olqiya feeh<span class="u">a</span> fawjun saalahum khazanatuh<span class="u">a</span>alam ya/tikum na<span class="u">th</span>eer<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Neredeyse hışmından patlayıp dağılacak; ona, her bölük atıldıkça muhâfız memûrları onlara sorarlar: Size bir korkutucu gelmedi mi?

Ali Bulaç

Öfkesinin-şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Her bir grup içine atıldığında, bekçileri onlara sorar: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?"

Bayraktar Bayraklı

Neredeyse öfkeden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir grup atılsa, onun bekçileri onlara, “Size uyarıcı bir peygamber gelmemiş miydi?” diye soracaklar.

Diyanet İşleri

Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: Size, (bu azap ile) korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar.

Edip Yüksel

Nerede (nerdeyse) ise öfkeden patlayacak! İçine her ne zaman bir grup atılsa, oranın gardiyanları, "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" diye sordular.

Elmalılı Hamdi Yazır

Az daha öfkeden çatlayacak. Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: "Size korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi?" diye sorarlar.

Erhan Aktaş

Neredeyse öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya her grup atıldığında, onun bekçileri onlara: “Size uyarıcı gelmedi mi?” diye sorar.

Hakkı Yılmaz

O, az daha öfkeden çatlayacak. Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara sorar: “Size bir uyarıcı gelmedi mi?”

Muhammed Esed

neredeyse öfke ile patlarcasına (çıkardığı sesi); (ve) her grup (günahkarın) oraya her atılışında, bekçiler onlara soracak: "Size hiç uyarıcı gelmemiş miydi?"

Mustafa İslamoğlu

neredeyse öfkeden patlayacak... Günahkarların atıldığı her seferinde bekçiler, "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye soracaklar.

Suat Yıldırım

Cehennem, öfkesinden neredeyse çatlayacak haldedir. Ne zaman oraya yeni bir kafile atılsa, oranın bekçileri: “Sizi uyaran bir peygamber dâveti size ulaşmadı mı? ” diye sorarlar. [17, 15; 39, 71]

Süleyman Ateş

Neredeyse öfkeden çatlayacak. Her topluluk onun içine atıldıkça onun bekçileri, onlara: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" diye sordu(lar).

Şaban Piriş

Neredeyse öfkeden paramparça olacak, ne zaman oraya bir grup atılsa, oranın bekçileri onlara sorar:-Size bir uyarıcı gelmedi mi?

Yaşar Nuri Öztürk

Öfkesinden çatlayacak hale gelir. İçine bir güruh atıldıkça, onun bekçileri bunlara sorarlar: "Size hiçbir uyarıcı gelmedi mi?"

Edip-Layth-Martha

It almost explodes from rage. Whenever a group is thrown therein, its keepers would ask them: "Did you not receive a warner?"

Muhammad Asad

well-nigh bursting with fury; [and] every time a host [of such sinners] is flung into it, its keepers will ask them, "Has no warner ever come to you?"

Rashad Khalifa

It almost explodes from rage. Whenever a group is thrown therein, its guards would ask them, "Did you not receive a warner?",

The Monotheist Group

It almost explodes from rage. Whenever a group is thrown therein, its keepers would ask them: "Did you not receive a warner?"