Kalem Sûresi22. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أن | — | eni | diye | That |
| 2 | اغدوا | غ د وĞD̃V | ğdū | erkenden gidin | """Go early" |
| 3 | على | — | ǎlā | to | |
| 4 | حرثكم | ح ر ثḪRS̃ | Harṧikum | ekininize | your crop |
| 5 | إن | — | in | eğer | if |
| 6 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | you would | |
| 7 | صارمين | ص ر مṦRM | Sārimīne | devşirecekseniz | "pluck (the) fruit.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان اغدوا على حرثكم ان كنتم صرمين
Arapça (Harekeli)
أَنِ اغْدُوا عَلَى حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَارِمِينَ
Transliterasyon
Enıgdû alâ harsikum in kuntum sârımîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Ani ighdoo AAal<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>arthikum inkuntum <span class="u">sa</span>rimeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mahsûlünüzü kesip devşirecekseniz erkence koşun, gidin.
Ali Bulaç
"Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp-çıkın."
Bayraktar Bayraklı
(21-22) Sabahleyin birbirlerine şöyle seslendiler: “Eğer ürünlerinizi devşirecekseniz erkenden bostanlarınıza gidiniz!”
Diyanet İşleri
"Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsulünüzün başına gidin!" diye.
Edip Yüksel
"Devşirecekseniz, haydi ekinlerinize erken varın."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.
Erhan Aktaş
Eğer, ürününüzü toplayacaksanız, tarlanıza sabah erkenden gidin!
Hakkı Yılmaz
(17-24)Şüphesiz Biz, o çiftlik sahiplerine belâ verdiğimiz gibi onlara belâ vereceğiz: Hani onlar, sabah olunca kesinlikle çiftliğin ürünlerini devşireceklerine yemin etmişlerdi. Bir istisna da yapmıyorlardı. Ama onlar uyurken Rabbin tarafından bir tayfun çiftliğin üzerinden dolaşıverdi. Sabaha, çiftlik, biçilmiş/devşirilmiş gibi oluverdi. Sabahladıkları vakit birbirlerine seslendiler: “Haydi, devşirecekseniz sabahleyin erkence gidin!” dediler. Hemen yola koyuldular, aralarında fısıldaşıyorlardı: Sakın bugün aranıza bir yoksul sokulmasın!
Muhammed Esed
"Meyve toplamak istiyorsanız erkenden tarlanıza gidin!"
Mustafa İslamoğlu
"Hasat yapmak istiyorsanız, erkenden arazinize gidin!"
Suat Yıldırım
21, 22. Onlar ise olup bitenden habersiz, neşeli neşeli birbirlerine seslendiler: “Haydi, mâdem devşireceksiniz, çabuk ekininizin başına! ”
Süleyman Ateş
Haydi devşirecekseniz erkenden ekininize gidin diye.
Şaban Piriş
22,23. --Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.
Yaşar Nuri Öztürk
"Hadi, eğer biçecekseniz ekininize erken gidin."
Edip-Layth-Martha
"Let us go this morning to harvest the crop."
Muhammad Asad
"Go early to your tilth if you want to harvest the fruit!"
Rashad Khalifa
"Let us harvest the crop.",
The Monotheist Group
"Let us go this morning to harvest the crop."