Kalem Sûresi23. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (3 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فانطلقوا | ط ل قŦLG | fenTaleḳū | derken yürüdüler | So they went, |
| 2 | وهم | — | vehum | ve onlar | while they |
| 3 | يتخافتون | خ ف تḢFT | yeteḣāfetūne | fısıldaşıyorlardı | lowered (their) voices, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فانطلقوا وهم يتخفتون
Arapça (Harekeli)
فَانطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَ
Transliterasyon
Fentalekû ve hum yetehâfetûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="b">i</span>n<span class="u">t</span>alaqoo wahum yatakh<span class="u">a</span>fatoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken yola düştüler ve birbirlerine de gizlice diyorlardı ki.
Ali Bulaç
Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp-gittiler:
Bayraktar Bayraklı
(23-24) Yola çıktılar, birbirlerine gizlice şöyle diyorlardı: “Bugün tarlada, yanınıza hiçbir yoksulun girmesine müsaade etmeyiniz!”
Diyanet İşleri
Derken yürüyorlardı; fısıldaşıyorlardı.
Edip Yüksel
Derken yola çıktılar, aralarında konuşuyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.
Erhan Aktaş
Hemen, sessizce yola koyuldular.
Hakkı Yılmaz
(17-24)Şüphesiz Biz, o çiftlik sahiplerine belâ verdiğimiz gibi onlara belâ vereceğiz: Hani onlar, sabah olunca kesinlikle çiftliğin ürünlerini devşireceklerine yemin etmişlerdi. Bir istisna da yapmıyorlardı. Ama onlar uyurken Rabbin tarafından bir tayfun çiftliğin üzerinden dolaşıverdi. Sabaha, çiftlik, biçilmiş/devşirilmiş gibi oluverdi. Sabahladıkları vakit birbirlerine seslendiler: “Haydi, devşirecekseniz sabahleyin erkence gidin!” dediler. Hemen yola koyuldular, aralarında fısıldaşıyorlardı: Sakın bugün aranıza bir yoksul sokulmasın!
Muhammed Esed
Derken yola koyuldular, giderken fısıldaşıyorlardı:
Mustafa İslamoğlu
Derken yola koyuldular... Aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:
Suat Yıldırım
23, 24. Hemen yola koyuldular. Bir taraftan da aralarında şöyle fiskos ediyorlardı: “Sakın, bugün yanımıza fakir fukara gelmesin, onların bahçeye girmelerine hiç imkân vermeyin! ”
Süleyman Ateş
Derken yürüdüler; fısıldaşıyorlardı:
Şaban Piriş
22,23. --Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yola koyuldular. Aralarında fısıldaşıyorlardı:
Edip-Layth-Martha
So they went, while conversing.
Muhammad Asad
Thus they launched forth, whispering unto one another,
Rashad Khalifa
On their way, they confided to each other.,
The Monotheist Group
So they went, while conversing.