Araf Sûresi102. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 2 | وجدنا | و ج دVCD̃ | vecednā | bulmadık | We found |
| 3 | لأكثرهم | ك ث رKS̃R | liekṧerihim | onların çoklarında | for most of them |
| 4 | من | — | min | hiç | any |
| 5 | عهد | ع ه دAHD̃ | ǎhdin | sözünde durma | covenant. |
| 6 | وإن | — | vein | ve fakat | But |
| 7 | وجدنا | و ج دVCD̃ | vecednā | bulduk | We found |
| 8 | أكثرهم | ك ث رKS̃R | ekṧerahum | onların çoklarını | most of them |
| 9 | لفاسقين | ف س قFSG | lefāsiḳīne | yoldan çıkmış | certainly, defiantly disobedient. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما وجدنا لاكثرهم من عهد وان وجدنا اكثرهم لفسقين
Arapça (Harekeli)
وَمَا وَجَدْنَا لِأَكْثَرِهِم مِّنْ عَهْدٍ وَإِن وَجَدْنَا أَكْثَرَهُمْ لَفَاسِقِينَ
Transliterasyon
Ve mâ vecednâ li ekserihim min ahdin, ve in vecednâ ekserehum le fâsikîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> wajadn<span class="u">a</span> li-aktharihimmin AAahdin wa-in wajadn<span class="u">a</span> aktharahum laf<span class="u">a</span>siqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların çoğunu, sözlerinde durur bulmadık ve çoğunu ancak hadlerini aşmış kötü kişiler bulduk.
Ali Bulaç
Onların çoğunda 'verdikleri söze bağlılık' görmedik, ama onların çoğunu fasıklar (yoldan çıkanlar) olarak gördük.
Bayraktar Bayraklı
Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Diyanet İşleri
Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.*
Edip Yüksel
Çoğunu, verdikleri sözü tutanlar olarak bulmadık, aksine çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onların çoğunda, sözde durma (diye bir şey) bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Erhan Aktaş
Onların çoğunda, sözlerine bağlılık bulmadık. Ama onların çoğunu fasık* olarak bulduk.
Hakkı Yılmaz
(101,102)İşte o kentler ki, sana onların önemli haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Andolsun ki peygamberleri onlara apaçık deliller ile gelmişlerdi. Fakat önceden yalanladıkları şeylere iman etmemiş idiler. İşte kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kimselerin kalplerinin üzerine Allah böyle damga basar/ mühürler. Onların çoğunda, sözde durma ilkesini bulmadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış kimseler bulduk.
Muhammed Esed
Ve Biz onların çoğunda doğru olan şeylere karşı (içsel) bir bağlılık bulmadık -tersine, onların çoğunu onmaz günahkarlar olarak bulduk.
Mustafa İslamoğlu
Ve biz onların çoğunu (fıtrat) sözleşmesine sadık bulmadık; aksine onların çoğunu sapıtmış bulduk.
Suat Yıldırım
Biz onların çoğunda sözünde durma diye bir şey bulmadık; onların ekserisinin sadece itaat dışına çıkmış kimseler olduğunu gördük. [21, 25; 57, 8]
Süleyman Ateş
Onların çoklarını yoldan çıkmış bulduk ama, çoklarında sözde durma diye bir şey bulmadık.
Şaban Piriş
Onların çoğunu sözünde durur bulmadık. Aksine onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Yaşar Nuri Öztürk
Onların çoğunda ahde vefadan eser bulmadık. Onların çoğunu yoldan iyice çıkmış halde bulduk.
Edip-Layth-Martha
We did not find most of them up to their pledge, rather, We found most of them corrupt.
Muhammad Asad
and in most of them We found no [inner] bond with anything that is right* -and most of them We found to be iniquitous indeed.
Rashad Khalifa
We found that most of them disregard their covenant; we found most of them wicked.,
The Monotheist Group
And We did not find most of them up to their pledge, rather, We found most of them wicked.