Araf Sûresi116. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 2 | ألقوا | ل ق يLGY | elḳū | siz atın | """Throw.""" |
| 3 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | Then when |
| 4 | ألقوا | ل ق يLGY | elḳav | atınca | they threw, |
| 5 | سحروا | س ح رSḪR | seHarū | büyülediler | they bewitched |
| 6 | أعين | ع ي نAYN | eǎ'yune | gözlerini | (the) eyes |
| 7 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanların | (of) the people, |
| 8 | واسترهبوهم | ر ه بRHB | vesterhebūhum | ve onları ürküttüler | and terrified them |
| 9 | وجاءوا | ج ي اCYE | ve cā'ū | ve getirdiler | and came (up) |
| 10 | بسحر | س ح رSḪR | bisiHrin | bir büyü | with a magic |
| 11 | عظيم | ع ظ مAƵM | ǎZīmin | büyük | great. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال القوا فلما القوا سحروا اعين الناس واسترهبوهم وجاءو بسحر عظيم
Arapça (Harekeli)
قَالَ أَلْقُوا فَلَمَّا أَلْقَوْا سَحَرُوا أَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَاءُوا بِسِحْرٍ عَظِيمٍ
Transliterasyon
Kâle elkû fe lemmâ elkav seharû a’yunen nâsi vesterhebûhum ve câû bi sihrin azîm(azîmin).
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la alqoo falamm<span class="u">a</span> alqaw sa<span class="u">h</span>arooaAAyuna a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si wa<span class="b">i</span>starhaboohum waj<span class="u">a</span>oobisi<span class="u">h</span>rin AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Siz atın dedi. Attıkları anda halkın gözünü boyadılar, korkuttular ve büyük bir büyü yaptılar.
Ali Bulaç
(Musa:) "Siz atın" dedi. (Asalarını) atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.
Bayraktar Bayraklı
“Siz atın” dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.
Diyanet İşleri
"Siz atın" dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.*
Edip Yüksel
"Siz atın!" dedi. Onlar atınca, halkın gözünü büyülediler, onları korkuttular ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa, "Siz atın" dedi. Atacaklarını atınca herkesin gözünü büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Doğrusu büyük bir sihir gösterdiler.
Erhan Aktaş
“Siz atın” dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.
Hakkı Yılmaz
Mûsâ: “Siz tezinizi ortaya atın” dedi. Onlar atınca da insanların gözlerini büyülediler ve onları korkuttular. Ve büyük bir etkin hüner gösterdiler.
Muhammed Esed
(Musa): "(Önce) siz atın!" dedi. Ve onlar (asâlarını) yere attıkları zaman, insanların gözlerini büyüyle bağladılar ve onları korkuyla şaşkına çevirdiler.
Mustafa İslamoğlu
(Musa): "(Önce) siz atın!" dedi. Ve onlar attıkları zaman büyüyle insanların gözlerini bağladılar ve onlara korku saldılar: Sonuçta müthiş bir sihirdi sergiledikleri.
Suat Yıldırım
115, 116. Büyücüler: “Mûsâ! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi koyalım? ” deyince Mûsâ: “Siz ortaya koyun! ” dedi. Vakta ki atacaklarını ortaya koydular, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler, hasılı müthiş bir sihir sergilediler. [2, 124; 4, 79]
Süleyman Ateş
Siz atın dedi. (Hünerlerini ortaya) atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları ürküttüler ve büyük bir büyü (ortaya) getirdiler.
Şaban Piriş
O da:-Siz atın! dedi ve attılar. Sihirbazlar sihirleri attıkları zaman insanların gözünü büyüledi ve büyük bir sihir gösterdiler.
Yaşar Nuri Öztürk
"Siz sergileyin." dedi. Hünerlerini ortaya atınca, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler. Çok büyük bir büyü sergilediler.
Edip-Layth-Martha
He said, "You cast." So when they cast, they deceived the people's eyes, intimidated them, and they produced a great magic.*
Muhammad Asad
He answered: "You throw [first]." And when they threw down [their staffs], they cast a spell upon the people's eyes, and struck them with awe, and produced mighty sorcery.
Rashad Khalifa
He said, "You throw." When they threw, they tricked the people's eyes, intimidated them, and produced a great magic.,
The Monotheist Group
He said: "You cast." So when they cast, they bewitched the eyes of the people, and instilled terror in them, and they came with a great magic.