Araf Sûresi117. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأوحينا | و ح يVḪY | ve evHaynā | ve biz de vahyettik | And We inspired |
| 2 | إلى | — | ilā | to | |
| 3 | موسى | — | mūsā | Musa'ya | Musa |
| 4 | أن | — | en | diye | that, |
| 5 | ألق | ل ق يLGY | elḳi | at | """Throw" |
| 6 | عصاك | ع ص وAṦV | ǎSāke | Asanı | "your staff,""" |
| 7 | فإذا | — | fe iƶā | (bir de baktılar ki) | and suddenly |
| 8 | هي | — | hiye | o | it |
| 9 | تلقف | ل ق فLGF | telḳafu | yakalayıp yutuyor | swallow(ed) |
| 10 | ما | — | mā | şeyleri | what |
| 11 | يأفكون | ا ف كEFK | ye'fikūne | onların uydurdukları | they (were) falsifying. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واوحينا الى موسى ان الق عصاك فاذا هى تلقف ما يافكون
Arapça (Harekeli)
وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَلْقِ عَصَاكَ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ
Transliterasyon
Ve evhaynâ ilâ mûsâ en elkı asâke, fe izâ hiye telkafu mâ ye’fikûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waaw<span class="u">h</span>ayn<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span> moos<span class="u">a</span>an alqi AAa<span class="u">sa</span>ka fa-i<span class="u">tha</span> hiya talqafu m<span class="u">a</span>ya/fikoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mûsâ'ya, at sopanı diye vahyettik. Atınca koca bir yılan şekline giren sopa, onların yalancıktan meydana çıkardıklarını yuttu, hepsini silip süpürdü.
Ali Bulaç
Biz de Musa'ya: "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip-toparlayıp yutuyor.
Bayraktar Bayraklı
Biz de Mûsâ'ya “Asânı at!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki, bu onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Diyanet İşleri
Biz de Musa'ya, "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Edip Yüksel
Biz de Musa'ya "Asanı at" diye vahyettik. Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de Musa'ya "Sen de asânı bırakıver." diye vahyettik. Birdenbire asâ, onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdi.
Erhan Aktaş
Biz de Musa’ya: “Asanı at.” diye vahyettik. O, onların uydurdukları şeyleri yutuverdi.
Hakkı Yılmaz
Biz de Mûsâ'ya, “Sen de birikimini ortaya atıver” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdükleri şeyleri süratle yakalayıp yutuyor.
Muhammed Esed
Ve (o zaman) Biz de Musa'ya: "Asânı yere at!" diye vahyettik. Oo! (bir de ne görsünler) bu, onların bütün o aldatıcı düzeneklerini yutmasın mı!
Mustafa İslamoğlu
Biz de Musa'ya "Asanı bırak" diye vahyettik. Fakat o da ne! O, onların gözbağcıklarını bir bir silip süpürmesin mi!
Suat Yıldırım
Biz de Mûsâ'ya “Asanı yere bırak! ” diye vahyettik. Bir de ne baksınlar: Asa onların yaptıkları sihir, göz boyayıcılık kabilinden her şeyi yutuyor! [20, 69; 26, 45] {KM, Çıkış 7, 12}
Süleyman Ateş
Biz de Musa'ya: "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. (Musa'nın ejderha olan değneği, büyücülerin büyülerini yutup yok etmişti).
Şaban Piriş
Biz de Musaya değneğini atmasını belirttik. İşte o an onların uydurduklarını yutuyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz de Musa'ya şöyle vahyettik: "Hadi at asanı!" Bir de ne görsünler, asa, onların ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.
Edip-Layth-Martha
We inspired Moses: "Throw down your staff;" and soon it was swallowing what they had invented.
Muhammad Asad
And [then] We inspired Moses, "Throw down thy staff!" -and lo! it swallowed up all their deceptions:*
Rashad Khalifa
We then inspired Moses: "Throw down your staff," whereupon it swallowed whatever they fabricated.,
The Monotheist Group
And We inspired Moses: "Cast down your staff;" and it swallowed what they invented.