Araf Sûresi145. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وكتبنا | ك ت بKTB | ve ketebnā | ve yazdık | And We ordained (laws) |
| 2 | له | — | lehu | O'nun (Musa) için | for him |
| 3 | في | — | fī | in | |
| 4 | الألواح | ل و حLVḪ | l-elvāHi | levhalara | the tablets - |
| 5 | من | — | min | ne varsa | of |
| 6 | كل | ك ل لKLL | kulli | her | every |
| 7 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyi | thing, |
| 8 | موعظة | و ع ظVAƵ | mev'ǐZeten | öğüte dair | an instruction |
| 9 | وتفصيلا | ف ص لFṦL | ve tefSīlen | ve açıklamasına dair | and explanation |
| 10 | لكل | ك ل لKLL | likulli | her | for every |
| 11 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyin | thing, |
| 12 | فخذها | ا خ ذ EḢZ̃ | feḣuƶhā | bunları tut | """So take them" |
| 13 | بقوة | ق و يGVY | biḳuvvetin | kuvvetle | with firmness |
| 14 | وأمر | ا م رEMR | ve'mur | ve emret | and order |
| 15 | قومك | ق و مGVM | ḳavmeke | kavmine | your people |
| 16 | يأخذوا | ا خ ذ EḢZ̃ | ye'ḣuƶū | tutsunlar | (to) take |
| 17 | بأحسنها | ح س نḪSN | bieHsenihā | bunların en güzelini | (the) best of it. |
| 18 | سأريكم | ر ا يREY | seurīkum | size göstereceğim | I will show you |
| 19 | دار | د و رD̃VR | dāra | yurdunu | (the) home |
| 20 | الفاسقين | ف س قFSG | l-fāsiḳīne | yoldan çıkmışların | "(of) the defiantly disobedient.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وكتبنا له فى الالواح من كل شىء موعظة وتفصيلا لكل شىء فخذها بقوة وامر قومك ياخذوا باحسنها ساوريكم دار الفسقين
Arapça (Harekeli)
وَكَتَبْنَا لَهُ فِي الْأَلْوَاحِ مِن كُلِّ شَيْءٍ مَّوْعِظَةً وَتَفْصِيلًا لِّكُلِّ شَيْءٍ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ قَوْمَكَ يَأْخُذُوا بِأَحْسَنِهَا سَأُرِيكُمْ دَارَ الْفَاسِقِينَ
Transliterasyon
Ve ketebnâ lehu fîl elvâhı min kulli şey’in mev’ızaten ve tafsîlen li kulli şey’in fe huzhâ bi kuvvetin ve’mur kavmeke ye’huzû bi ahsenihâ seurîkum dârel fâsikîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wakatabn<span class="u">a</span> lahu fee al-alw<span class="u">ah</span>imin kulli shay-in mawAAi<span class="i"><span class="u">th</span></span>atan wataf<span class="u">s</span>eelanlikulli shay-in fakhu<span class="u">th</span>h<span class="u">a</span> biquwwatin wa/mur qawmakaya/khu<span class="u">th</span>oo bi-a<span class="u">h</span>sanih<span class="u">a</span> saoreekum d<span class="u">a</span>raalf<span class="u">a</span>siqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Tevrat levihlerinde, her şeye ait öğüdü, her şeyi açıklayan hükümleri yazdık ve azimle, kuvvetle al bunu dedik, kavmine de emret; en güzel hükümleriyle amel etsinler; haddi aşan, buyruktan çıkan kötü kişilerin yurtlarını da yakında göstereceğiz.
Ali Bulaç
Biz ona Levhalarda herşeyden bir öğüt ve herşeyin yeterli bir açıklamasını yazdık. (Ve:) "Şimdi bunlara sıkıca sarıl ve kavmine de emret ki en güzeliyle sarılsınlar. Size fasıkların yurdunu pek yakında göstereceğim" (dedik).
Bayraktar Bayraklı
Öğüt ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Mûsâ için levhalarda yazdık. “Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret! Yakında size yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.”
Diyanet İşleri
Nasihat ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.*
Edip Yüksel
Her şeyin detaylı açıklaması ve öğüt olarak her ne varsa Musa için levhalara yazdık: "Bu öğretilere sıkı sarıl, halkına da söyle ona en güzel biçimde sarılsınlar. Yoldan çıkmışların son durağını size göstereceğim."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onun için o levhalarda her şeyden yazdık, nasihat ve hükümlerin ayrıntılarına ait herşeyi (belirttik). Haydi bunlara sıkı sarıl, kavmine de emret, onlar da en güzeline sarılsınlar. Size yakında o fasıkların yurdunu göstereceğim.
Erhan Aktaş
Ona verdiğimiz levhalarda öğüt olmak üzere her şeyi açık bir şekilde yazdık. Onu kuvvetle tut ve halkına da onu en iyi şekilde tutmalarını buyur. Yakında size fasıkların* yurdunu göstereceğim.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz o'nun için o levhalarda her şeyden, bir nasihat ve her şey için bir ayrıntı yazdık. “Haydi, bunları kuvvetle al,* toplumuna da en güzel şekilde almalarını emret. Yakında size o hak yoldan çıkanların yurdunu göstereceğim.
Muhammed Esed
Ve levhalara onun için her konuda öğüt ve her şey hakkında yeterli açıklamalar yazdık. Ve (ona): "Onlara kuvvetle sarıl ve halkına emret ellerinden gelen en güzel bir biçimde onlar da sıkıca sarılsınlar!" (dedik). Size günaha batmış kimselerin gittiği yolu (da) göstereceğim.
Mustafa İslamoğlu
Ve levhalara onun için her şey hakkında öğüt ve her konuda net açıklamalar yazdık: Artık onlara kuvvetle sarıl; halkına da emret: iyi niyetle onlar da sıkıca sarılsınlar! Daha durun, size yoldan çıkmışların dünyasını da göstereceğim!
Suat Yıldırım
Ona verdiğimiz levhalarda, insanlara öğüt olmak üzere her şeyi tafsilatlı olarak yazdık. Sen bunlara kuvvetle sarıl ve ümmetine de o hükümlerin daha sevaplı olanlarına sarılmalarını emret. İtaat dışına çıkanların diyarlarını ise nasıl târumar ettiğimi yakında size göstereceğim. ” [28, 43] {KM, Çıkış 24, 12; 31, 18}*
Süleyman Ateş
Öğüte ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalara yazdık: "Bunları kuvvetle tut, kavmine de emret, bunların en güzelini tutsunlar (bu en güzel buyruklar gereğince amel etsinler); size, yoldan çıkmışların yurdunu (nasıl tarumar ettiğimi) göstereceğim!"
Şaban Piriş
Ona levhalarda her şeyi, öğüt yazdık ve hüküm olan her şeyi yazdık levhalara kuvvetle sarıl ve kavmine de ona iyice sarılmalarını emret. Size fasıkların yurdunu göstereceğim.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz Musa için levhalarda herşeyi yazdık: Öğüt olarak, herşeyin detayı olarak. "Kuvvetle tut bunları ve emret toplumuna da onları en güzel şekliyle tutsunlar. Fasıklar yurdunu göstereceğim size."
Edip-Layth-Martha
We wrote for him on the tablets from everything a lesson, and detailing all things. You shall uphold them firmly and order your people to take the best from it. I will show you the abode of the corrupt.*
Muhammad Asad
And We ordained for him in the tablets [of the Law] all manner of admonition, clearly spelling out everything.* And [We said:] "Hold fast unto them with [all thy] strength, and bid thy people to hold fast to their most goodly rules." I will show you the way the iniquitous shall go.*
Rashad Khalifa
We wrote for him on the tablets all kinds of enlightenments and details of everything: "You shall uphold these teachings strongly, and exhort your people to uphold them - these are the best teachings. I will point out for you the fate of the wicked.",
The Monotheist Group
And We wrote for him on the tablets from all things a lesson, and detailing all things. Take it with strength and order your people to take the best from it. I will show you the abode of the wicked.