Araf Sûresi146. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (36 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | سأصرف | ص ر فṦRF | seeSrifu | uzaklaştıracağım | I will turn away |
| 2 | عن | — | ǎn | -den | from |
| 3 | آياتي | ا ي يEYY | āyātiye | ayetlerim- | My Signs |
| 4 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri | those who |
| 5 | يتكبرون | ك ب رKBR | yetekebberūne | büyüklenenleri | are arrogant |
| 6 | في | — | fī | in | |
| 7 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 8 | بغير | غ ي رĞYR | biğayri | olmaksızın | without |
| 9 | الحق | ح ق قḪGG | l-Haḳḳi | hak | "[the] right;" |
| 10 | وإن | — | ve in | ve eğer | and if |
| 11 | يروا | ر ا يREY | yerav | onlar görseler | they see |
| 12 | كل | ك ل لKLL | kulle | her | every |
| 13 | آية | ا ي يEYY | āyetin | ayeti | sign, |
| 14 | لا | — | lā | not | |
| 15 | يؤمنوا | ا م نEMN | yu'minū | yine inanmazlar | (will) they believe |
| 16 | بها | — | bihā | ona | in it. |
| 17 | وإن | — | ve in | ve eğer | And if |
| 18 | يروا | ر ا يREY | yerav | görseler | they see |
| 19 | سبيل | س ب لSBL | sebīle | yolu | (the) way |
| 20 | الرشد | ر ش دRŞD̃ | r-ruşdi | doğru | (of) the righteousness, |
| 21 | لا | — | lā | not | |
| 22 | يتخذوه | ا خ ذ EḢZ̃ | yetteḣiƶūhu | onu edinmezler | (will) they take it |
| 23 | سبيلا | س ب لSBL | sebīlen | yol | (as) a way, |
| 24 | وإن | — | vein | ama eğer | but if |
| 25 | يروا | ر ا يREY | yerav | görseler | they see |
| 26 | سبيل | س ب لSBL | sebīle | yolunu | (the) way |
| 27 | الغي | غ و يĞVY | l-ğayyi | azgınlık | (of) [the] error, |
| 28 | يتخذوه | ا خ ذ EḢZ̃ | yetteḣiƶūhu | onu edinirler | they will take it |
| 29 | سبيلا | س ب لSBL | sebīlen | yol | (as) a way. |
| 30 | ذلك | — | ƶālike | öyle | That |
| 31 | بأنهم | — | biennehum | çünkü onlar | (is) because they |
| 32 | كذبوا | ك ذ بKZ̃B | keƶƶebū | yalanladılar | denied |
| 33 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimizi | Our Signs |
| 34 | وكانوا | ك و نKVN | ve kānū | ve oldular | and they were |
| 35 | عنها | — | ǎnhā | onları | of them |
| 36 | غافلين | غ ف لĞFL | ğāfilīne | umursamaz | heedless. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ساصرف عن ءايتى الذين يتكبرون فى الارض بغير الحق وان يروا كل ءاية لا يومنوا بها وان يروا سبيل الرشد لا يتخذوه سبيلا وان يروا سبيل الغى يتخذوه سبيلا ذلك بانهم كذبوا بايتنا وكانوا عنها غفلين
Arapça (Harekeli)
سَأَصْرِفُ عَنْ آيَاتِيَ الَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي الْأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَإِن يَرَوْا كُلَّ آيَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا بِهَا وَإِن يَرَوْا سَبِيلَ الرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا وَإِن يَرَوْا سَبِيلَ الْغَيِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِلِينَ
Transliterasyon
Seasrifu an âyâtiyellezîne yetekebberûne fîl ardı bi gayril hakkı ve in yerev kulle âyetin lâ yu’minu bihâ ve in yerev sebîler ruşdi lâ yettehızûhu sebîlen ve in yerev sebilel gayyi yettehızûhu sebîl(sebîlen), zâlike bi ennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Saa<span class="u">s</span>rifu AAan <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tiyaalla<span class="u">th</span>eena yatakabbaroona fee al-ar<span class="u">d</span>i bighayri al<span class="u">h</span>aqqiwa-in yaraw kulla <span class="u">a</span>yatin l<span class="u">a</span> yu/minoo bih<span class="u">a</span>wa-in yaraw sabeela a<span class="b">l</span>rrushdi l<span class="u">a</span> yattakhi<span class="u">th</span>oohusabeelan wa-in yaraw sabeela alghayyi yattakhi<span class="u">th</span>oohusabeelan <span class="u">tha</span>lika bi-annahum ka<span class="u">thth</span>aboo bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>wak<span class="u">a</span>noo AAanh<span class="u">a</span> gh<span class="u">a</span>fileen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yeryüzünde haksız yere ululuk satanlara âyetlerimizi idrâk ettirmeyeceğiz, zâten onlar, hangi delili görseler inanmazlar, doğru yolu görseler o yola gitmezler, fakat azgınlık yolunu gördüler mi hemen o yola gitmeye koyulurlar; bu da âyetlerimizi yalan saymalarından ve onlardan gaflet etmelerinden ileri gelir.
Ali Bulaç
Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden engelleyeceğim. Onlar her ayeti görseler bile ona inanmazlar; dosdoğru yolu (rüşd yolunu) da görseler, yol olarak benimsemezler, azgınlık yolunu, gördüklerinde ise onu yol olarak benimserler. Bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmaları dolayısıyladır.
Bayraktar Bayraklı
Yeryüzünde haksız yere kibirlenenleri âyetlerimden uzak tutacağım. Onlar bütün mucizeleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler, onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler, onu yol edinirler. Bu durum, onların âyetlerimizi yalanlamalarından ve ondan gafil olmalarından ileri gelmektedir.
Diyanet İşleri
Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar bütün mucizeleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Fakat azgınlık yolunu görürlerse, hemen ona saparlar. Bu durum, onların ayetlerimizi yalanlamalarından ve onlardan gafil olmalarından ileri gelmektedir.
Edip Yüksel
Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri mucizelerimden çevireceğim. Her türlü mucizeyi de görseler onaylamazlar. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Zira onlar ayetlerimizi yalanladılar ve aldırış etmediler.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları, âyetlerimizi anlamaktan uzak tutacağım. Onlar ki, bütün âyetlerimizi görseler de onlara iman etmezler. Doğru yolu görseler de o yolu tutup gitmezler. Eğer sapıklık yolunu görürlerse tutar onu izlerler. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmeyi âdet edinmişler ve onlardan hep gafil olagelmişlerdir.
Erhan Aktaş
Yeryüzünde, haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden* uzaklaştıracağım. Onlar, bütün âyetleri* görseler de yine ona inanmazlar. Rüşd* yolunu görseler de onu yol tutmazlar; ama azgınlık* yolunu görseler onu kendilerine yol tutarlar. Bu, âyetlerimizi yalanlamalarından ve ondan gafil* bulunmalarındandır.
Hakkı Yılmaz
Yeryüzünde, bütün âyetleri görseler de onlara iman etmeyen, doğrunun yolunu görseler de o yolu tutup gitmeyen, eğer sapıklığın yolunu görürlerse onu yol edinen haksız yere büyüklük taslayan şu kimseleri, âyetlerimizden uzak tutacağım.” –Bu, onların âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil; duyarsız, ilgisiz olan kimseler oluşlarındandır.–
Muhammed Esed
Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım: çünkü onlar (hakikatin) her türlü belirtisini görseler de ona inanmazlar; ve (yine) onlar doğruluğa götüren yolu pekala görüyor olsalar bile, onu izlenecek yol olarak seçmezler; tersine, eğri yolu görseler onu hemen kendilerine yol edinirler. Ayetlerimizi yalan saymalarından ve onlara karşı ilgisiz kalmalarındandır bu.
Mustafa İslamoğlu
Yeryüzünde haddini aşarak büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım; isterse onlar her türlü mucizeye şahit olsunlar, yine de ona inanmazlar; yine onlar hak yolu görüyor olsalar bile o yoldan gitmezler; fakat sapık yolu görünce hemen onu kendilerine yol olarak benimserler. İşte bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlara karşı umursamazlıkları nedeniyledir.
Suat Yıldırım
Dünyada haksız yere büyüklük taslayanları, âyetlerimi gereği gibi anlamaktan uzaklaştırırım. O kibirlenenler her türlü mûcizeyi bile görseler yine de onlara iman etmezler. Doğru yolu görseler o yolu tutmazlar. Ama sapıklık yolunu görseler o yola girerler. Öyle! Çünkü onlar âyetlerimizi yalan saymayı âdet haline getirmiş ve onlardan gafil olagelmişlerdir. [6, 110; 61, 5; 10, 96-97]*
Süleyman Ateş
Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar her ayeti görseler de yine ona inanmazlar. Doğru yolu görseler, onu yol edinmezler, ama azgınlık yolunu görseler, onu yol edinirler. Çünkü onlar, ayetlerimizi yalanladılar ve onları umursamaz oldular.
Şaban Piriş
Haksız yere yeryüzünde büyüklenen kimseleri ayetlerimden uzak tutacağım. Onlar her ayeti görseler bile onu yol edinmezler. Taşkınlık yolunu gördüklerinde ise hemen onu yol edinirler. İşte bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmalarından dolayıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım: Onlar hangi mucizeyi görseler ona inanmazlar. Doğruya varan yolu görseler, onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Bu böyledir. Çünkü onlar ayetlerimizi yalanladılar ve onlara karşı kayıtsız kaldılar.
Edip-Layth-Martha
I will divert from My signs those who are arrogant on earth unjustly, and if they see every sign they do not acknowledge it, and if they see the path of guidance they do not take it as a path; and if they see the path of straying, they take it as a path. That is because they have denied Our signs and were heedless of them.*
Muhammad Asad
From My messages shall I cause to turn away all those who, without any right, behave haughtily on earth: for, though they may see every sign [of the truth], they do not believe in it, and though they may see the path of rectitude, they do not choose fo follow it-whereas, if they see a path of error, they take it for their own: this, because they have given the lie to Our messages, and have remained heedless of them,"*
Rashad Khalifa
I will divert from My revelations those who are arrogant on earth, without justification. Consequently, when they see every kind of proof they will not believe. And when they see the path of guidance they will not adopt it as their path, but when they see the path of straying they will adopt it as their path. This is the consequence of their rejecting our proofs, and being totally heedless thereof.,
The Monotheist Group
I will turn away from My revelations those who are arrogant on the earth without right, and if they see every sign they do not believe in it, and if they see the path of guidance they do not take it as a path; and if they see the path of mischief, they take it as a path. That is because they have denied Our revelations and were heedless of them.