Araf Sûresi148. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | واتخذ | ا خ ذ EḢZ̃ | vetteḣaƶe | ve benimsediler | And took |
| 2 | قوم | ق و مGVM | ḳavmu | kavmi | (the) people |
| 3 | موسى | — | mūsā | Musa'nın | (of) Musa, |
| 4 | من | — | min | from | |
| 5 | بعده | ب ع دBAD̃ | beǎ'dihi | kendisinden sonra | after him |
| 6 | من | — | min | from | |
| 7 | حليهم | ح ل يḪLY | Huliyyihim | zinetlerinden yapılmış | their ornaments |
| 8 | عجلا | ع ج لACL | ǐclen | bir buzağı | a calf - |
| 9 | جسدا | ج س دCSD̃ | ceseden | heykelini | an image |
| 10 | له | — | lehu | vardı onun | [for] it |
| 11 | خوار | خ و رḢVR | ḣuvārun | böğürmesi | (had) a lowing sound. |
| 12 | ألم | — | elem | Did not | |
| 13 | يروا | ر ا يREY | yerav | görmediler mi ki | they see |
| 14 | أنه | — | ennehu | o | that it |
| 15 | لا | — | lā | (could) not | |
| 16 | يكلمهم | ك ل مKLM | yukellimuhum | ne kendilerine söz söylüyor | speak to them |
| 17 | ولا | — | ve lā | and not | |
| 18 | يهديهم | ه د يHD̃Y | yehdīhim | ne de onlara gösteriyor | guide them |
| 19 | سبيلا | س ب لSBL | sebīlen | bir yol | (to) a way? |
| 20 | اتخذوه | ا خ ذ EḢZ̃ | tteḣaƶūhu | onu benimsediler | They took it (for worship) |
| 21 | وكانوا | ك و نKVN | ve kānū | ve oldular | and they were |
| 22 | ظالمين | ظ ل مƵLM | Zālimīne | zalimler(den) | wrongdoers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واتخذ قوم موسى من بعده من حليهم عجلا جسدا له خوار الم يروا انه لا يكلمهم ولا يهديهم سبيلا اتخذوه وكانوا ظلمين
Arapça (Harekeli)
وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسَى مِن بَعْدِهِ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُ خُوَارٌ أَلَمْ يَرَوْا أَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْدِيهِمْ سَبِيلًا اتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِمِينَ
Transliterasyon
Vettehaze kavmu mûsâ min ba’dihî min huliyyihim iclen ceseden lehu huvâr(huvârun), e lem yerev ennehu lâ yukellimuhum ve lâ yehdîhim sebîlen ittehazûhu ve kânû zâlimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">i</span>ttakha<span class="u">th</span>a qawmu moos<span class="u">a</span>min baAAdihi min <span class="u">h</span>uliyyihim AAijlan jasadan lahu khuw<span class="u">a</span>runalam yaraw annahu l<span class="u">a</span> yukallimuhum wal<span class="u">a </span>yahdeehimsabeelan ittakha<span class="u">th</span>oohu wak<span class="u">a</span>noo <span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mûsâ'nın kavmi, o gittikten sonra ziynet eşyasından bir buzağı yaptılar. O buzağı, böğürüyordu da. O buzağının kendileriyle konuşmayacağını, onlara doğru yolu göstermeyeceğini görüp anlamadılar mı da ona sarıldılar ve kendilerine kıydılar, yazık ettiler.
Ali Bulaç
(Tura gitmesinin) Ardından Musa'nın kavmi süs eşyalarından böğürmesi olan bir buzağı heykelini (tapılacak ilah) edindiler. Onun kendileriyle konuşmadığını ve onları bir yola da yöneltip-iletmediğini (hidayete erdirmediğini) görmediler mi? Onu (tanrı) edindiler de, zulmedenler oldular.
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ'nın arkasından kavmi, ziynet takımlarından böğürebilen bir buzağı heykelini tanrı edindiler. Görmediler mi ki o, onlarla ne konuşuyor ne de onlara yol gösteriyor. Onu tanrı olarak benimsediler ve zâlimler oldular.
Diyanet İşleri
(Tur'a giden) Musa'nın arkasından kavmi, zinet takımlarından, böğürebilen bir buzağı heykelini (tanrı) edindiler. Görmediler mi ki o, onlarla ne konuşuyor ne de onlara yol gösteriyor? Onu (tanrı olarak) benimsediler ve zalimler oldular.*
Edip Yüksel
Musa'nın halkı kendisinden sonra, süs eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli yapıp putlaştırdılar. Onun, konuşmaktan ve kendilerine yol göstermekten aciz olduğunu görmediler mi? Onu benimseyerek zalimlerden oldular.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa'nın arkasından kavmi, tutmuş süs takılarından böğüren bir buzağı heykeli edinmişlerdi. O buzağının kendilerine bir söz söylemediğini ve bir yol gösteremediğini görmemişler miydi? Fakat yine de onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular.
Erhan Aktaş
Musa’nın halkı, onun arkasından, böğürmesi olan, süs eşyalarından yapılmış bir buzağı benimsediler. Onun kendileriyle konuşamadığını ve hidayet yolunu gösteremediğini görmediler mi ki onu benimsediler? Onu benimsemekle zalimlerden oldular.
Hakkı Yılmaz
Mûsâ'nın toplumu, Mûsâ'dan sonra, kendi toplumunun süs takılarını bir araya getirerek aldatıcı, tuzağa düşürücü sesi* olan, aslında hiç işe yaramayan bir ilâh edindiler; büyük bir sermaye oluşturarak ona tapındılar. –Onun kendilerine bir söz söylemezliğini ve bir yol göstermezliğini görmediler mi?– Onu edindiler ve zâlimlerden oldular.
Muhammed Esed
VE MUSA'NIN halkı, onun yokluğunda, süs eşyalarından (yaptıkları), içinden boğuk bir ses çıkaran bir buzağı heykeline tapmaya başladılar. Bunun kendileriyle ne konuşabileceğini ne de onlara hiçbir biçimde yol gösteremeyeceğini görmüyorlar mıydı sanki? (Öyleyken yine de) ona tapmaya devam ettiler, çünkü zalim kimselerdi onlar:
Mustafa İslamoğlu
Ve Musa'nın halkı onun peşi sıra, takılardan mamul ses çıkaran bir buzağı heykelini ilah edindiler. Onlar onun kendileriyle konuşmayacağını, yol da göstermeyeceğini görmüyorlar mıydı sanki! (Yine de onu) ilah edindiler; çünkü onlar bilinci altüst olmuş kimselerdi.
Suat Yıldırım
Mûsâ Tevrat'ı almak için ayrıldıktan sonra ümmeti, zinet takımlarından, böğürür gibi ses çıkaran bir buzağı heykeli yapıp tanrı edindiler. Görmemişler miydi ki o heykel onlara hitap edemiyordu, kendilerine yol da gösteremiyordu. Fakat buna rağmen onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular. [20, 85]*
Süleyman Ateş
Musa kavmi, kendisin(in, Rabbi ile mülakata gitmesin)den sonra kendilerinin zinet takımlarından yapılmış, böğürmesi olan bir buzağı heykelini (tanrı diye) benimsediler. Görmediler mi ki o, ne kendilerine söz söylüyor, ne de onlara yol gösteriyor? Onu benimsediler ve zalimler(den) oldular.
Şaban Piriş
Musanın kavmi, onun ardından süs eşyalarından (yapılmış) böğüren bir buzağı heykelini ilah edindiler. onun kendileriyle konuşmadığını ve onların bir yol göstermediğini görmüyorlar mı? ona bağlandılar, tapındılar ve kendilerine yazık ettiler.
Yaşar Nuri Öztürk
Musa'nın kavmi, onun Allah'la konuşmaya gidişinden sonra, süs eşyalarından oluşmuş, böğürebilen bir buzağı heykelini ilah edinmişti. Görmediler mi ki, o onlarla ne konuşabiliyor ne de kendilerine yol gösterebiliyor? Onu benimsediler ve zalimler haline geldiler.
Edip-Layth-Martha
The people of Moses, in his absence, made from their ornaments the statue of a calf which had a sound. Did they not see that it could not speak to them, nor guide them to any way. They took it and turned wicked.*
Muhammad Asad
AND IN his absence the people of Moses took to worshipping the effigy of a calf [made] of their ornaments, which gave forth a lowing sound."* Did they not see that it could neither speak unto them nor guide them in any way? [And yet] they took to worshipping it, for they were evildoers:
Rashad Khalifa
During his absence, Moses' people made from their jewelry the statue of a calf, complete with the sound of a calf. Did they not see that it could not speak to them, or guide them in any path? They worshipped it, and thus turned wicked.,
The Monotheist Group
And the people of Moses, in his absence, made from their ornaments a sculpture of a calf that emitted a cry. Did they not see that it could not speak to them, nor guide them to any way? They took it and they were wicked.