Araf Sûresi161. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (20 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذve iƶzamanAnd when
2قيلق و لGVLḳīledenildiğiit was said
3لهمlehumuonlarato them,
4اسكنواس ك نSKNskunūoturun"""Live"
5هذهhāƶihişu(in) this
6القريةق ر يGRYl-ḳaryetekenttecity
7وكلواا ك لEKLve kulūve yeyinand eat
8منهاminhāoradafrom it
9حيثح ي ثḪYS̃Hayṧuyerdenwherever
10شئتمش ي اŞYEşi'tumdilediğinizyou wish
11وقولواق و لGVLve ḳūlūve deyinand say,
12حطةح ط طḪŦŦHiTTatunaffet"""Repentance,"""
13وادخلواد خ لD̃ḢLvedḣulūve girinand enter
14البابب و بBVBl-bābekapıdanthe gate
15سجداس ج دSCD̃succedensecde ederekprostrating,
16نغفرغ ف رĞFRneğfirbağışlayalımWe will forgive
17لكمlekumsizinfor you
18خطيئاتكمخ ط اḢŦEḣaTiyātikumhatalarınızıyour sins.
19سنزيدز ي دZYD̃senezīdubiz daha fazlasını da vereceğizWe will increase (reward)
20المحسنينح س نḪSNl-muHsinīneiyilik edenlere"(of) the good-doers."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذ قيل لهم اسكنوا هذه القرية وكلوا منها حيث شئتم وقولوا حطة وادخلوا الباب سجدا نغفر لكم خطيتكم سنزيد المحسنين

Arapça (Harekeli)

وَإِذْ قِيلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هَذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا نَّغْفِرْ لَكُمْ خَطِيئَاتِكُمْ سَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ

Transliterasyon

Ve iz kîle lehumuskunû hâzihil karyete ve kulû minhâ haysu şi’tum ve kûlû hıttatun vedhulûl bâbe succeden nagfir lekum hatîâtikum, senezîdul muhsinîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">th</span> qeela lahumu oskunoo h<span class="u">ath</span>ihialqaryata wakuloo minh<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>aythu shi/tum waqooloo <span class="u">h</span>i<span class="u">tt</span>atunwa<span class="b">o</span>dkhuloo alb<span class="u">a</span>ba sujjadan naghfir lakum kha<span class="u">t</span>ee-<span class="u">a</span>tikumsanazeedu almu<span class="u">h</span>sineen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani o zaman onlara, bu şehirde yerleşin ve dilediğiniz yerde dilediğiniz şeyi yiyin ve bu makam, suçların döküldüğü makamdır deyin, kapıdan yerlere kapanırcasına eğilerek girin de suçlarınızı örtelim, iyi hareket edenlerin mükâfatını daha da fazlasıyla verelim denmişti.

Ali Bulaç

Onlara: "Bu şehirde oturun, ondan istediğiniz yerden yeyin, 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin ve kapısından secde ederek girin, (Biz de) hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanların (armağanlarını) artıracağız" denildiğinde,

Bayraktar Bayraklı

Hani onlara denildi ki: “Bu ülkede yerleşiniz ve oranın ürünlerinden dilediğiniz gibi yararlanınız ve bunu yaparken ‘Bizden günahlarımızın yükünü kaldır' diye niyaz ediniz! Saygıda bulunarak kapıdan giriniz ki, sizin günahlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanları kat kat ödüllendireceğiz.”

Diyanet İşleri

Onlara denildi ki : Şu şehirde (Kudüs'te) yerleşin, ondan (nimetlerinden) dilediğiniz gibi yeyin, "bağışlanmak istiyoruz" deyin ve kapıdan eğilerek girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara ileride ihsanımızı daha da artıracağız.

Edip Yüksel

Hatırla ki kendilerine, "Bu şehirde oturun, oradan dilediğiniz gibi yiyin, dostça konuşun ve kapıdan alçak gönüllü olarak girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara fazlasını vereceğiz" denildiğinde,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o vakit onlara denilmişti ki; Şu şehre yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin, "hitta" (günahlarımızı bağışla.) deyin ve secde ederek kapısından girin ki, suçlarınızı bağışlayalım. İyilere nimetlerimizi daha da arttıracağız.

Erhan Aktaş

Onlara, “Şu beldeye yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin. Af dilediğinizi söyleyin ve teslim olmuş/kabullenmiş olarak kapısından girin” denilmişti. Biz, “Hatalarınızı bağışlayalım ve iyilik edenlere fazlasıyla verelim.”

Hakkı Yılmaz

Ve bir zaman onlara, “Şu kente yerleşin ve oradan dilediğiniz şeyleri yiyin ve “Hitta” [günahlarımızı bağışla]! deyin ve teslim olmuş olarak kapıdan girin. Biz suçlarınızı bağışlayacağız, iyilere arttıracağız” denilmişti.

Muhammed Esed

Hani, size şöyle dendiği zaman(ı hatırlayın): "Bu ülkede yerleşin ve oranın ürünlerinden dilediğiniz gibi yararlanın; ve (bunu yaparken) "Bizden günahlarımızın yükünü kaldır!" diye niyaz edin. Ve alçak gönüllülükle (şehrin) kapı(sın)dan girin; (ki, böylece) sizin günahlarınızı bağışlayalım (ve) iyilik yapanları kat kat ödüllendirelim!"

Mustafa İslamoğlu

Hani, bir zaman da onlara denilmişti ki: "Yerleşin şu ülkeye, oranın ürünlerinden dilediğiniz gibi yararlanın! Bir yandan da 'Bağışla!' diye yalvarın ve mahviyet içerisinde (kentin) kapısından girin; Biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım ve sonunda güzel davrananları ödüllendirelim!"

Suat Yıldırım

O vakit onlara denildi ki: “Şu şehre (Kudüs'e) yerleşin, oranın ürünlerinden dilediğiniz şekilde yiyin, yararlanın, “Affet bizi ya Rebbenâ! (hıtta)” deyin ve şehrin kapısından tevazû ile eğilerek girin ki suçlarınızı bağışlayalım. İyi ve güzel davrananlara, ayrıca daha fazla mükâfatlar vereceğiz. ”

Süleyman Ateş

Onlara: "Şu kentte oturun. Orada dilediğiniz yerden yeyin, (Allah'a niyaz edip bizi) affet deyin ve secde ederek kapıdan girin ki hatalarınızı bağışlayalım; biz iyilik edenlere daha fazlasını da vereceğiz." denildi.

Şaban Piriş

Onlara: -Bu ülkede oturun ve orada dilediğiniz yerden yiyin, “bağışla” diyerek kapıdan secde edip girin ki biz de sizi bağışlayalım. İyiler için daha fazlasını vereceğiz, denilmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara şöyle denildi: Şu kentte oturun, orada istediğiniz yerden yiyin. ‘Affet' diye yalvarın; kapıdan da secde ederek girin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.

Edip-Layth-Martha

When they were told: "Reside in this town and eat from it as you please, talk amicably and enter the passage by prostrating, We will then forgive for you your wrong doings. We will increase for the good doers."

Muhammad Asad

And [remember] when you were told: "Dwell in this land and eat of its food as you may desire; but say, `Remove Thou from us the burden of our sins,' and enter the gate humbly - [whereupon] We shall forgive you your sins [and] shall amply reward the doers of good."

Rashad Khalifa

Recall that they were told, "Go into this town to live, and eat therefrom as you please, treat the people amicably, and enter the gate humbly. We will then forgive your transgressions. We will multiply the reward for the righteous.",

The Monotheist Group

And they were told: "Reside in this town and eat from it as you please, and say: "Our load is removed," and enter the passageway by crouching, We will forgive for you your wrongdoings, and We will increase for the good doers."