Araf Sûresi163. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | واسألهم | س ا لSEL | veselhum | onlara sor | And ask them |
| 2 | عن | — | ǎni | -ndan | about |
| 3 | القرية | ق ر يGRY | l-ḳaryeti | kent(halkın)ın durumu- | the town |
| 4 | التي | — | lletī | öyle ki | which |
| 5 | كانت | ك و نKVN | kānet | bulunan | was |
| 6 | حاضرة | ح ض رḪŽR | HāDirate | kıyısında | situated |
| 7 | البحر | ب ح رBḪR | l-beHri | deniz | (by) the sea, |
| 8 | إذ | — | iƶ | hani | when |
| 9 | يعدون | ع د وAD̃V | yeǎ'dūne | onlar haddi aşıyorlardı | they transgressed |
| 10 | في | — | fī | in | |
| 11 | السبت | س ب تSBT | s-sebti | Cumartesine | the (matter of) Sabbath, |
| 12 | إذ | — | iƶ | when | |
| 13 | تأتيهم | ا ت يETY | te'tīhim | onlara gelirdi | came to them |
| 14 | حيتانهم | ح و تḪVT | Hītānuhum | balıkları | their fish |
| 15 | يوم | ي و مYVM | yevme | günü | (on the) day |
| 16 | سبتهم | س ب تSBT | sebtihim | cumartesi | (of) their Sabbath |
| 17 | شرعا | ش ر عŞRA | şurraǎn | akın akın | visibly |
| 18 | ويوم | ي و مYVM | ve yevme | gün ise | and (on the) day |
| 19 | لا | — | lā | not | |
| 20 | يسبتون | س ب تSBT | yesbitūne | cumartesi dışındaki | they had Sabbath |
| 21 | لا | — | lā | (they did) not | |
| 22 | تأتيهم | ا ت يETY | te'tīhim | gelmezlerdi | come to them. |
| 23 | كذلك | — | keƶālike | böylece | Thus |
| 24 | نبلوهم | ب ل وBLV | neblūhum | biz onları sınıyorduk | We test them |
| 25 | بما | — | bimā | ötürü | because |
| 26 | كانوا | ك و نKVN | kānū | they were | |
| 27 | يفسقون | ف س قFSG | yefsuḳūne | yoldan çıkmalarından | defiantly disobeying. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وسلهم عن القرية التى كانت حاضرة البحر اذ يعدون فى السبت اذ تاتيهم حيتانهم يوم سبتهم شرعا ويوم لا يسبتون لا تاتيهم كذلك نبلوهم بما كانوا يفسقون
Arapça (Harekeli)
وَاسْأَلْهُمْ عَنِ الْقَرْيَةِ الَّتِي كَانَتْ حَاضِرَةَ الْبَحْرِ إِذْ يَعْدُونَ فِي السَّبْتِ إِذْ تَأْتِيهِمْ حِيتَانُهُمْ يَوْمَ سَبْتِهِمْ شُرَّعًا وَيَوْمَ لَا يَسْبِتُونَ لَا تَأْتِيهِمْ كَذَلِكَ نَبْلُوهُم بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ
Transliterasyon
Ves’elhum anil karyetilletî kânet hâdıratel bahri iz ya’dûne fîs sebti iz te’tîhim hîtânuhum yevme sebtihim şurre’an ve yevme lâ yesbitune lâ te’tîhim, kezâlike neblûhum bi mâ kânû yefsukûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">i</span>s-alhum AAani alqaryati allatee k<span class="u">a</span>nat<span class="u">had</span>irata alba<span class="u">h</span>ri i<span class="u">th</span> yaAAdoona fee a<span class="b">l</span>ssabtii<span class="u">th</span> ta/teehim <span class="u">h</span>eet<span class="u">a</span>nuhum yawma sabtihimshurraAAan wayawma l<span class="u">a</span> yasbitoona l<span class="u">a</span> ta/teehim ka<span class="u">tha</span>likanabloohum bim<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo yafsuqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Denize pek yakın olan o şehrin halkına neler oldu, sor onlara. Hani onlar, cumartesi günü, emre isyân etmişlerdi, hani cumartesi günleri, balıklar, su üstüne çıkıyordu da cumartesiden başka günlerde onlara görünmüyordu, emirden çıktıkları için biz de onları böyle sınamadaydık.
Ali Bulaç
Bir de onlara deniz kıyısındaki şehri(n uğradığı sonucu) sor. Hani onlar cumartesi (yasağını çiğneyerek) haddi aşmışlardı. 'Cumartesi günü iş yapma yasağına uyduklarında', balıkları onlara açıktan akın akın geliyor, 'cumartesi günü iş yapma yasağına uymadıklarında' ise, gelmiyorlardı. İşte Biz, fıska sapmaları dolayısıyla onları böyle imtihan ediyorduk.
Bayraktar Bayraklı
Deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu onlara sor! Hani onlar Cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü Cumartesi tatili yaptıkları gün, balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi, Cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece biz, yoldan çıkmalarından dolayı onları imtihan ediyorduk.
Diyanet İşleri
Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Hani onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü cumartesi tatili yaptıkları gün, balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi, cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece biz, yoldan çıkmalarından dolayı onları imtihan ediyorduk.*
Edip Yüksel
Onlara deniz kenarındaki topluluktan sor. Hani Cumartesi çalışma yasağını çiğniyorlardı. Cumartesiye uydukları gün balıkları onlara akın akın geliyordu; ancak Cumartesiyi uygulamadıkları gün onlara balık gelmiyordu. Yoldan çıktıkları için onları böyle sınıyorduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de onlara, o deniz kıyısındaki şehrin başına gelenleri sor. O sırada onlar cumartesi yasağına riayet etmiyorlardı. Cumartesi günü balıklar akın akın geliyorlardı, yasak olmadığı gün gelmiyorlardı. Yoldan çıkıp sapıklık yaptıkları için biz de onları işte böyle sınıyorduk.
Erhan Aktaş
Onlara, deniz kıyısındaki kasabanın durumunu sor. Hani onlar cumartesi günü yasasını çiğneyerek haddi aşıyorlardı. Balıklar cumartesi günü ortaya çıkıyor, diğer günler ise gelmiyorlardı. Fasıklıkları* nedeniyle kendilerini bu şekilde imtihan ediyorduk.
Hakkı Yılmaz
Ve onlara, o deniz kıyısındaki kentten de sor. O sırada onlar kulluğa, iyiden iyiye düşünmeye özgülenmiş günde sınırı aşıyorlardı. Kulluğa, iyiden iyiye düşünmeye özgülenmiş günde aşırı bunalıyorlardı, diğer günlerde ise çok mutluydular.* İşte hak yoldan çıkmaları nedeniyle Biz onları böyle belâlandırıyoruz.
Muhammed Esed
(Sözgelimi,) onlara denizin kıyısındaki o kasaba hakkında sor; ahalisi, (av için gözledikleri) balıkların (nedense) hep vecibelerine uymaları gereken Sebt günü suları yararak çıkageldiklerini görünce, Sebt günü dışında ortaya çıkmıyorlar bahanesiyle tutup, Sebt gününün örfünü nasıl çiğnerlerdi! Biz onları işledikleri kötülükler sebebiyle işte böyle deniyorduk.
Mustafa İslamoğlu
Mesela, sor onlara deniz kıyısındaki mamur kentin halini! Hani onlar, Sebt Günü dışında ortaya çıkmıyorlar diye, Sebt Günü'nde balıkların kendilerine akın akın gelişine tamah ederek Cumartesi geleneğini çiğniyorlardı! Biz, yoldan çıkmaları nedeniyle onları (dünyalığa) işte böyle mübtela ettik.
Suat Yıldırım
Bir de onlara o deniz kıyısında bulunan şehir halkının başına gelenleri sor. Hani onlar sebt (cumartesi) gününün hükmüne saygısızlık edip Allah'ın koyduğu sınırı çiğniyorlardı. Şöyle ki: Sebt gününün hükmünü gözettiklerinde balıklar yanlarına akın akın geliyordu;Sebt gününün hükmüne riayet etmedikleri gün ise gelmiyordu. İşte fâsıklıkları, yoldan çıkmaları sebebiyle onları böyle imtihan ediyorduk.*
Süleyman Ateş
Onlara, deniz kıyısında bulunan kent(halkın)ın durumunu sor. Hani onlar Cumartesine saygısızlık edip haddi aşıyorlardı. Çünkü Cumartesi (tatil) yaptıkları gün, balıkları onlara akın akın gelirdi. Cumartesi (tatil) yapmadıkları gün balıkları gelmezlerdi. Biz onları yoldan çıkmalarından ötürü böyle sınıyorduk.*
Şaban Piriş
Onlara deniz kenarındaki cumartesi yasağını çiğneyen kasabayı sor! Onlara avları cumartesi günlerinde akın akın geliyor, yasakları olmayan günlerde gelmiyorlardı. İşte onları fasıklık ettikleri için böyle imtihan ediyorduk.
Yaşar Nuri Öztürk
Sor onlara o deniz kıyısındaki kentin durumunu. Cumartesi günü azıp sınır tanımazlık ediyorlardı. Sebt yaptıkları gün balıkları onlara akın akın gelirdi; sebt yapmadıklarında ise onlara gelmezdi. Yoldan sapmaları yüzünden onları böyle imtihan ediyorduk.
Edip-Layth-Martha
Ask them about the town which was by the sea, after they had transgressed the Sabbath; their fish would come to them openly on the day of their Sabbath, and when they were not in Sabbath, they would not come to them! It is such that We afflicted them for what they corrupted.
Muhammad Asad
And ask them about that town which stood by the sea: how its people would profane the Sabbath whenever their fish came to them, breaking the water's surface, on a day on which they ought to have kept Sabbath -because they would not come to them on other than Sabbath-days!* Thus did We try them by means of their [own] iniquitous doings.
Rashad Khalifa
Remind them of the community by the sea, who desecrated the Sabbath. When they observed the Sabbath, the fish came to them abundantly. And when they violated the Sabbath, the fish did not come. We thus afflicted them, as a consequence of their transgression.,
The Monotheist Group
And ask them about the town which was by the sea, after they had transgressed the Sabbath; their fish would come to them openly on the day of their Sabbath, and when they are not in Sabbath, they do not come to them! It is such that We afflicted them for what wickedness they were in.