Araf Sûresi166. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | So when |
| 2 | عتوا | ع ت وATV | ǎtev | vazgeçmediler | they exceeded all bounds |
| 3 | عن | — | ǎn | -den | about |
| 4 | ما | — | mā | şeyler- | what |
| 5 | نهوا | ن ه يNHY | nuhū | yasak kılınan | they were forbidden |
| 6 | عنه | — | ǎnhu | kendilerine | from it, |
| 7 | قلنا | ق و لGVL | ḳulnā | dedik | We said |
| 8 | لهم | — | lehum | onlara | to them, |
| 9 | كونوا | ك و نKVN | kūnū | olun | """Be" |
| 10 | قردة | ق ر دGRD̃ | ḳiradeten | maymunlar | apes, |
| 11 | خاسئين | خ س اḢSE | ḣāsiīne | aşağılık | "despised.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما عتوا عن ما نهوا عنه قلنا لهم كونوا قردة خسين
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا عَتَوْا عَن مَّا نُهُوا عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِئِينَ
Transliterasyon
Fe lemmâ atev an mâ nuhû anhu kulnâ lehum kûnû kıredeten hâsiîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> AAataw AAan m<span class="u">a</span> nuhooAAanhu quln<span class="u">a</span> lahum koonoo qiradatan kh<span class="u">a</span>si-een<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Nehyedildikleri şeyleri yapmakta ısrâr edince onlara aşağılık maymun olun dedik.
Ali Bulaç
Onlar, kendisinden sakındırıldıkları 'şeyi yapmada ısrar edip başkaldırınca' onlara: "Aşağılık maymunlar olunuz" dedik.
Bayraktar Bayraklı
Sonra da, kendilerine yasaklanan şeyleri yapmakta küstahça direttikleri zaman onlara, “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.
Diyanet İşleri
Kibirlenip de kendilerine yasak edilen şeylerden vazgeçmeyince onlara: Aşağılık maymunlar olun! dedik.*
Edip Yüksel
Kendilerine yasaklananlara uymayınca da onlara, "Aşağılık maymunlar olun!" dedik.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Böylece onlar kibre kapılıp yasak kılınan şeylerden vazgeçmeyince, biz de onlara, hor ve zelil maymunlar olun, dedik.
Erhan Aktaş
Yasaklandıkları şeyleri yapmakta ısrar edince, onlara: “Düşkün maymunlar olun.” dedik.*
Hakkı Yılmaz
(165,166)Ne zaman ki onlar kendisiyle hatırlatma yapılan şeyleri umursamadılar, Biz o kötülükten sakındıranları kurtardık, o zâlimleri de hak yoldan çıkmalarından dolayı şiddetli/ fakir düşüren bir azapla yakaladık. Ne zaman ki onlar kendisiyle yasaklandıkları şeyler konusunda büyüklendiler, Biz de onlara, “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.
Muhammed Esed
ve sonra da, kendilerine yasak edilen şeyleri yapmakta küstahça direttikleri zaman onlara: "Aşağılık maymunlar gibi olun!" dedik.
Mustafa İslamoğlu
Ve sonunda, kendilerine yasaklanan şeyleri işlemekteki inatçı tutumları yüzünden onlara dedik ki: "Maymundan beter olun!"
Suat Yıldırım
165, 166. Kendilerine verilen öğütleri ve uyarıları kulak ardı edip onları bir tarafa bırakınca, içlerinden kötülükleri önlemeye çalışanları kurtarıp o zalimleri fâsıklıkları yüzünden şiddetli bir azaba uğrattık. Şöyle ki: Onlar serkeşlik edip yasakları çiğnemekte ısrar edince onlara: “Hor ve hakir maymunlar haline gelin! ” diye emrettik.*
Süleyman Ateş
Kibirlerinden dolayı kendilerine yasak kılınan şeylerden vazgeçmeyince onlara: "Aşağılık maymunlar olun!" dedik.*
Şaban Piriş
Yasaklandıkları şeye başkaldırdıkları zaman, onlara: -Alçak maymunlar olun! dedik.
Yaşar Nuri Öztürk
Ne zaman ki, yasaklandıkları şeylerden ötürü öfkelenip başka aşırılıklar yapmaya başladılar, onlara şöyle dedik: "Aşağılık, maskara maymunlar olun!"
Edip-Layth-Martha
When they persisted in what they had been forbidden from, We said to them: "Be despicable apes!"*
Muhammad Asad
and then, when they disdainfully persisted in doing what they had been forbidden to do, We said unto them: "Be as apes despicable!"*
Rashad Khalifa
When they continued to defy the commandments, we said to them, "Be you despicable apes.",
The Monotheist Group
So when they persisted in that which they had been prohibited from, We said to them: "Be despicable apes!"