Araf Sûresi165. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | So when |
| 2 | نسوا | ن س يNSY | nesū | onlar unuttular | they forgot |
| 3 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 4 | ذكروا | ذ ك رZ̃KR | ƶukkirū | hatırlatılan | they had been reminded |
| 5 | به | — | bihi | kendilerine | with [it], |
| 6 | أنجينا | ن ج وNCV | enceynā | biz de kurtardık | We saved |
| 7 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri | those who |
| 8 | ينهون | ن ه يNHY | yenhevne | meneden(leri) | forbade |
| 9 | عن | — | ǎni | -ten | [from] |
| 10 | السوء | س و اSVE | s-sū'i | kötülük- | the evil, |
| 11 | وأخذنا | ا خ ذ EḢZ̃ | ve eḣaƶnā | ve yakaladık | and We seized |
| 12 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri | those who |
| 13 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmeden(leri) | wronged |
| 14 | بعذاب | ع ذ بAZ̃B | biǎƶābin | bir azab ile | with a punishment |
| 15 | بئيس | ب ا سBES | beīsin | çetin | wretched, |
| 16 | بما | — | bimā | yüzünden | because |
| 17 | كانوا | ك و نKVN | kānū | they were | |
| 18 | يفسقون | ف س قFSG | yefsuḳūne | yoldan çıkmaları | defiantly disobeying. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما نسوا ما ذكروا به انجينا الذين ينهون عن السوء واخذنا الذين ظلموا بعذاب بيس بما كانوا يفسقون
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِهِ أَنجَيْنَا الَّذِينَ يَنْهَوْنَ عَنِ السُّوءِ وَأَخَذْنَا الَّذِينَ ظَلَمُوا بِعَذَابٍ بَئِيسٍ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ
Transliterasyon
Fe lemmâ nesû mâ zukkirû bihî enceynellezîne yenhevne anis sûi ve ahaznellezîne zalemû bi azâbin beîsin bi mâ kânû yefsukûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> nasoo m<span class="u">a</span> <span class="u">th</span>ukkiroobihi anjayn<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena yanhawna AAani a<span class="b">l</span>ssoo-iwaakha<span class="u">th</span>n<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoobiAAa<span class="u">tha</span>bin ba-eesin bim<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo yafsuqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Öğütçülerin öğütlerini unuttukları zaman biz de, onları kötülükten nehyedenleri kurtardık, zulmedenleriyse, emirden çıktıkları için pek şiddetli bir azâba uğrattık.
Ali Bulaç
Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, Biz de kötülükten sakındıranları kurtardık. Zulmedenleri yaptıkları fısk dolayısıyla pek zorlu bir azap ile yakaladık.
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine verilen öğüdü unuttuklarında, kötülükten alıkoyanları kurtarıp, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden dolayı şiddetli bir azap ile cezalandırdık.
Diyanet İşleri
Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardık, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.
Edip Yüksel
Kendilerine hatırlatılanları önemsemeyip unutunca, kötülüklerle mücadele edenleri kurtardık; haksızlık edenleri de yoldan çıkmalarına karşılık olarak feci bir azap ile yakaladık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar yapılan bunca nasihatı unuttukları zaman, o kötülükten sakındıranları kurtardık, o zalimleri de fena hareketlerinden dolayı şiddetli bir azaba uğrattık.
Erhan Aktaş
Ne zaman ki onlar, yapılan öğüdü umursamadılar, Biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık, zulmedenleri, fasıklık* yapmaları nedeniyle çetin bir azapla cezalandırdık.
Hakkı Yılmaz
(165,166)Ne zaman ki onlar kendisiyle hatırlatma yapılan şeyleri umursamadılar, Biz o kötülükten sakındıranları kurtardık, o zâlimleri de hak yoldan çıkmalarından dolayı şiddetli/ fakir düşüren bir azapla yakaladık. Ne zaman ki onlar kendisiyle yasaklandıkları şeyler konusunda büyüklendiler, Biz de onlara, “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.
Muhammed Esed
Ve böylece, o (günahkarlar) kendilerine yapılan bütün uyarıları bir kenara atınca, Biz de, kötü eylemleri önlemeye çalışan (bu) kimseleri kurtardık; kötülük yapmaya eğilimli olanları yaptıkları bütün o uygunsuz işlerden ötürü çok ağır bir azapla tepeledik;
Mustafa İslamoğlu
Ve o (sapkınlar) kendilerine yapılan tüm uyarıları kulak ardı edince, Biz de kötülüğe engel olmaya çalışan (bu) kimseleri kurtardık; ve kendilerine kötülük eden kimseleri yoldan çıkmalarından dolayı kahredici bir azabın pençesine mahkum ettik.
Suat Yıldırım
165, 166. Kendilerine verilen öğütleri ve uyarıları kulak ardı edip onları bir tarafa bırakınca, içlerinden kötülükleri önlemeye çalışanları kurtarıp o zalimleri fâsıklıkları yüzünden şiddetli bir azaba uğrattık. Şöyle ki: Onlar serkeşlik edip yasakları çiğnemekte ısrar edince onlara: “Hor ve hakir maymunlar haline gelin! ” diye emrettik.*
Süleyman Ateş
Ne zaman ki onlar, kendilerine hatırlatılanı unuttular, biz de kötülükten menedenleri kurtardık; zulmedenleri de, yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azab ile yakaladık.
Şaban Piriş
Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, kötülükten men edenleri kurtarıp, zalimleri fasıklık yapmaları sebebiyle çok kötü bir ceza ile yakaladık.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine verilen öğüdü unuttuklarında, kötülükten alıkoyanları kurtarıp zulme sapanları, yoldan çıkmalarından ötürü, acı bir azapla enseleyiverdik.
Edip-Layth-Martha
So when they forgot what they were reminded of, We saved those who desisted from evil, and We took those who transgressed with a grievous retribution for what they were corrupting.
Muhammad Asad
And thereupon, when those [sinners] had forgotten all that they had been told to take to. heart, We saved those who had tried to prevent the doing of evil,* and overwhelmed those who had been bent on evildoing with dreadful suffering for all their iniquity;
Rashad Khalifa
When they disregarded what they were reminded of, we saved those who prohibited evil, and afflicted the wrongdoers with a terrible retribution for their wickedness.,
The Monotheist Group
So when they forgot that which they were reminded of, We saved those who prohibited wickedness, and We took those who transgressed with a grievous retribution for what wickedness they were in.