Araf Sûresi172. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذ | — | ve iƶ | ve hani | And when |
| 2 | أخذ | ا خ ذ EḢZ̃ | eḣaƶe | almıştı | (was) taken |
| 3 | ربك | ر ب بRBB | rabbuke | Rabbin | (by) your Lord |
| 4 | من | — | min | -ndan | from |
| 5 | بني | ب ن يBNY | benī | oğulları- | (the) Children |
| 6 | آدم | — | ādeme | Adem | (of) Adam - |
| 7 | من | — | min | -nden | from |
| 8 | ظهورهم | ظ ه رƵHR | Zuhūrihim | belleri- | their loins - |
| 9 | ذريتهم | ذ ر رZ̃RR | ƶurriyyetehum | zürriyetlerini | their descendants |
| 10 | وأشهدهم | ش ه دŞHD̃ | ve eşhedehum | ve şahid tutmuştu | and made them testify |
| 11 | على | — | ǎlā | onları | over |
| 12 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusihim | kendilerine | themselves, |
| 13 | ألست | ل ي سLYS | elestu | ben değil miyim? | """Am I not" |
| 14 | بربكم | ر ب بRBB | birabbikum | sizin Rabbiniz | "your Lord?""" |
| 15 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | They said, |
| 16 | بلى | — | belā | evet | """Yes" |
| 17 | شهدنا | ش ه دŞHD̃ | şehidnā | şahidiz | "we have testified.""" |
| 18 | أن | — | en | Lest | |
| 19 | تقولوا | ق و لGVL | teḳūlū | demeyesiniz | you say |
| 20 | يوم | ي و مYVM | yevme | günü | (on the) Day |
| 21 | القيامة | ق و مGVM | l-ḳiyāmeti | kıyamet | (of) the Resurrection, |
| 22 | إنا | — | innā | biz elbette | """Indeed," |
| 23 | كنا | ك و نKVN | kunnā | idik | we were |
| 24 | عن | — | ǎn | -ndan | about |
| 25 | هذا | — | hāƶā | bu- | this |
| 26 | غافلين | غ ف لĞFL | ğāfilīne | habersiz | "unaware.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذ اخذ ربك من بنى ءادم من ظهورهم ذريتهم واشهدهم على انفسهم الست بربكم قالوا بلى شهدنا ان تقولوا يوم القيمة انا كنا عن هذا غفلين
Arapça (Harekeli)
وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِن بَنِي آدَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَى أَنفُسِهِمْ أَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ قَالُوا بَلَى شَهِدْنَا أَن تَقُولُوا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَذَا غَافِلِينَ
Transliterasyon
Ve iz ehaze rabbuke min benî âdeme min zuhûrihim zurriyyetehum ve eşhedehum alâ enfusihim, e lestu birabbikum, kâlû belâ, şehidnâ, en tekûlû yevmel kıyâmeti innâ kunnâ an hâzâ gâfilîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">th</span> akha<span class="u">th</span>a rabbuka minbanee <span class="u">a</span>dama min <span class="i"><span class="u">th</span></span>uhoorihim <span class="u">th</span>urriyyatahumwaashhadahum AAal<span class="u">a</span> anfusihim alastu birabbikum q<span class="u">a</span>loobal<span class="u">a</span> shahidn<span class="u">a</span> an taqooloo yawma alqiy<span class="u">a</span>matiinn<span class="u">a</span> kunn<span class="u">a</span> AAan h<span class="u">atha</span> gh<span class="u">a</span>fileen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hani Rabbin Âdemoğullarının sırtlarından zürriyetlerini izhâr etmişti de kendilerini kendilerine tanık tutarak ben, Rabbiniz değil miyim demişti; onlar da evet, tanığız, Rabbimizsin demişlerdi. Bu da kıyâmet günü bizim bundan haberimiz yoktu dememeniz içindir.
Ali Bulaç
Hani Rabbin, Ademoğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (demişti de) Onlar: "Evet (Rabbimiz'sin), şahid olduk" demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.
Bayraktar Bayraklı
Hani kıyamet gününde, “Biz bundan habersizdik” demeyesiniz diye, Rabbin, Âdemoğulları'ndan, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şâhit tuttu ve dedi ki: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Onlar da, “Evet, buna şâhit olduk” dediler.
Diyanet İşleri
Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Adem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şahit olduk, dediler.*
Edip Yüksel
Rabbin, Ademoğullarının bellerinden soylarını çıkarırken onları kendi kendilerine tanık tutar: "Ben, Rabbiniz değil miyim?" "Evet, tanıklık ediyoruz" derler. Böylece diriliş günü, "Biz bundan habersizdik" diyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de Rabbin, Âdemoğullarından, bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dediği vakit, "pekâlâ Rabbimizsin, şahidiz" dediler. (Bunu) kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu." demeyesiniz diye (yapmıştık).
Erhan Aktaş
Kıyamet günü, “Biz bundan habersizdik.” demeyesiniz diye Rabb’in, âdemoğullarının bellerinden soylarını çıkardı ve onları kendilerine tanık yaptı. Ben sizin Rabb’iniz değil miyim? dedi. “Evet, Rabb’imizsin, tanıklık ediyoruz.”* dediler.
Hakkı Yılmaz
(172,173)Hâlbuki senin Rabbin, kıyâmet günü, “Biz, bunlardan bilgisizdik” demeyesiniz yahut “Bundan önce atalarımız ortak koşmuş, biz onlardan sonra gelen kuşaklarız, bâtılı işleyenlerin işledikleri nedeniyle bizi mi değişime/ yıkıma uğratacaksın?” demeyesiniz diye, Âdemoğulları'nın sulbünden onların soylarını alır ve onları kendi nefislerine tanık eder; “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Derler ki: “Elbette Rabbimizsin, tanıklık ediyoruz.”
Muhammed Esed
VE SENİN RABBİN, her ne zaman Âdemoğulları'nın sulblerinden onların soylarını çıkaracak olsa, onları kendileri hakkında tanıklık etmeye çağırır: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" Onlar, cevaben: "Elbette!" derler, "Buna tanıklık ederiz!" (Bunu, böylece hatırlatıyoruz ki) Kıyamet Günü'nde, "Doğrusu, bizim bundan haberimiz yoktu" demeyesiniz,
Mustafa İslamoğlu
Ve Rabbin, Ademoğlunun sulbünden onların nesillerini çıkardığı her zaman, onları kendileri hakkında tanık kıldı: "Ben değil miyim sizin Rabbiniz?" Onlar da "Kesinlikle" dediler, "buna biz şahidiz!" (Bunu hatırlattık) ki, Kıyamet Günü bizim bu gerçekten haberimiz yoktu demeyesiniz,
Suat Yıldırım
172, 173. Rabbinin Âdem evlatlarından, misak aldığını da düşünün: Rabbin onların bellerinden zürriyetlerini almış ve onların kendileri hakkında şahitliklerini isteyerek “Ben sizin Rabbiniz değil miyim? ” buyurunca onlar da “Elbette! ” diye ikrar etmişlerdi. Kıyamet günü “Bizim bundan haberimiz yoktu! ” yahut: “Ne yapalım, daha önce babalarımız Allah'a şirk koştular, biz de onlardan sonra gelen bir nesil idik, şimdi o bâtılı başlatanların yaptıkları sebebiyle bizi imha mı edeceksin? ” gibi bahaneler ileri sürmeyesiniz diye Allah bu ikrarı aldı. [4, 176; 30, 30; 33, 72; 57, 8]*
Süleyman Ateş
Rabbin, Adem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye onları kendilerine şahid tutmuştu. "Evet, (buna) şahidiz!" dediler. kıyamet günü "Biz bundan habersizdik!" demeyesiniz.
Şaban Piriş
Rabbi, Ademoğullarının sırtlarından soylarını çıkardı ve onları kendilerine şahit tuttu. -Ben, sizin Rabbiniz değil miyim? dedi. Onlar: -Şüphesiz sen bizim Rabbimizsin, biz de şahidiz, dediler. Kıyamet günü, “Bizim bundan haberimiz yoktu” dersiniz diye...
Yaşar Nuri Öztürk
Hani Rabbin, ademoğullarından, bellerinden zürriyetlerini alıp onları öz benliklerine şahit tutarak sormuştu: "Rabbiniz değil miyim?" Onlar: "Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz." demişlerdi. Kıyamet günü, "biz bundan habersizdik" demeyesiniz.
Edip-Layth-Martha
When your Lord took from the children of Adam from their backs, their progeny; and He made them witness over themselves: "Am I not your Lord?" They said, "Yes, we bear witness." Thus you cannot say on the day of Resurrection that you were unaware of this.*
Muhammad Asad
AND WHENEVER thy Sustainer brings forth their offspring from the loins of the children of Adam, He [thus] calls upon them to bear witness about themselves: "Am I not your Sustainer?" - to which they answer: "Yea, indeed, we do bear witness thereto!"* [Of this We remind you,] lest you say on the Day of Resurrection, "Verily, we were unaware of this";
Rashad Khalifa
Recall that your Lord summoned all the descendants of Adam, and had them bear witness for themselves: "Am I not your Lord?" They all said, "Yes. We bear witness." Thus, you cannot say on the Day of Resurrection, "We were not aware of this."*,
The Monotheist Group
And your Lord took for the children of Adam from their backs, their progeny; and He made them witness over themselves: "Am I not your Lord?" They said: "Yes, we bear witness." Thus you cannot say on the Day of Resurrection that you were unaware of this.