Araf Sûresi184. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أولم | — | evelem | Do not | |
| 2 | يتفكروا | ف ك رFKR | yetefekkerū | düşünmediler mi ki | they reflect? |
| 3 | ما | — | mā | yoktur | Not |
| 4 | بصاحبهم | ص ح بṦḪB | biSāHibihim | arkadaşlarında | in their companion |
| 5 | من | — | min | hiçbir | [of] |
| 6 | جنة | ج ن نCNN | cinnetin | delilik | (is) any madness. |
| 7 | إن | — | in | Not | |
| 8 | هو | — | huve | o | he |
| 9 | إلا | — | illā | ancak | (is) but |
| 10 | نذير | ن ذ رNZ̃R | neƶīrun | bir uyarıcıdır | a warner, |
| 11 | مبين | ب ي نBYN | mubīnun | apaçık | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اولم يتفكروا ما بصاحبهم من جنة ان هو الا نذير مبين
Arapça (Harekeli)
أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا مَا بِصَاحِبِهِم مِّن جِنَّةٍ إِنْ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ
Transliterasyon
E ve lem yetefekkerû mâ bi sâhıbihim min cinneh(cinnetin), in huve illâ nezîrun mubîn(mubînun).
Transliteration (Eng.)
Awa lam yatafakkaroo m<span class="u">a</span> bi<span class="u">sah</span>ibihimmin jinnatin in huwa ill<span class="u">a</span> na<span class="u">th</span>eerun mubeen<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Düşünmezler mi ki kendileriyle konuşanda delilikten eser bile yok; o ancak apaçık korkulu bir haber veren.
Ali Bulaç
Sahiplerinde (ya da arkadaşları olan peygamberde) delilikten hiçbir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.
Bayraktar Bayraklı
Kendilerinden biri olan peygamberde delilik olmadığını düşünmediler mi? O, apaçık bir uyarıcıdır.
Diyanet İşleri
Düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Muhammed'de) delilik yoktur? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Edip Yüksel
Düşünmezler mi? Arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar arkadaşlarında herhangi bir cinnet bulunmadığını hiç düşünmediler mi? O, açık bir uyarıcıdan başka biri değildir.
Erhan Aktaş
Arkadaşlarında, hiçbir delilik olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Hakkı Yılmaz
Ve onlar arkadaşlarında hiçbir deliliğin/ cinlenmişliğin bulunmadığını düşünmediler mi? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Muhammed Esed
Peki (çocukluğundan beri tanıdıkları) (bu) arkadaşlarında cinnetten eser olmadığı hiç mi akıllarına gelmiyor. Oysa, o sadece açıktan açığa uyaran biri.
Mustafa İslamoğlu
İmdi, onlar (yıllar yılı tanıdıkları) hemşehrilerinde delilikten eser olmadığını düşünmezler mi? O yalnızca açıktan açığa uyaran biridir.
Suat Yıldırım
Bunlar hiç düşünmediler mi ki kendilerine tebliğde bulunan arkadaşları Muhammed'de delilikten hiçbir eser yoktur. O sadece ilerideki tehlikelerden kurtarmak için görevli bir uyarıcıdır. [34, 46; 81, 22] {KM; Yuhanna 7, 20; 8, 48}
Süleyman Ateş
Düşünmediler mi ki arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur, o apaçık bir uyarıcıdır?*
Şaban Piriş
Arkadaşları (Muhammed) deli değildir. O ancak açıkça bir uyarıcıdır. Hiç düşünmüyorlar mı?
Yaşar Nuri Öztürk
Düşünmediler mi ki, o arkadaşlarında cinnetten eser yok. Apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir o.
Edip-Layth-Martha
Do they not reflect that their companion is not crazy; but he is a clear warner.
Muhammad Asad
Has it, then, never occurred to them* that there is no madness whatever in [this] their fellowman? He is only a plain warner.*
Rashad Khalifa
Why do they not reflect upon their friend (the messenger)? He is not crazy. He is simply a profound warner.,
The Monotheist Group
Do they not reflect? Their companion has no madness; but he is a clear warner.