Araf Sûresi20. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (25 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فوسوس | و س و سVSVS | fevesvese | derken fısıldadı | Then whispered |
| 2 | لهما | — | lehumā | onlara | to both of them |
| 3 | الشيطان | ش ط نŞŦN | ş-şeyTānu | şeytan | the Shaitaan |
| 4 | ليبدي | ب د وBD̃V | liyubdiye | göstermek için | to make apparent |
| 5 | لهما | — | lehumā | kendilerine | to both of them |
| 6 | ما | — | mā | olan | what |
| 7 | ووري | و ر يVRY | ve vuriye | ve gizli, örtülü | was concealed |
| 8 | عنهما | — | ǎnhumā | onların | from both of them |
| 9 | من | — | min | -nden | of |
| 10 | سوآتهما | س و اSVE | sev'ātihimā | çirkin yerleri- | their shame. |
| 11 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | dedi | And he said, |
| 12 | ما | — | mā | """(Did) not" | |
| 13 | نهاكما | ن ه يNHY | nehākumā | sizi men'etti | forbid you both |
| 14 | ربكما | ر ب بRBB | rabbukumā | Rabbiniz | your Lord |
| 15 | عن | — | ǎn | (-tan) | from |
| 16 | هذه | — | hāƶihi | şu | this |
| 17 | الشجرة | ش ج رŞCR | ş-şecerati | ağaç(tan) | [the] tree |
| 18 | إلا | — | illā | sırf | except |
| 19 | أن | — | en | diye | that |
| 20 | تكونا | ك و نKVN | tekūnā | olursunuz | you two become |
| 21 | ملكين | م ل كMLK | melekeyni | ikiniz de birer melek | Angels |
| 22 | أو | — | ev | ya da | or |
| 23 | تكونا | ك و نKVN | tekūnā | olursunuz (diye) | you two become |
| 24 | من | — | mine | -dan | of |
| 25 | الخالدين | خ ل دḢLD̃ | l-ḣālidīne | ebedi kalıcılar- | "the immortals.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فوسوس لهما الشيطن ليبدى لهما ما ورى عنهما من سوءتهما وقال ما نهىكما ربكما عن هذه الشجرة الا ان تكونا ملكين او تكونا من الخلدين
Arapça (Harekeli)
فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّيْطَانُ لِيُبْدِيَ لَهُمَا مَا وُورِيَ عَنْهُمَا مِن سَوْآتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَاكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هَذِهِ الشَّجَرَةِ إِلَّا أَن تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِدِينَ
Transliterasyon
Fe vesvese lehumuş şeytânu li yubdiye lehumâ mâ vuriye anhumâ min sev´âtihimâ ve kâle mâ nehâkumâ rabbukumâ an hâzihiş şecereti illâ en tekûnâ melekeyni ev tekûnâ minel hâlidîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fawaswasa lahum<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>shshay<span class="u">ta</span>nuliyubdiya lahum<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> wooriya AAanhum<span class="u">a</span> minsaw-<span class="u">a</span>tihim<span class="u">a</span> waq<span class="u">a</span>la m<span class="u">a</span> nah<span class="u">a</span>kum<span class="u">a</span>rabbukum<span class="u">a</span> AAan h<span class="u">ath</span>ihi a<span class="b">l</span>shshajarati ill<span class="u">a</span>an takoon<span class="u">a</span> malakayni aw takoon<span class="u">a</span> mina alkh<span class="u">a</span>lideen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şeytan, onlara gizli kalmış olan avret yerlerini belirtip göstermek için ikisini de vesveselendirdi ve bu ağacın meyvesini yerseniz mutlaka iki melek haline gelir, yahut da ebedî ömre kavuşursunuz, onun için Rabbiniz sizi nehyetti dedi.
Ali Bulaç
Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir."
Bayraktar Bayraklı
Derken şeytan, birbirine kapalı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı” dedi.
Diyanet İşleri
Derken şeytan, birbirine kapalı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve: Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedi kalanlardan olursunuz diye yasakladı, dedi.
Edip Yüksel
Sapkın, kendilerinden gizlenmiş olan bedenlerini ortaya çıkarmak için onlara fısıldadı: "Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesinin sebebi, ikinizin birer melek veya birer ebedî varlık olmamanız içindir" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti." dedi.
Erhan Aktaş
Derken şeytan, örtülmüş çirkinliklerini* kendilerine göstermek için onlara kuşku verdi. Rabb’iniz size bu ağacı melek/ melik olmayasınız veya ölümsüz olmayasınız diye yasakladı.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Derken İblis, onların kendilerinden gizli kalan çirkinliklerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi. Ve “Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikinizin de birer melek/iradesiz güç olmanız ya da sonsuz olarak kalıcılardan/gelişmeyen, değişmeyen birer varlık olmanız için sizi girift, çekişmenin kaynağı olan şu şeyden; maldan-mülkten, paradan-puldan men etti/ bunları size yasakladı” dedi.
Muhammed Esed
Bunun üzerine, Şeytan, onlara, (o ana kadar) farkında olmadıkları çıplaklılarını göstermek amacıyla fısıldayıp: "Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması, yalnızca, siz ikiniz melekler (gibi) olmayasınız ya da sonsuza kadar yaşayamayasınız diyedir" dedi.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine, Şeytan onlara (o zamana değin) cinsellikleri hakkında henüz farkına varmadıkları şeyi ifşa etmek için fısıldadı ve "Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması, başka değil, sadece siz (ondan yiyince) iki melek (gibi) olursunuz ya da ölümsüzleşirsiniz de ondandır" dedi.
Suat Yıldırım
20, 21. Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: “Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir” diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti. [20, 120]
Süleyman Ateş
Derken şeytan, onların, kendilerinden gizlenmiş olan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek, ya da ebedi kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men'etti" dedi.
Şaban Piriş
Şeytan, örtülü olan avret yerlerini kendilerine göstermek için, ikisine de gizlice fısıldadı ve şöyle dedi:-Rabbiniz, bu ağacı yalnızca ikinizin de melek olmamanız veya ölümsüz olmamanız için yasakladı.
Yaşar Nuri Öztürk
Derken şeytan kendilerinden gizlenmiş çirkin yerlerini onlara açmak için ikisine de vesvese verdi. Dedi: "Rabbinizin sizi şu ağaçtan uzak tutması, iki melek olmayasınız yahut ölümsüzler arasına katılmayasınız diyedir."
Edip-Layth-Martha
But the devil whispered to them, to reveal their bodies which was hidden from them; and he said, "Your Lord did not forbid you from this tree except that you would become controllers, or you would be immortals."
Muhammad Asad
Thereupon Satan whispered unto the two with a view to making them conscious of their nakedness, of which [hitherto] they had been unaware;* and he said: "Your Sustainer has but forbidden you this tree lest you two become .[as] angels, or lest you live forever."*
Rashad Khalifa
The devil whispered to them, in order to reveal their bodies, which were invisible to them. He said, "Your Lord did not forbid you from this tree, except to prevent you from becoming angels, and from attaining eternal existence.",
The Monotheist Group
But the devil whispered to them, to reveal to them what was not apparent to them of their bodies; and he said: "Your Lord did not prohibit you from this tree except that you would become angels, or you would be immortal."