Araf Sûresi202. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإخوانهم | ا خ وEḢV | veiḣvānuhum | kardeşleri ise | But their brothers |
| 2 | يمدونهم | م د دMD̃D̃ | yemuddūnehum | onları çekerler | they plunge them |
| 3 | في | — | fī | içine | in |
| 4 | الغي | غ و يĞVY | l-ğayyi | azgınlığın | the error, |
| 5 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 6 | لا | — | lā | hiç | not |
| 7 | يقصرون | ق ص رGṦR | yuḳSirūne | yakalarını bırakmazlar | they cease. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واخونهم يمدونهم فى الغى ثم لا يقصرون
Arapça (Harekeli)
وَإِخْوَانُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِي الْغَيِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ
Transliterasyon
Ve ihvânuhum yemuddûnehum fîl gayyi summe lâ yuksirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-ikhw<span class="u">a</span>nuhum yamuddoonahum feealghayyi thumma l<span class="u">a</span> yuq<span class="u">s</span>iroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Müşriklerin kardeşleri olan Şeytanlar, müşrikleri azgınlığa sürerler, sonra da onları azdırmaktan hiç geri kalmazlar.
Ali Bulaç
(Şeytan'ın) Kardeşleri ise, onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar.
Bayraktar Bayraklı
Şeytanın kardeşleri onları azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar.
Diyanet İşleri
(Şeytanların) dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürüklerler. Sonra da yakalarını bırakmazlar.
Edip Yüksel
(Sapkınlar) kardeşlerini ise azgınlığa sürüklerler ve bundan hiç geri durmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şeytanların kardeşlerine gelince, onlar öbürlerini sapıklığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
Erhan Aktaş
Şeytanlar, kendilerine kardeş olanları azgınlığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
Hakkı Yılmaz
(201,202)Kendi kardeşleri onları sapıklığa sürüklediği ve bırakmadığı hâlde şüphesiz Allah'ın koruması altına giren şu kimseler, kendilerine şeytândan bir vesvese, karanlık kuruntu, sırnaşma gibi bir tufan iliştiği zaman, hatırlarlar/düşünürler. Sonra bir de bakarsın ki onlar görüp bilmişlerdir!
Muhammed Esed
kendi (inançsız) kardeşleri onları sapıklığa sürüklemek isteseler bile. Sonra (doğru olan neyse, onu yapmaktan) geri kalmazlar.
Mustafa İslamoğlu
Kendi (fıtratlarına yabancılaşmış) kardeşleri onları azgın sulara sürüklemek isteseler dahi, sonuna (dek) mücadeleden el çekmezler.
Suat Yıldırım
Şeytanların dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürükler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
Süleyman Ateş
Kardeşleri ise onları, azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar.
Şaban Piriş
Şeytanların kardeşleri onları azgınlığa sürüklemekten geri durmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yoldaşları ise onları sürekli azgınlığa iterler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
Edip-Layth-Martha
But their brethren plunge them into error; they do not cease.
Muhammad Asad
even though their [godless] brethren would [like to] draw them into error:* and then they cannot fail [to do what is right].
Rashad Khalifa
Their brethren ceaselessly entice them to go astray.,
The Monotheist Group
And their brethren attempt to drive them towards error, they do not cease.