Araf Sûresi203. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | zaman | And when |
| 2 | لم | — | lem | not | |
| 3 | تأتهم | ا ت يETY | te'tihim | onlara getirmediğin | you bring them |
| 4 | بآية | ا ي يEYY | biāyetin | bir ayet | a Sign |
| 5 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | derler | they say, |
| 6 | لولا | — | levlā | keşke | """Why (have) not" |
| 7 | اجتبيتها | ج ب يCBY | ctebeytehā | bunu da derleseydin ya | "you devised it?""" |
| 8 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 9 | إنما | — | innemā | ben ancak | """Only" |
| 10 | أتبع | ت ب عTBA | ettebiǔ | uyuyorum | I follow |
| 11 | ما | — | mā | şeye | what |
| 12 | يوحى | و ح يVḪY | yūHā | vahyolunana | is revealed |
| 13 | إلي | — | ileyye | bana | to me |
| 14 | من | — | min | -den | from |
| 15 | ربي | ر ب بRBB | rabbī | Rabbim- | my Lord. |
| 16 | هذا | — | hāƶā | bu (Kur'an) | This (is) |
| 17 | بصائر | ب ص رBṦR | beSāiru | basiretlerdir | enlightenment |
| 18 | من | — | min | -den | from |
| 19 | ربكم | ر ب بRBB | rabbikum | Rabbiniz- | your Lord |
| 20 | وهدى | ه د يHD̃Y | ve huden | ve yol göstericidir | and guidance |
| 21 | ورحمة | ر ح مRḪM | ve raHmetun | ve rahmettir | and mercy |
| 22 | لقوم | ق و مGVM | liḳavmin | bir toplum için | for a people |
| 23 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | inanan | "who believe.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا لم تاتهم باية قالوا لولا اجتبيتها قل انما اتبع ما يوحى الى من ربى هذا بصائر من ربكم وهدى ورحمة لقوم يومنون
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِم بِآيَةٍ قَالُوا لَوْلَا اجْتَبَيْتَهَا قُلْ إِنَّمَا أَتَّبِعُ مَا يُوحَى إِلَيَّ مِن رَّبِّي هَذَا بَصَائِرُ مِن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Transliterasyon
Ve izâ lem te’tihim biâyetin kâlû lev lectebeytehâ, kul innemâ ettebiu mâ yûhâ ileyye min rabbî hâzâ besâiru min rabbikum ve huden ve rahmetun li kavmin yu’minûn (yu’minûne).
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> lam ta/tihim bi-<span class="u">a</span>yatinq<span class="u">a</span>loo lawl<span class="u">a</span> ijtabaytah<span class="u">a</span> qul innam<span class="u">a</span>attabiAAu m<span class="u">a</span> yoo<span class="u">ha</span> ilayya min rabbee h<span class="u">atha</span>ba<span class="u">sa</span>-iru min rabbikum wahudan wara<span class="u">h</span>matun liqawminyu/minoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara bir âyet gelmeyince kendinden düzüp koşsaydın derler. De ki: Ben ancak Rabbim bana neyi vahy ederse ona uyarım. Budur Rabbinizden gelen ve can gözlerinizi açacak olan aşikâr deliller ve inanan topluluğa doğru yolu gösteren vâsıta ve rahmet.
Ali Bulaç
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Sen onu (inmeyen ayeti) derleyip-toplasana" derler. De ki: "Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."
Bayraktar Bayraklı
Onlara bir âyet getirmediğin zaman, “Sen bir tane derleseydin ya!” derler. De ki: “Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu kitap, Rabbinizden gelen göz açıcı belgeler olup, inanmış bir topluma rehber ve rahmettir.”
Diyanet İşleri
Onlara bir mucize getirmediğin zaman, (ötekiler gibi) onu da derleyip getirseydin ya! derler. De ki: Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözlerini açan beyanlardır); inanan bir kavim için hidayet ve rahmettir.
Edip Yüksel
Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: "Mucize isteseydin ne olurdu" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum." Bunlar, Rabbinizden aydınlatmalardır, gerçeği onaylayan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara (arzularına göre) bir âyet getirmediğin zaman, derleyip toplasaydın ya derler, sen de de ki; ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım, işte bütünüyle bu Kur'ân, Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözünü açacak beyanlardır), iman eden bir kavim için hidayettir, rahmettir.
Erhan Aktaş
Onlara bir âyet getirmediğin zaman, “Derleyip uydursaydın ya.” derler. De ki: “Ben ancak Rabb’imden bana vahyedilene uyarım. Bu, inanan bir toplum için Rabb’inizden gelen bir basiret*, bir hidayet ve bir rahmettir.
Hakkı Yılmaz
Onlara bir âyet getirmediğin zaman da, “Kendin onu uyduruverseydin ya!” derler. De ki: “Ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyuyorum.” İşte bu Kur’ân, Rabbinizden gelen kalp gözünü açacak beyanlardır, iman eden bir toplum için bir kılavuz ve bir rahmettir.
Muhammed Esed
Ve sen (ey Peygamber,) bir mucize getirmediğin zaman, bazıları: "Onu (Allah'tan) elde etmeye çalışsan ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse, ona uyarım: bu (vahiy), inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi, bir yol gösterici ve bir rahmettir.
Mustafa İslamoğlu
Ve sen onlara istedikleri ayeti getirmediğin zaman hemen derler ki: "Onu (Rabbinden) almak için çabalasaydın ya!" De ki: "Ben yalnızca Rabbimden bana vahyedilene uyarım: bu (vahiy) Rabbiniz katından gelen bir bilinç kaynağıdır; inanacak bir toplum için de kapsamlı bir doğru yol haritası ve bir rahmet pınarıdır."
Suat Yıldırım
Onlara keyfî olarak istedikleri bir âyet veya mûcize getirmediğin zaman“Hiç değilse bir şeyler bulup buluştursaydın yâ! ” derler. De ki: “Ben, sadece Rabbimden ne vahyolunursa ona tâbi olurum. Bütün bu Kur'ân Rabbinizden gelen basiretlerdir, gönül gözlerini açan, gerçekleri gösteren nurlardır. İman edecek kimseler için hidâyet ve rahmettir. ” [2, 129; 6, 104]
Süleyman Ateş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Bunu da derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretler(gönül gözlerini açan nurlar, gerçeğe ileten kanıtlar)dır ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmettir!"
Şaban Piriş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: -Kendin bir ayet yapsaydın! derler. De ki:-Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım, bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İnanan bir toplum için de yol gösterici ve rahmettir.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara bir ayet getirmediğinde, "onu da şurdan burdan derleseydin ya," diye konuşurlar. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, Rabbinizden gelen gönül gözleridir, doğruya kılavuzdur, iman eden bir toplum için rahmettir."
Edip-Layth-Martha
Since you do not bring them a sign, they say, "If only you had brought one." Say, "I only follow what is inspired to me from my Lord. These are enlightenments from your Lord, a guide and a mercy to a people who acknowledge."
Muhammad Asad
And yet, when thou [O Prophet] dost not produce any miracle for them, some [people] say, "Why dost thou not seek to obtain it [from God]?* Say: "I only follow whatever is being revealed to me by my Sustainer: this [revelation] is a means of insight from your Sustainer, and a guidance and grace unto people who will believe.
Rashad Khalifa
If you do not produce a miracle that they demand, they say, "Why not ask for it?" Say, "I simply follow what is revealed to me from my Lord." These are enlightenments from your Lord, and guidance, and mercy for people who believe.,
The Monotheist Group
And because you do not bring them a sign, they say: "If only you had brought one." Say: "I only follow what is inspired to me from my Lord. This is an evidence from your Lord, and a guide and mercy to a people who believe."