Araf Sûresi48. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ونادى | ن د وND̃V | ve nādā | ve seslendiler | And (will) call out |
| 2 | أصحاب | ص ح بṦḪB | eSHābu | halkı | (the) companions |
| 3 | الأعراف | ع ر فARF | l-eǎ'rāfi | A'raf | (of) the heights |
| 4 | رجالا | ر ج لRCL | ricālen | birtakım adamlara | (to) men |
| 5 | يعرفونهم | ع ر فARF | yeǎ'rifūnehum | tanıdıkları | whom they recognize |
| 6 | بسيماهم | س و مSVM | bisīmāhum | yüzlerinden | by their marks |
| 7 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | saying, |
| 8 | ما | — | mā | """Not" | |
| 9 | أغنى | غ ن يĞNY | eğnā | hiçbir yarar sağlamadı | (has) availed |
| 10 | عنكم | — | ǎnkum | size | [to] you |
| 11 | جمعكم | ج م عCMA | cem'ǔkum | topluluğunuzun | your gathering |
| 12 | وما | — | ve mā | ne de | and what |
| 13 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | size | you were |
| 14 | تستكبرون | ك ب رKBR | testekbirūne | büyüklük taslamanız | "arrogant (about).""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ونادى اصحب الاعراف رجالا يعرفونهم بسيمىهم قالوا ما اغنى عنكم جمعكم وما كنتم تستكبرون
Arapça (Harekeli)
وَنَادَى أَصْحَابُ الْأَعْرَافِ رِجَالًا يَعْرِفُونَهُم بِسِيمَاهُمْ قَالُوا مَا أَغْنَى عَنكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ
Transliterasyon
Ve nâdâ ashâbul´a´râfi ricâlen ya´rifunehum bi sîmâhum kâlû mâ agnâ ankum cem´ukum ve mâ kuntum testekbirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wan<span class="u">a</span>d<span class="u">a</span> a<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>bual-aAAr<span class="u">a</span>fi rij<span class="u">a</span>lan yaAArifoonahum biseem<span class="u">a</span>humq<span class="u">a</span>loo m<span class="u">a</span> aghn<span class="u">a</span> AAankum jamAAukum wam<span class="u">a</span>kuntum tastakbiroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
A'râf erleri, yüzlerinden tanıdıkları kişilere nidâ edip derler ki: Ne malınızın çok oluşu, ne sayınızın fazla bulunuşu, ne de kulluk etmeye tenezzül etmeyip ululanmanız bir fayda vermedi size.
Ali Bulaç
Burcun üstündeki adamlar, kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: "Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarınız) size bir yarar sağlamadı."
Bayraktar Bayraklı
Yine A‘râf ehli, simâlarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: “Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size bir yarar sağladı.”
Diyanet İşleri
(Yine) A'raf ehli simalarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: "Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.
Edip Yüksel
Kimlik istasyonunda bulunanlar, görünüşlerinden tanıdıkları kimselere seslenirler: "Sizin cemaatiniz ve büyüklük taslamış olmanız size hiçbir yarar sağlamadı."
Elmalılı Hamdi Yazır
A'raftakiler yüzlerinden tanıdıkları kişilere seslenerek şöyle derler: "Ne topluluğunuz, ne de büyüklük taslamanız, size hiç bir yarar sağlamadı".
Erhan Aktaş
A’raf ehli, yüzlerinden tanıdıkları kimselere de: “Çokluğunuz da, tasladığınız büyüklük de size bir yarar sağlamadı.” dediler.
Hakkı Yılmaz
(48,49)Kur’ân bölümleri bilgisine sahip kimseler, alâmetlerinden tanıdıkları kimselere seslenip, “Topluluğunuz ve büyüklendiğiniz şeyler size yarar sağlamadı, Allah'ın, rahmetine –ki bu rahmet, Allah'ın “Girin cennete, size kaygı yoktur, üzülmeyeceksiniz de” diye verdiği sözdür– erdirmeyeceğine yemin ettikleriniz, şunlar mı?” derler.*(Sonraki 7:52)
Muhammed Esed
Ve (hayattayken) bu ayırt etme yetisine sahip olanlar, görünüşlerinden (günahkar olduklarını) çıkardıkları kimselere: "Ne sağladı size" diye seslenecekler, "maldan, (mülkten) biriktirmeniz; geçmişinizle o boş kurumlanmanız?
Mustafa İslamoğlu
Ve (sözkonusu) ayırdetme yeteneğine sahip olanlar, belirtilerinden kim olduklarını çıkardıkları kimselere seslenecekler: "Sahi, ne sağladı size taraftarlarınız / mal-mülkünüz ve böbürlendiğiniz o nesneler?"
Suat Yıldırım
48, 49. A'râf ashabı, simalarından tanıdıkları bir kısım kimselere seslenip: “Gördünüz ya, ne topladığınız mallarınızın, ne onca taraftarlarınızın, ne de büyüklük taslamalarınızın ve o çalımlarınızın size hiç bir faydası olmadı! ”O cennetlikleri göstererek “Sahi, şunlar “Allah, bunları asla lütfuna nail etmez. ” diye yeminler edip hor gördüğünüz kimseler değil miydi? İşte onların ne yüce mevkide olduklarını şimdi anladınız değil mi? derler ve sonra o cennetliklere dönerek: “Buyurun girin cennete, derler, size korku ve endişe olmadığı gibi, siz asla üzüntü de görmeyeceksiniz. ”
Süleyman Ateş
A'raf halkı, yüzlerindeki işaretleriyle tanıdıkları birtakım adamlara da ünleyerek dediler ki: "Ne topluluğunuz, ne de büyüklük taslamanız, size hiçbir yarar sağlamadı."
Şaban Piriş
Araftakiler simalarından tanıdıkları bazı adamlara seslenirler:-Topladıklarınız ve büyüklük taslıyor olmanız size fayda vermedi.
Yaşar Nuri Öztürk
A'raf halkı, yüzlerinden tanıdıkları bazı erkeklere seslenip şöyle derler: "Ne bir araya gelmeniz ne de büyüklük taslamanız size hiçbir yarar sağlamadı."
Edip-Layth-Martha
Those attending the identification station called on men they recognized by their features, they said, "What good did your large number do for you, or what you were arrogant for?"*
Muhammad Asad
And they who [in life] had possessed this faculty of discernment will call out to those whom they recognize by their marks [as sinners], saying: "What has your amassing [of wealth] availed you, and all the false pride of your past?
Rashad Khalifa
The dwellers of the Purgatory will call on people they recognize by their looks, saying, "Your great numbers did not avail you in any way, nor did your arrogance.",
The Monotheist Group
And the people standing on the elevated platform called on men they recognized by their features, they said: "What good did your large number do for you, or what you were arrogant for?"