Araf Sûresi49. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أهؤلاء | — | ehā'ulā'i | bunlar mıydı? | Are these |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | the ones whom |
| 3 | أقسمتم | ق س مGSM | eḳsemtum | yemin ettiğiniz | you had sworn |
| 4 | لا | — | lā | (that) not | |
| 5 | ينالهم | ن ي لNYL | yenāluhumu | onları erdirmeyecek diye | (will) grant them |
| 6 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 7 | برحمة | ر ح مRḪM | biraHmetin | hiçbir rahmete | Mercy? |
| 8 | ادخلوا | د خ لD̃ḢL | dḣulū | girin | """Enter" |
| 9 | الجنة | ج ن نCNN | l-cennete | cennete | Paradise. |
| 10 | لا | — | lā | yoktur | (There will be) no |
| 11 | خوف | خ و فḢVF | ḣavfun | korku | fear |
| 12 | عليكم | — | ǎleykum | artık size | upon you |
| 13 | ولا | — | ve lā | ve değilsiniz | and not |
| 14 | أنتم | — | entum | siz | you |
| 15 | تحزنون | ح ز نḪZN | teHzenūne | üzülecek de | "will grieve.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اهولاء الذين اقسمتم لا ينالهم الله برحمة ادخلوا الجنة لا خوف عليكم ولا انتم تحزنون
Arapça (Harekeli)
أَهَؤُلَاءِ الَّذِينَ أَقْسَمْتُمْ لَا يَنَالُهُمُ اللَّهُ بِرَحْمَةٍ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمْ وَلَا أَنتُمْ تَحْزَنُونَ
Transliterasyon
E hâulâillezîne aksemtum lâ yenâluhumullâhu bi rahmeh(rahmetin) udhulûl cennete lâ havfun aleykum ve lâ entum tahzenûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Ah<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-i alla<span class="u">th</span>eenaaqsamtum l<span class="u">a</span> yan<span class="u">a</span>luhumu All<span class="u">a</span>hu bira<span class="u">h</span>matinodkhuloo aljannata l<span class="u">a</span> khawfun AAalaykum wal<span class="u">a</span> antumta<span class="u">h</span>zanoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah, onları rahmetine nâil etmez diye yemin ettiğiniz kişiler, bunlar değil miydi? Sonra bunlara girin cennete denir, ne korku vardır size, ne de mahzun olursunuz.
Ali Bulaç
"Kendilerine Allah'ın bir rahmet eriştirmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennettekilere de) Girin cennete. Sizin için korku yoktur ve mahzun olmayacaksınız."
Bayraktar Bayraklı
“Allah'ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?” Cennet ehline dönerek: “Giriniz cennete! Artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz” derler.
Diyanet İşleri
Allah'ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?" (ve cennet ehline dönerek): "Girin cennete; artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz" (derler).
Edip Yüksel
"‘ALLAH onlara bir rahmet dokundurmayacak' diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? Bahçeye girin; size bir korku yoktur ve üzülmeyeceksiniz de."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Allah onları hiç bir rahmete erdirmiyecek, diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?" (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete, artık size ne korku vardır, ne de siz üzüleceksiniz" derler.
Erhan Aktaş
Cehennemliklere; “Allah, hiçbir rahmete erdirmeyecek.” diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? Onlara:* “Girin Cennet’e, artık size korku yoktur. Üzülecek de değilsiniz.” denir.
Hakkı Yılmaz
(48,49)Kur’ân bölümleri bilgisine sahip kimseler, alâmetlerinden tanıdıkları kimselere seslenip, “Topluluğunuz ve büyüklendiğiniz şeyler size yarar sağlamadı, Allah'ın, rahmetine –ki bu rahmet, Allah'ın “Girin cennete, size kaygı yoktur, üzülmeyeceksiniz de” diye verdiği sözdür– erdirmeyeceğine yemin ettikleriniz, şunlar mı?” derler.*(Sonraki 7:52)
Muhammed Esed
Bir vakit haklarında, 'Allah rahmetini asla böylelerine ulaştırmaz!' diye kestirip attığınız kimseler, işte bunlar, (bu onurlandırılmış kimseler) mi? (Oysa, bakın, şimdi onlara:) "girin cennete; size korku yok, hüzün de duymayacaksınız!' (diye sesleniliyor)".
Mustafa İslamoğlu
(Cennet yolcularını işaret ederek) "İşte şunlar, bir zamanlar "Allah rahmetini onlara asla ulaştırmaz!" diye yeminler ettiğiniz, (şimdi ise) kendilerine "Girin cennete! Sizin için gelecek endişesi yok, geçmişten dolayı hüzün duymak da yok!" deniler kimseler değiller mi?"
Suat Yıldırım
48, 49. A'râf ashabı, simalarından tanıdıkları bir kısım kimselere seslenip: “Gördünüz ya, ne topladığınız mallarınızın, ne onca taraftarlarınızın, ne de büyüklük taslamalarınızın ve o çalımlarınızın size hiç bir faydası olmadı! ”O cennetlikleri göstererek “Sahi, şunlar “Allah, bunları asla lütfuna nail etmez. ” diye yeminler edip hor gördüğünüz kimseler değil miydi? İşte onların ne yüce mevkide olduklarını şimdi anladınız değil mi? derler ve sonra o cennetliklere dönerek: “Buyurun girin cennete, derler, size korku ve endişe olmadığı gibi, siz asla üzüntü de görmeyeceksiniz. ”
Süleyman Ateş
Allah onları hiçbir rahmete erdirmeyecek, diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete, artık size ne korku vardır, ne de siz üzüleceksiniz!" dediler.
Şaban Piriş
Bunlar mıydı o sizin, “Allah bunları rahmetine erdirmeyecektir” diye yemin ettikleriniz? derler.-Girin cennete size korku yoktur ve siz, mahzun da olmayacaksınız!
Yaşar Nuri Öztürk
"Şunlar mıydı o, Allah kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyecek' diye yemin ettikleriniz?" "Ey cennetliler! Siz de girin cennete. Ne bir korku var size ne de kederleneceksiniz."
Edip-Layth-Martha
"Weren't these the ones whom you swore God would not grant them of His mercy? "Enter paradise, there is no fear for you nor will you grieve."
Muhammad Asad
Are those [blessed ones] the self-same people of whom you once solemnly declared, `Never will God bestow His grace upon them'?* [For now they have been told,] `Enter paradise; no fear need you have, and neither shall you grieve!"'
Rashad Khalifa
"Are those the people you swore that GOD will never touch them with mercy?" (The people in the Purgatory will then be told,) "Enter Paradise; you have nothing to fear, nor will you grieve.",
The Monotheist Group
"Were these not the ones whom you swore God would not grant them of His mercy?" Enter the Paradise, there is no fear for you nor will you grieve.