Araf Sûresi5. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فما | — | femā | kalmadı | Then not |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | was | |
| 3 | دعواهم | د ع وD̃AV | deǎ'vāhum | yalvarıları | their plea |
| 4 | إذ | — | iƶ | zaman | when |
| 5 | جاءهم | ج ي اCYE | cā'ehum | onlara geldiği | came to them |
| 6 | بأسنا | ب ا سBES | be'sunā | azabımız | Our punishment |
| 7 | إلا | — | illā | başka | except |
| 8 | أن | — | en | that | |
| 9 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | demelerinden | they said, |
| 10 | إنا | — | innā | biz gerçekten | """Indeed, we" |
| 11 | كنا | ك و نKVN | kunnā | were | |
| 12 | ظالمين | ظ ل مƵLM | Zālimīne | zalimlermişiz | "wrongdoers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فما كان دعوىهم اذ جاءهم باسنا الا ان قالوا انا كنا ظلمين
Arapça (Harekeli)
فَمَا كَانَ دَعْوَاهُمْ إِذْ جَاءَهُم بَأْسُنَا إِلَّا أَن قَالُوا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
Transliterasyon
Fe mâ kâne da’vâhum iz câehum be’sunâ illâ en kâlû innâ kunnâ zâlimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na daAAw<span class="u">a</span>hum i<span class="u">th</span>j<span class="u">a</span>ahum ba/sun<span class="u">a</span> ill<span class="u">a</span> an q<span class="u">a</span>loo inn<span class="u">a</span>kunn<span class="u">a</span> <span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Azâbımız geldiği zaman ancak, biz zulmetmiştik diye niyâz edebildiler.
Ali Bulaç
Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.
Bayraktar Bayraklı
Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, “Biz gerçekten zâlim kişilermişiz” demelerinden başka bir şey olmadı.
Diyanet İşleri
Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, "Biz gerçekten zalim kişilermişiz" demelerinden başka bir şey olmadı.
Edip Yüksel
Kendilerine azabımız geldiği vakit, "Gerçekten bizler zalimler imişiz" demekten başka sözleri olmadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarışları kalmadı.
Erhan Aktaş
Azabımız onlara geldiğinde tek feryatları, “Biz gerçekten zalimlermişiz.” demelerinden başka bir şey olmadı.
Hakkı Yılmaz
Azabımız onlara geldiğinde de, “Biz gerçekten şirk koşarak kendilerine yazık eden kimselermişiz!” demelerinden başka yalvarışları olmamıştı.
Muhammed Esed
Ve cezamız başlarında koptuğu zaman, kendi kendilerine, "vah bize! Biz gerçekten zalim kimselerdik!" demekten başka söyleyecek sözleri olmamıştır.
Mustafa İslamoğlu
Kahredici gazabımız kendilerine gelip çatınca, "Kesinlikle bizdik haksız olan, evet biz!" itirafından başka bir savunmaları olmayacaktır.
Suat Yıldırım
Azabımız gelip çattığında da itiraf ve yalvarmaları: “Biz gerçekten zalim adamlarmışız! ” demekten başka bir şey olmadı. [21, 11-15]
Süleyman Ateş
Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarıları kalmadı.
Şaban Piriş
Azabımız onlara geldiği vakit, feryatları “Biz, gerçekten zalimler idik!” demekten başka bir şey olmadı.
Yaşar Nuri Öztürk
Azabımız onlara gelip çattığında, yaptıkları, şu çığlığı yükseltmekten başka bir şey olmamıştır: Biz gerçekten zalimlerdik.
Edip-Layth-Martha
Then their only saying when Our punishment came to them was: "We were wicked!"
Muhammad Asad
And when Our punishment came upon them, they had nothing to say for themselves, and could only cry,* "Verily, we were wrongdoers!"
Rashad Khalifa
Their utterance when our retribution came to them was: "Indeed, we have been transgressors.",
The Monotheist Group
Then their only saying when Our punishment came to them was: "We were wicked!"