Araf Sûresi4. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وكم | — | ve kem | ve nice | And how many |
| 2 | من | — | min | of | |
| 3 | قرية | ق ر يGRY | ḳaryetin | kent(ler)i | a city |
| 4 | أهلكناها | ه ل كHLK | ehleknāhā | helak ettik | We destroyed it, |
| 5 | فجاءها | ج ي اCYE | fe cā'ehā | onlara geliverdi | and came to it |
| 6 | بأسنا | ب ا سBES | be'sunā | azabımız | Our punishment |
| 7 | بياتا | ب ي تBYT | beyāten | gece yatarlarken | (at) night |
| 8 | أو | — | ev | yahut | or |
| 9 | هم | — | hum | onlar | (while) they |
| 10 | قائلون | ق ي لGYL | ḳāilūne | gündüz uyurlarken | were sleeping at noon. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وكم من قرية اهلكنها فجاءها باسنا بيتا او هم قائلون
Arapça (Harekeli)
وَكَم مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا فَجَاءَهَا بَأْسُنَا بَيَاتًا أَوْ هُمْ قَائِلُونَ
Transliterasyon
Ve kem min karyetin ehleknâhâ fe câehâ be’sunâ beyâten ev hum kâilûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wakam min qaryatin ahlakn<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span>faj<span class="u">a</span>ah<span class="u">a</span> ba/sun<span class="u">a</span> bay<span class="u">a</span>tan aw hum q<span class="u">a</span>-iloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz nice şehirler helâk etmişiz ki azâbımız gelip çattığı zaman ya geceydi; halk, uykuya dalmıştı, yahut da gündüzdü, öğle uykusundaydı, dinlenmedeydi.
Ali Bulaç
Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken Bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.
Bayraktar Bayraklı
Nice memleketler var ki biz onları helâk ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.
Diyanet İşleri
Nice memleketler var ki biz onları helak ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.*
Edip Yüksel
Yok ettiğimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gündüzün işlerine dalmış haldeyken azabımız kendilerine ulaştı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nice kentler helak ettik. Gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.
Erhan Aktaş
Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken* onlara azabımız gelip çattı.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz nice kentleri değişime, yıkıma uğrattık. Azabımız kimilerine gece uyurlarken kimilerine de gündüz dinlenirlerken onlara gelivermişti.
Muhammed Esed
Biz (baş kaldıran) topluluklardan nicesini, gece vakti ya da güpegündüz dinlenirken ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir.
Mustafa İslamoğlu
Biz nice (asi) toplulukları helak etmişizdir; kahredici gazabımız bir gece vakti ya da gün ortasında dinlenirken gelip çatıvermiştir.
Suat Yıldırım
Biz nice ülkeler imha ettik ki ya gece uyurlarken, yahut gündüz yatarlarken baskınımız onlara gelivermişti. [6, 10; 22, 45; 28, 58; 7, 97-98]
Süleyman Ateş
Nice kent(ler)i helak ettik; gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.
Şaban Piriş
Nice memleketler helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı.
Yaşar Nuri Öztürk
Nice yurtları ve medeniyetleri yere batırdık biz. Öyle ki, geceleyin yahut öğlen uykusu uyumakta oldukları bir sırada azabımız tepelerine iniverdi.
Edip-Layth-Martha
How many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.
Muhammad Asad
And how many a [rebellious] community have We destroyed, with Our punishment coming upon it by night, or while they were resting at noontide!*
Rashad Khalifa
Many a community we annihilated; they incurred our retribution while they were asleep, or wide awake.,
The Monotheist Group
And how many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.