Araf Sûresi75. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dediler | Said |
| 2 | الملأ | م ل اMLE | l-meleu | ileri gelenler | the chiefs |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | onlar ki | - those |
| 4 | استكبروا | ك ب رKBR | stekberū | büyüklük taslıyorlar | (who) were arrogant |
| 5 | من | — | min | -nden | among |
| 6 | قومه | ق و مGVM | ḳavmihi | kavmi- | his people, |
| 7 | للذين | — | lilleƶīne | kimseler | to those who |
| 8 | استضعفوا | ض ع فŽAF | stuD'ǐfū | zayıf görülen | were oppressed - |
| 9 | لمن | — | limen | kimselere (karşı) | [to] those who |
| 10 | آمن | ا م نEMN | āmene | inanan | believed |
| 11 | منهم | — | minhum | içlerinden | among them, |
| 12 | أتعلمون | ع ل مALM | eteǎ'lemūne | siz biliyor musunuz? | """Do you know" |
| 13 | أن | — | enne | gerçekten | that |
| 14 | صالحا | ص ل حṦLḪ | SāliHen | Salih'in | Salih |
| 15 | مرسل | ر س لRSL | murselun | gönderildiğini | (is the) one sent |
| 16 | من | — | min | tarafından | from |
| 17 | ربه | ر ب بRBB | rabbihi | Rabbi | "his Lord?""" |
| 18 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | They said, |
| 19 | إنا | — | innā | doğrusu biz | """Indeed, we" |
| 20 | بما | — | bimā | in what | |
| 21 | أرسل | ر س لRSL | ursile | gönderilene | he has been sent |
| 22 | به | — | bihi | onunla | with [it] |
| 23 | مؤمنون | ا م نEMN | mu'minūne | inananlarız | "(are) believers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال الملا الذين استكبروا من قومه للذين استضعفوا لمن ءامن منهم اتعلمون ان صلحا مرسل من ربه قالوا انا بما ارسل به مومنون
Arapça (Harekeli)
قَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ اسْتَكْبَرُوا مِن قَوْمِهِ لِلَّذِينَ اسْتُضْعِفُوا لِمَنْ آمَنَ مِنْهُمْ أَتَعْلَمُونَ أَنَّ صَالِحًا مُّرْسَلٌ مِّن رَّبِّهِ قَالُوا إِنَّا بِمَا أُرْسِلَ بِهِ مُؤْمِنُونَ
Transliterasyon
Kâlel meleullezînestekberû min kavmihî lillezînestud´ıfû li men âmene minhum e ta´lemûne enne sâlihan murselun min rabbihi kâlû innâ bimâ ursile bihî mu´minûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la almalao alla<span class="u">th</span>eenaistakbaroo min qawmihi lilla<span class="u">th</span>eena istu<span class="u">d</span>AAifooliman <span class="u">a</span>mana minhum ataAAlamoona anna <span class="u">sa</span>li<span class="u">h</span>anmursalun min rabbihi q<span class="u">a</span>loo inn<span class="u">a</span> bim<span class="u">a</span> orsilabihi mu/minoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kavminin ileri gelenlerinden olup iman etmeyi kibirlerine yediremeyenler, âciz sayıp hor gördükleri kimselerden ona iman etmiş olanlara, siz Sâlih'i, Rabbinden gönderilmiş mi biliyorsunuz dediler. Onlar da biz dediler, onun vâsıtasıyla gönderilenlere inandık.
Ali Bulaç
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz'aflara) dediler ki: "Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız" dediler.
Bayraktar Bayraklı
Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf gördükleri inananlara dediler ki: “Siz Sâlih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?” Onlar da, “Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız” dediler.
Diyanet İşleri
Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görülen inananlara dediler ki: Siz Salih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz? Onlar da Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız, dediler.
Edip Yüksel
Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, aşağılayıp zulmettikleri gerçeği onaylayanlara, "Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş olduğunu nereden biliyorsunuz" dediler. Onlar da: "Biz onun getirdiği mesajı onaylıyoruz" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görünen müminlere: "Siz, dediler, Sâlih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!" dediler.
Erhan Aktaş
Halkından ileri gelen müstekbirler*, içlerinden iman eden mustazaf’lara* : “Siz, Salih’in, Rabb’i tarafından gönderilmiş olduğundan emin misiniz?” dediler. Onlar da: “Biz, onunla gönderilen her şeye iman edenlerdeniz.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Toplumundan büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görünen inanmış kimselere dediler ki: “Siz, Sâlih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu biliyor musunuz?” Onlar, “Kesinlikle biz o'nunla gönderilene inanıyoruz!” dediler.
Muhammed Esed
Güçsüz görülenlere karşı küstahça büyüklük taslayan toplumun ileri gelenleri inananlara: "Siz Salih'in (gerçekten) Rabbinin katından gönderildiğinden emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Elbette inanıyoruz onun getirdiği habere" diye cevap verdiler.
Mustafa İslamoğlu
Toplumun güçsüzlere karşı büyüklük taslayan seçkinleri, ezilenler arasındaki inanan kimselere dediler ki: "Siz Salih'in Rabbi tarafından gönderildiğine inanıyor musunuz?" Onlar "Elbette" dediler, "biz onunla gönderilene de iman etmiş kişileriz!"
Suat Yıldırım
Kavminden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görünen müminlere alay yollu: “Siz, gerçekten Salih'in Rabbi tarafından size elçi olarak gönderildiğini biliyor musunuz? ” dediler. Onlar da: “Elbette, biz onunla gönderilen her şeye inandık, iman ettik. ” diye cevap verdiler.
Süleyman Ateş
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görülen inananlara: "Siz, dediler, Salih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!" dediler.
Şaban Piriş
Onun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri de, hor gördükleri halktan iman edenlere sordular:-Salihin gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz? Onlar da şöyle dediler:-Biz, Onunla gönderilenlere iman ediyoruz!
Yaşar Nuri Öztürk
Toplumunun kibre saplanmış kodamanları, içlerinden inanıp da baskı altında tutularak ezilenlere şöyle dediler: "Siz Salih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Onun aracılığıyla gönderilene gerçekten inanıyoruz." dediler.
Edip-Layth-Martha
The leaders who were arrogant from among his people said to those who had acknowledged among the powerless: "How do you know that Saleh was sent from his Lord?" They said, "We acknowledge the message he has been sent with."
Muhammad Asad
The great ones among his people, who gloried in their arrogance towards all who were deemed weak, said unto the believers among them: "Do you [really] know that salih has been sent by his Sustainer?" They answered: "Verily, we believe in the message which he bears."*
Rashad Khalifa
The arrogant leaders among his people said to the common people who believed, "How do you know that Saaleh is sent by his Lord?" They said, "The message he brought has made us believers.",
The Monotheist Group
The leaders who were arrogant from among his people said to those who were weak and believed from among them: "How do you know that Saleh was sent from his Lord?" They said: "It is in that which he has been sent that we believe."