Araf Sûresi77. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فعقروا | ع ق رAGR | feǎḳarū | derken boğazladılar | Then they hamstrung |
| 2 | الناقة | ن و قNVG | n-nāḳate | dişi deveyi | the she-camel |
| 3 | وعتوا | ع ت وATV | ve ǎtev | ve dışına çıktılar | and (were) insolent |
| 4 | عن | — | ǎn | -ndan | towards |
| 5 | أمر | ا م رEMR | emri | buyruğu- | (the) command |
| 6 | ربهم | ر ب بRBB | rabbihim | Rablerinin | (of) their Lord |
| 7 | وقالوا | ق و لGVL | ve ḳālū | ve dediler | and they said, |
| 8 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 9 | صالح | ص ل حṦLḪ | SāliHu | Salih | Salih |
| 10 | ائتنا | ا ت يETY | 'tinā | bize getir | Bring us |
| 11 | بما | — | bimā | şeyi | what |
| 12 | تعدنا | و ع دVAD̃ | teǐdunā | bizi tehdidettiğin | you promise us |
| 13 | إن | — | in | eğer | if |
| 14 | كنت | ك و نKVN | kunte | isen | you are |
| 15 | من | — | mine | -den | of |
| 16 | المرسلين | ر س لRSL | l-murselīne | elçiler- | "the Messengers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فعقروا الناقة وعتوا عن امر ربهم وقالوا يصلح ائتنا بما تعدنا ان كنت من المرسلين
Arapça (Harekeli)
فَعَقَرُوا النَّاقَةَ وَعَتَوْا عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا يَا صَالِحُ ائْتِنَا بِمَا تَعِدُنَا إِن كُنتَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ
Transliterasyon
Fe akarûn nâkate ve atev an emri rabbihim ve kâlû yâ sâlihu´tinâ bimâ teidunâ in kunte minel murselîn|e|.
Transliteration (Eng.)
FaAAaqaroo a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>qata waAAatawAAan amri rabbihim waq<span class="u">a</span>loo y<span class="u">a</span> <span class="u">sa</span>li<span class="u">h</span>ui/tin<span class="u">a</span> bim<span class="u">a</span> taAAidun<span class="u">a</span> in kunta minaalmursaleen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dişi deveyi, ayaklarını kesip öldürdüler ve Rablerinin emrinden çıktılar, isyan ettiler ve ey Sâlih dediler, peygamberlerdensen tehdîd ettiğin şeyi yap bize bakalım.
Ali Bulaç
Böylelikle dişi deveyi öldürdüler ve Rablerinin emrine karşı çıkıp (Salih'e de şöyle) dediler: "Ey Salih, eğer gerçekten gönderilenlerden (bir peygamber) isen, vadettiğin şeyi getir, bakalım."
Bayraktar Bayraklı
Derken, o dişi deveyi ayaklarını keserek öldürdüler ve Rablerinin emrinden dışarı çıktılar da, “Ey Sâlih! Eğer sen gerçekten peygamberlerdensen, bizi tehdit ettiğin azabı bize getir” dediler.
Diyanet İşleri
Derken o dişi deveyi ayaklarını keserek öldürdüler ve Rablerinin emrinden dışarı çıktılar da: Ey Salih! Eğer sen gerçekten peygamberlerdensen bizi tehdit ettiğin azabı bize getir, dediler.
Edip Yüksel
Deveyi işkence ederek kestiler ve Rab'lerinin emrine başkaldırdılar: "Salih, gerçekten elçilerden birisi isen, bizi tehdit ettiğin azabı başımıza getir" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken dişi deveyi boğazladılar ve Rablerinin buyruğundan dışarı çıktılar; "Ey Sâlih, eğer hakikaten elçilerdensen, bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir! "dediler.
Erhan Aktaş
Derken dişi deveyi kestiler ve böylece Rabb’inin emrine karşı geldiler ve “Ey Salih! Sen gerçekten gönderilenlerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyleri getir.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Hemencecik de o sosyal yardım ve destek kurumlarını ayakta tutan gelir kaynaklarını kuruttular* ve büyüklenerek Rablerinin buyruğundan dışarı çıktılar ve “Ey Sâlih! Eğer gerçekten gönderilen elçilerden isen, bizi tehdit ettiğini getir bize!” dediler.
Muhammed Esed
Ve böyle (diyerek) dişi deveyi yatırıp hunharca kestiler, Rablerinin buyruğuna burun kıvırıp sırt çevirdiler. Ve (bununla da kalmayıp): "Ey Salih," dediler, "eğer gerçekten Allah'ın elçilerinden biriysen, haydi getir şu bizi korkutup durduğun azabı!"
Mustafa İslamoğlu
En sonunda dişi deveyi işkenceyle, vahşice katlettiler ve Rablerinin buyruğuna karşı geldiler; üstelik dediler ki: "Ey Salih! Eğer peygamberlerden biri olduğun gerçekse, haydi getir şu bizi tehdit ettiğin azabı!"
Suat Yıldırım
Derken deveyi boğazladılar ve Rab'lerinin emrinden çıkıp O'na isyan ettiler ve dediler ki: “Salih! Sen gerçekten resullerden isen, bizi tehdit edip durduğun o azabı getir de görelim! ”
Süleyman Ateş
Derken dişi deveyi boğazladılar ve Rablerinin buyruğu dışına çıktılar; "Ey Salih, eğer hakikaten elçilerdensen, bizi tehdidettiğin (azab)ı bize getir!" dediler.
Şaban Piriş
Ayaklarını keserek o deveyi öldürdüler. Rablerinin emrine baş kaldırdılar ve:-Ey Salih, eğer peygamberlerden isen bize korkutup durduğun azabı getir! dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu arada dişi deveyi boğazladılar. Ve Rablerinin emrinden dışarı çıkıp şöyle dediler: "Ey Salih! Eğer Allah tarafından gönderilenlerdensen, bizi tehdit ettiğin şeyi önümüze getiriver."
Edip-Layth-Martha
They thus killed the camel and defied their Lord's command, and they said, "O Saleh, bring us what you promised us if you are of the messengers!"
Muhammad Asad
And then they cruelly slaughtered the she-camel* and turned with disdain from their Sustainer's commandment, and said: "O Salih! Bring about that [punishment] with which thou hast threatened us, if thou art truly one of God's message bearers!"
Rashad Khalifa
Subsequently, they slaughtered the camel, rebelled against their Lord's command, and said, "O Saaleh, bring the doom you threaten us with, if you are really a messenger.",
The Monotheist Group
They thus killed the camel and defied the command of their Lord, and they said: "O Saleh, bring us what you promised us if you are of the messengers!"