Araf Sûresi86. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولا | — | ve lā | And (do) not | |
| 2 | تقعدوا | ق ع دGAD̃ | teḳ'ǔdū | ve oturmayın | sit |
| 3 | بكل | ك ل لKLL | bikulli | her | on every |
| 4 | صراط | ص ر طṦRŦ | SirāTin | yola | path |
| 5 | توعدون | و ع دVAD̃ | tūǐdūne | tehdit ederek | threatening |
| 6 | وتصدون | ص د دṦD̃D̃ | ve teSuddūne | ve engelleyerek | and hindering |
| 7 | عن | — | ǎn | -ndan | from |
| 8 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolu- | (the) way |
| 9 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah |
| 10 | من | — | men | kimseleri | (those) who |
| 11 | آمن | ا م نEMN | āmene | inanan | believe |
| 12 | به | — | bihi | onunla | in Him, |
| 13 | وتبغونها | ب غ يBĞY | ve tebğūnehā | ve onun arayarak | and seeking (to make) it |
| 14 | عوجا | ع و جAVC | ǐvecen | eğriliğini | crooked. |
| 15 | واذكروا | ذ ك رZ̃KR | veƶkurū | ve düşünün | And remember |
| 16 | إذ | — | iƶ | ne zaman ki | when |
| 17 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | siz idiniz | you were |
| 18 | قليلا | ق ل لGLL | ḳalīlen | az | few |
| 19 | فكثركم | ك ث رKS̃R | fe keṧṧerakum | O sizi çoğalttı | and He increased you. |
| 20 | وانظروا | ن ظ رNƵR | venZurū | ve bakın | And see |
| 21 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 22 | كان | ك و نKVN | kāne | oldu | was |
| 23 | عاقبة | ع ق بAGB | ǎāḳibetu | sonu | (the) end |
| 24 | المفسدين | ف س دFSD̃ | l-mufsidīne | bozguncuların | (of) the corrupters. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولا تقعدوا بكل صرط توعدون وتصدون عن سبيل الله من ءامن به وتبغونها عوجا واذكروا اذ كنتم قليلا فكثركم وانظروا كيف كان عقبة المفسدين
Arapça (Harekeli)
وَلَا تَقْعُدُوا بِكُلِّ صِرَاطٍ تُوعِدُونَ وَتَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ مَنْ آمَنَ بِهِ وَتَبْغُونَهَا عِوَجًا وَاذْكُرُوا إِذْ كُنتُمْ قَلِيلًا فَكَثَّرَكُمْ وَانظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدِينَ
Transliterasyon
Ve lâ tak’udû bikulli sırâtın tû’ıdûne ve tasuddûne an sebîlillâhi men âmene bihî ve tebgûnehâ ivecen vezkurû iz kuntum kalîlen fe kesserekum vanzurû keyfe kâne âkıbetul mufsidîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wal<span class="u">a</span> taqAAudoo bikulli <span class="u">s</span>ir<span class="u">at</span>intooAAidoona wata<span class="u">s</span>uddoona AAan sabeeli All<span class="u">a</span>hi man <span class="u">a</span>manabihi watabghoonah<span class="u">a</span> AAiwajan wa<span class="b">o</span><span class="u">th</span>kuroo i<span class="u">th</span>kuntum qaleelan fakaththarakum wa<span class="b">o</span>n<span class="i"><span class="u">th</span></span>urookayfa k<span class="u">a</span>na AA<span class="u">a</span>qibatu almufsideen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnananları tehdît ederek Allah yolundan menetmek ve o yolun eğri bir hâle gelmesini sağlamak için her yolun başında oturup pusu kurmaya kalkmayın ve hatırlayın o zamânı ki azlıktınız, o sizi çoğalttı. Bozgunculukta bulunanların sonuçları ne olmuş, ne hale gelmişler, bakın da görün.
Ali Bulaç
"O'na iman edenleri tehdit ederek, Allah'ın yolundan alıkoymak için ve onda çarpıklık arayarak (böyle) her yolun (başını) kesip-oturmayın. Hatırlayın ki siz azınlıkta (ve güçsüz) iken O, sizi çoğalttı. Bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bakın."
Bayraktar Bayraklı
“Her yolun başına oturup da, tehdit ederek ona inananları Allah yolundan çevirmeye ve Allah yolunu eğriltmeye çalışmayınız; düşününüz ki siz az idiniz, O sizi çoğalttı ve bakınız bozguncuların sonu nasıl oldu?”
Diyanet İşleri
Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncuların sonu nasıl olmuştur!
Edip Yüksel
"ALLAH'ın yolunu eğriltmek ve gerçeği onaylayanları tehdit edip ondan çevirmek için her yolun başına oturmayın. Sayıca az iken sizi nasıl da çoğalttığını düşünün. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki bozguncuların sonu nasıl olmuştur.
Erhan Aktaş
Tehdit ederek iman edenleri Allah’ın yolundan çevirmek ve o yolu eğri göstermeye çalışmak için her yolun başına oturmayın.* Azken sizi nasıl çoğalttığımızı bir düşünün. Bakın! Bozgunculuk yapanların sonu nasıl oldu!
Hakkı Yılmaz
(85-87)Andolsun ki Biz, Medyen'e de kardeşleri Şu‘ayb'ı elçi gönderdik. Dedi ki: “Ey toplumum! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyasını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan kimseler iseniz, bu sizin için daha hayırlıdır! Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Ve bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın! Ve eğer içinizden bir grup benimle gönderilene inanmış, bir grup da inanmamışsa, o takdirde Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin. Ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Muhammed Esed
Bir de, inanan herkesi tehditle Allah'ın yolundan dönmeye zorlayarak ve onu eğri göstermeye çalışarak (doğruya götüren) her yolun kıyısında pusuya yatmayın. Ve O'nun sizi azlıkken (nasıl) çoğalttığını hatırlayın: Ve bakın, sonu ne oldu fesat çıkaranların!
Mustafa İslamoğlu
Bir de (Hakka varan) her yolun kenarına kurulup O'na iman eden kimseleri türlü tehditlerle Allah'ın yolundan döndürmeye ve onu eğri büğrü göstermeye çalışmayın! Ve hatırlayın ki, siz azınlık iken O sizi çoğalttı: işte, fesat çıkaranların akıbeti nasıl olurmuş görün!
Suat Yıldırım
“Hem öyle tehditler savurarak, yol başlarını tutup, Allah'a iman edenleri Allah'ın yolundan çevirmeyin ve bu yolun eğri büğrü olduğuna dair, şüpheler verip halkı yanıltmayın. ”“Hem düşünün ki bir zaman siz sayıca pek az idiniz. Öyle iken Allah sizi çoğalttı. Ülkeyi bozan o müfsitlerin sonunun nasıl olduğuna bakın da ibret alın! ”
Süleyman Ateş
Ve her yolun başına oturup da tehdidederek inananları Allah yolundan çevirmeğe ve o(Hak yolu)nu eğriltmeğe çalışmayın; düşünün siz az idiniz, O sizi çoğalttı ve bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!
Şaban Piriş
-İman edenleri Allahın yolundan alıkoyarak ve o yolun bozulmasını arzulayarak tehdit ile her caddenin başında pusu kurup oturmayın. Azınlık iken Allahın sizi çoğalttığını hatırlayın. Bozguncuların sonunun ne olduğuna da bir bakın!
Yaşar Nuri Öztürk
"Her yol üstünde oturup da tehdit savurarak Allah yolundan O'na inananları çevirmeyin. Yolun çarpığını isteyip durmayın. Hatırlayın ki, siz az idiniz, O sizi çoğalttı. Bir bakın, nasılmış bozguncuların sonu!"
Edip-Layth-Martha
"Do not stand on every road to threaten and repel from the path of God those who acknowledged Him, by attempting to distort it. Recall that you were few and He multiplied you; and see what the retribution of the troublemakers is."
Muhammad Asad
And do not lie in ambush by every road [that leads to the truth* ], threatening and trying to turn away from God's path all who believe in Him, and trying to make it appear crooked. And remember [the time] when you were few, and [how] He made you many: and behold what happened in the end to the spreaders of corruption!
Rashad Khalifa
"Refrain from blocking every path, seeking to repel those who believe from the path of GOD, and do not make it crooked. Remember that you used to be few and He multiplied your number. Recall the consequences for the wicked.,
The Monotheist Group
"And do not stand on every path, robbing, and turning away from the path of God those who believe in Him, and you seek to make it crooked. And remember that you were few and He multiplied you; and see how is the retribution of the corrupters."