Araf Sûresi85. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (38 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإلى | — | ve ilā | ve | And to |
| 2 | مدين | — | medyene | Medyen'e | Madyan, |
| 3 | أخاهم | ا خ وEḢV | eḣāhum | kardeşleri | his brother |
| 4 | شعيبا | — | şuǎyben | Şuayb'i (gönderdik) | Shuaib. |
| 5 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 6 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 7 | قوم | ق و مGVM | ḳavmi | kavmim | Nation |
| 8 | اعبدوا | ع ب دABD̃ | ǎ'budū | kulluk edin | Worship |
| 9 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah, |
| 10 | ما | — | mā | yoktur | not |
| 11 | لكم | — | lekum | sizin | for you |
| 12 | من | — | min | hiç | any |
| 13 | إله | ا ل هELH | ilāhin | tanrınız | god |
| 14 | غيره | غ ي رĞYR | ğayruhu | O'ndan başka | other than Him. |
| 15 | قد | — | ḳad | doğrusu | Verily, |
| 16 | جاءتكم | ج ي اCYE | cā'etkum | size geldi | has came to you |
| 17 | بينة | ب ي نBYN | beyyinetun | açık bir delil | a clear proof |
| 18 | من | — | min | -den | from |
| 19 | ربكم | ر ب بRBB | rabbikum | Rabbiniz- | your Lord. |
| 20 | فأوفوا | و ف يVFY | feevfū | tam yapın | So give full |
| 21 | الكيل | ك ي لKYL | l-keyle | ölçüyü | [the] measure |
| 22 | والميزان | و ز نVZN | velmīzāne | ve tartıyı | and the weight |
| 23 | ولا | — | ve lā | ve | and (do) not |
| 24 | تبخسوا | ب خ سBḢS | tebḣasū | eksiltmeyin | deprive |
| 25 | الناس | ن و سNVS | n-nāse | insanların | [the] people |
| 26 | أشياءهم | ش ي اŞYE | eşyā'ehum | eşyalarını | in their things |
| 27 | ولا | — | ve lā | and (do) not | |
| 28 | تفسدوا | ف س دFSD̃ | tufsidū | bozgunculuk yapmayın | cause corruption |
| 29 | في | — | fī | in | |
| 30 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 31 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'de | sonra | after |
| 32 | إصلاحها | ص ل حṦLḪ | iSlāHihā | düzeltildikten | its reformation. |
| 33 | ذلكم | — | ƶālikum | böylesi | That |
| 34 | خير | خ ي رḢYR | ḣayrun | daha iyidir | (is) better |
| 35 | لكم | — | lekum | sizin için | for you |
| 36 | إن | — | in | eğer | if |
| 37 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | iseniz | you are |
| 38 | مؤمنين | ا م نEMN | mu'minīne | inananlar | believers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والى مدين اخاهم شعيبا قال يقوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره قد جاءتكم بينة من ربكم فاوفوا الكيل والميزان ولا تبخسوا الناس اشياءهم ولا تفسدوا فى الارض بعد اصلحها ذلكم خير لكم ان كنتم مومنين
Arapça (Harekeli)
وَإِلَى مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ قَدْ جَاءَتْكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْمِيزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ بَعْدَ إِصْلَاحِهَا ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
Transliterasyon
Ve ilâ medyene ehâhum şuaybâ kâle yâ kavmi’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruhu kad câetkum beyyinetun min rabbikum fe evfûl keyle vel mîzâne ve lâ tebhasûn nâse eşyâehum ve lâ tufsidû fîl ardı ba’de ıslahıhâ zâlikum hayrun lekum in kuntum mu’minîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-il<span class="u">a</span> madyana akh<span class="u">a</span>humshuAAayban q<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> qawmi oAAbudoo All<span class="u">a</span>ha m<span class="u">a</span>lakum min il<span class="u">a</span>hin ghayruhu qad j<span class="u">a</span>atkum bayyinatunmin rabbikum faawfoo alkayla wa<span class="b">a</span>lmeez<span class="u">a</span>na wal<span class="u">a</span>tabkhasoo a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sa ashy<span class="u">a</span>ahum wal<span class="u">a</span>tufsidoo fee al-ar<span class="u">d</span>i baAAda i<span class="u">s</span>l<span class="u">ah</span>ih<span class="u">a</span> <span class="u">tha</span>likumkhayrun lakum in kuntum mu/mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i gönderdik de ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir size, artık kileyi doğru ölçün, teraziyi doğru tartın, insanların haklarını yemeyin ve düzene girdikten sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnanmışsanız bunlar, daha hayırlıdır size.
Ali Bulaç
Medyen (toplumuna da) kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik. Şuayb onlara:) Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka İlahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir. Ölçüyü ve tartıyı tam tutun, insanların (hakları olan mallarını) eşyasını değerinden düşürüp-eksiltmeyin ve düzene (ıslaha) konulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın. Bu sizin için daha hayırlıdır, eğer inanıyorsanız."
Bayraktar Bayraklı
Medyen'e de kardeşleri Şu‘ayb'ı gönderdik: “Ey kavmim!” dedi, “Allah'a kulluk ediniz, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. Ölçüyü ve tartıyı tam yapınız; insanların mallarını eksik vermeyiniz, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayınız; eğer inanan insanlar iseniz, böylesi sizin için daha iyidir.”
Diyanet İşleri
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.*
Edip Yüksel
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a hizmet edin. O'ndan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size açık bir kanıt gelmiş bulunuyor. Ölçü ve tartıyı tam uygulayın. Halkın hakkını yemeyin. Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Gerçeği onaylıyorsanız bunlar sizin için daha hayırlıdır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan (insan)lar iseniz, böylesi sizin için daha iyidir!"
Erhan Aktaş
Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı. Dedi ki: “Ey halkım! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Rabb’inizden size bir beyyinat* gelmiştir. Ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanlara mallarını eksik vermeyin. Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın;* eğer mü’minler iseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.”
Hakkı Yılmaz
(85-87)Andolsun ki Biz, Medyen'e de kardeşleri Şu‘ayb'ı elçi gönderdik. Dedi ki: “Ey toplumum! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyasını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan kimseler iseniz, bu sizin için daha hayırlıdır! Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Ve bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın! Ve eğer içinizden bir grup benimle gönderilene inanmış, bir grup da inanmamışsa, o takdirde Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin. Ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Muhammed Esed
VE MEDYEN (halkına) kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik), "Ey kavmim!" dedi, "Yalnız Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yok! Rabbinizden işte apaçık bir duyuru geldi siz. Öyleyse (bütün işlerinizde) ölçüyü tartıyı tam olarak gözetin, hukuken onların olan şeyden insanları yoksun bırakmayın; ve iyi bir düzene kavuşturulduktan sonra kalkıp yeryüzünde bozgunculuk yapmayın: (bütün) bunlar sizin iyiliğiniz için; tabii, eğer inanırsanız.
Mustafa İslamoğlu
Medyen'e de soydaşları Şuayb'i gönderdik. "Ey kavmim!" dedi, "Yalnızca Allah'a kulluk edin! Sizin O'ndan başka ilahınız yok: size Rabbinizden hakikatin apaçık belgeleri gelmiştir. Artık (her şeyde) ölçüyü ve tartıyı tam gözetin, insanları hakları olan şeylerden mahrum bırakmayın ve iyi bir düzene sokulmuşken yeryüzünde fesat çıkarmayın! Bütün bunlar sizin hayrınızadır: tabi ki gerçekten Allah'a güveniyorsanız!
Suat Yıldırım
Medyen ahalisine de içlerinden biri olan Şuayb'ı gönderdik. “Ey benim halkım! ” dedi, “yalnız Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. İşte size Rabbinizden açık delil geldi. ”“Artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların haklarını eksiltmeyin, halka haksızlık etmeyin, ülkede düzen sağlanmışken fesat çıkarıp huzuru bozmayın. Böyle yapmanız sizin için daha iyidir. Tabiî eğer inanırsanız. [83, 1-6] {KM, Çıkış 3, 1; 2, 18; Sayılar 10, 29}
Süleyman Ateş
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inananlar iseniz, böylesi sizin için daha iyidir!"
Şaban Piriş
Medyen halkına da kardeşleri Şuaybi gönderdik. (Kavmine şöyle) dedi:-Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Ondan başka bir ilahınız yoktur. Şüphesiz size Rabbinizden açık delil geldi. Ölçü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyasından bir şeyler eksik vermeyin. Islah edildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. Eğer iman ederseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilah yok size. Size Rabbinizden açık bir kanıt gelmiştir. Ölçü ve tartıda dürüst davranın. İnsanların eşyasına el koymaya tenezzül etmeyin. Yeryüzünde, orası barışa kavuştuktan sonra bozgun çıkarmayın. Eğer inanan insanlarsanız bu sizin için daha hayırlıdır."
Edip-Layth-Martha
To Midian, their brother Shuayb, he said, "My people, serve God, you have no god besides Him. Proof has come to you from your Lord, so give full weight and measure, and do not hold back from the people what belongs to them, and do not make mischief on the earth after it has been reformed. That is better for you if you acknowledge."
Muhammad Asad
AND UNTO [the people of] Madyan [We sent] their brother Shu'ayb .* He said: "O my people! Worship God alone: you have no deity other than Him. Clear evidence of the truth has now come unto you from your Sustainer. Give, therefore, full measure and weight [in all your dealings], and do not deprive people of what is rightfully theirs;* and do not spread corruption on earth after it has be, en so well ordered: [all] this is for your own good, 'if you would but believe.
Rashad Khalifa
To Midyan we sent their brother Shu`aib. He said, "O my people, worship GOD; you have no other god beside Him. Proof has come to you from your Lord. You shall give full weight and full measure when you trade. Do not cheat the people out of their rights. Do not corrupt the earth after it has been set straight. This is better for you, if you are believers.,
The Monotheist Group
And to Midyan, their brother Shu'ayb, he said: "My people, serve God, you have no god besides Him. Clarity has come to you from your Lord, so give full weight and measure, and do not hold back from the people what belongs to them, and do not make corruption on the earth after it has been set right. That is better for you if you believe."