Araf Sûresi91. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (6 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأخذتهم | ا خ ذ EḢZ̃ | feeḣaƶethumu | derken onları yakalayıverdi | Then seized them |
| 2 | الرجفة | ر ج فRCF | r-racfetu | o müthiş sarsıntı | the earthquake, |
| 3 | فأصبحوا | ص ب حṦBḪ | feeSbeHū | çökekaldılar | then they became |
| 4 | في | — | fī | in | |
| 5 | دارهم | د و رD̃VR | dārihim | yurtlarında | their home(s) |
| 6 | جاثمين | ج ث مCS̃M | cāṧimīne | diz üstü | fallen prone. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاخذتهم الرجفة فاصبحوا فى دارهم جثمين
Arapça (Harekeli)
فَأَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ
Transliterasyon
Fe ehazethumur recfetu fe asbehû fî dârihim câsimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Faakha<span class="u">th</span>at-humu a<span class="b">l</span>rrajfatu faa<span class="u">s</span>ba<span class="u">h</span>oofee d<span class="u">a</span>rihim j<span class="u">a</span>thimeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken, şiddetli bir depremle azâba uğradılar, yurtlarında diz çökmüş bir halde yüzükoyun kapanarak helâk olup gittiler.
Ali Bulaç
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da, kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
Bayraktar Bayraklı
Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi; yurtlarında diz üstü çöktüler.
Diyanet İşleri
Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.
Edip Yüksel
Bunun üzerine onları bir sarsıntı yakaladı da evlerinde dizüstü çöküverdiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken o (müthiş) sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Erhan Aktaş
Derken şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.
Hakkı Yılmaz
(91,92)Bunun üzerine o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çöke kaldılar. Şu‘ayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç oturmamış/zenginlik sürmemiş gibi oldular. Şu‘ayb'ı yalanlayanlar var ya, işte ziyana uğrayanlar, kendileri oldular.
Muhammed Esed
Derken, bir deprem onların işini bitirdi: kendi evlerinde cansız olarak yere serilip kaldılar.
Mustafa İslamoğlu
Derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi yurtlarında cansız donakaldılar.
Suat Yıldırım
Derken şiddetli bir deprem onları kıskıvrak yakaladı ve derhal oldukları yerde çökekaldılar. [11, 94; 26, 189]
Süleyman Ateş
Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Şaban Piriş
91,92. -Onları dehşetli bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde çöküp kaldılar. Şuaybı yalanlayanlar sanki orda hiç yaşamamış gibi oldular. Şuaybı yalanlayanların asıl kendileri mahvoldu.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine o korkunç titreşim / o büyük zelzele onları enseleyiverdi de öz yurtlarında yere çökmüş hale geldiler.
Edip-Layth-Martha
The earthquake took them, thus they fell motionless in their homes.
Muhammad Asad
Thereupon an earthquake overtook them: and then they lay lifeless, in their very homes, on the ground* -
Rashad Khalifa
The quake annihilated them, leaving them dead in their homes.,
The Monotheist Group
The earthquake took them, thus they became lifeless in their home.