Nuh Sûresi24. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقد | — | ve ḳad | ve andolsun | And indeed, |
| 2 | أضلوا | ض ل لŽLL | eDellū | yoldan çıkardılar | they have led astray |
| 3 | كثيرا | ك ث رKS̃R | keṧīran | çoklarını | many. |
| 4 | ولا | — | ve lā | ve | And not |
| 5 | تزد | ز ي دZYD̃ | tezidi | sen (de) artırma | increase |
| 6 | الظالمين | ظ ل مƵLM | Z-Zālimīne | o zalimlere | the wrongdoers |
| 7 | إلا | — | illā | başka bir şey | except |
| 8 | ضلالا | ض ل لŽLL | Delālen | şaşkınlıktan | "(in) error.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقد اضلوا كثيرا ولا تزد الظلمين الا ضللا
Arapça (Harekeli)
وَقَدْ أَضَلُّوا كَثِيرًا وَلَا تَزِدِ الظَّالِمِينَ إِلَّا ضَلَالًا
Transliterasyon
Ve kad edallû kesîrâ(kesîren), ve lâ tezidiz zâlimîne illâ dalâlâ(dalâlen).
Transliteration (Eng.)
Waqad a<span class="u">d</span>alloo katheeran wal<span class="u">a</span>tazidi a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeena ill<span class="u">a</span> <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>l<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki bunlar, birçok kişileri doğru yoldan çıkardılar ve zâlimlerin, ancak sapıklığını arttır.
Ali Bulaç
"Böylece onlar, çoğu kimseyi şaşırtıp-saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma."
Bayraktar Bayraklı
Nûh şöyle dedi: “Bunlar birçoklarını saptırdılar. Sen de bu zâlimlerin sadece şaşkınlıklarını arttır!”
Diyanet İşleri
(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını arttır!*
Edip Yüksel
"Çok kişiyi saptırdılar. Öyleyse, sen de zalimlerin şaşkınlığını arttır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Çok kişiyi yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlerin sadece şaşkınlıklarını artır.
Erhan Aktaş
Pek çoğunu saptırdılar. “Sen de bu zalimlerin kayıplarından başka bir şeylerini artırma!”
Hakkı Yılmaz
(21-24)Nûh: “Rabbim! Şüphesiz toplumum bana isyan etti. Malı ve evladı kendisine zarardan başka bir şey vermeyen kimseye uydular. Ve onlar büyük tuzaklar kurdular. Ve ‘Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Ve sakın Vedd, Suvâ, Yagûs, Yeûk ve Nesr'i* bırakmayın’ dediler. Kesinlikle birçoklarını da saptırdılar. Sen de o şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanlara sadece sapıklığı arttır” dedi.(Sonraki 71:26)
Muhammed Esed
Onlar böylece çoğu kimseyi saptırdılar: o halde, Sen bu zalimlere yalnızca (özlem duydukları şeylerden) uzaklaşmalarını emret!"
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu böylece onlar bir çoklarını yoldan çıkardılar; Sen de (Allah'ım) bu zalimleri hedeflerinden daha fazla saptır!"
Suat Yıldırım
Böylece onlar birçok insanı şaşırttılar. Mademki öyle yaptılar, Sen de bu zalimlerin şaşkınlığını artır ya Rabbî! ”
Süleyman Ateş
(Böylece) Onlar, çok kimseyi yoldan çıkardılar. Sen de o zalimlere şaşkınlıktan başka bir şey artırma.
Şaban Piriş
Ve birçoklarını yoldan saptırdılar. Zalimlere kayıptan başka bir şey artırma.
Yaşar Nuri Öztürk
"Çoklarını saptırdılar. Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka birşeyi artırma."
Edip-Layth-Martha
They have misguided many, but We only increase the wicked in misguidance.
Muhammad Asad
"And so they have led many a one astray: hence, ordain Thou that these evildoers stray but farther and farther away [from all that they may desire]!"*
Rashad Khalifa
"They misled many. Therefore, let the wicked plunge deeper into loss.",
The Monotheist Group
And they have misguided many, but We only increase the wicked in misguidance.