Cin Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأنا | — | ve ennā | ve elbette biz | And that we |
| 2 | كنا | ك و نKVN | kunnā | idik | used to |
| 3 | نقعد | ق ع دGAD̃ | neḳ'ǔdu | oturur | sit |
| 4 | منها | — | minhā | onun | there in |
| 5 | مقاعد | ق ع دGAD̃ | meḳāǐde | oturma yerlerinde | positions |
| 6 | للسمع | س م عSMA | lissem'ǐ | dinlemeğe mahsus | for hearing, |
| 7 | فمن | — | femen | artık kim | but (he) who |
| 8 | يستمع | س م عSMA | yestemiǐ | dinlemek istese | listens |
| 9 | الآن | — | l-āne | şimdi | now |
| 10 | يجد | و ج دVCD̃ | yecid | bulur | will find |
| 11 | له | — | lehu | kendisini | for him |
| 12 | شهابا | ش ه بŞHB | şihāben | bir ışın | a flaming fire |
| 13 | رصدا | ر ص دRṦD̃ | raSaden | gözetleyen | waiting. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وانا كنا نقعد منها مقعد للسمع فمن يستمع الءان يجد له شهابا رصدا
Arapça (Harekeli)
وَأَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِ فَمَن يَسْتَمِعِ الْآنَ يَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَّصَدًا
Transliterasyon
Ve ennâ kunnâ nak’udu minhâ mekâıde lis sem’i fe men yestemiıl âne yecid lehu şihâben rasadâ(rasaden).
Transliteration (Eng.)
Waann<span class="u">a</span> kunn<span class="u">a</span> naqAAudu minh<span class="u">a</span>maq<span class="u">a</span>AAida li<span class="b">l</span>ssamAAi faman yastamiAAi al-<span class="u">a</span>nayajid lahu shih<span class="u">a</span>ban ra<span class="u">s</span>ad<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve gerçekten de biz, orada, bir söz duymak için bâzı yerlere otururduk, fakat şimdi kim, dinlemeye kalkışsa kendisini gözetliyen bir şihap buluyor.
Ali Bulaç
"Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur."
Bayraktar Bayraklı
“Halbuki biz, göğü dinleyebileceğimiz yerlerde oturuyorduk. Fakat şimdi, kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev hüzmesi buluyor.”
Diyanet İşleri
Halbuki, (daha önce) biz onun bazı kısımlarında (haber) dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor.
Edip Yüksel
"Biz orada casusluk için otururduk. Ancak şimdi her kim dinlemek isterse kendisini gözleyen bir ateş topu bulur."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Doğrusu biz göğün bazı mevkilerinde dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinleyecek olursa kendini gözetleyen parlak bir alev buluyor."
Erhan Aktaş
“Biz, dinlemek için oturma yerlerine otururduk. Fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen parlak bir alev buluyor.”
Hakkı Yılmaz
Ve hiç şüphesiz ki biz gökten duyum almak için oturulan yerlere oturur idik. Peki, şimdi her kim duyum almak için uğraşsa, kendine, gözetleyen parlak bir alev buluyor.
Muhammed Esed
halbuki onu(n gizlediği her sırrı) dinleyebileceğimiz (uygun) yerlere kurulmuştuk: ve şimdi (veya başka zaman) onu dinlemeye çalışan herkes (aynı şekilde) kendisini bekleyen bir alev ile karşılaşacaktır!
Mustafa İslamoğlu
halbuki vaktiyle biz onun uygun yerlerinde (haber) dinlemek için otururduk; ne var ki şimdi (bizden) her kim dinlemeye kalksa, derhal karşısında hedefe kilitli bir ateş topu buluyor.
Suat Yıldırım
“Önceleri biz göğün bazı yerlerinde oturup dinleme merkezleri edinirdik. Ama şimdi kim dinlemeye kalkışırsa, derhal kendini gözetleyip izleyen bir alevle karşılaşıyor. {KM, Tekvin 3, 24}
Süleyman Ateş
Ve biz onun dinlemeğe mahsus olan oturma yerlerinde oturur(gayb haberlerini dinlemeğe çalışır)dık. Artık şimdi kim dinlemek istese, kendisini gözetleyen bir ışın bulur.
Şaban Piriş
Oysa, orada bizim dinlemek için oturma yerlerimiz vardı. Şimdi kim dinlemek istese onu gözeten bir alev yakalıyor.
Yaşar Nuri Öztürk
"Biz eskiden, onun, dinlemek için oturulan yerlerinde otururduk. Ama şu anda kim dinlemeye kalksa kendisini gözetleyen bir alev / ışık bulur."
Edip-Layth-Martha
"We used to sit in it in places of listening, but anyone who sits now finds a projectile seeking him."
Muhammad Asad
notwithstanding that we were established in positions [which we had thought well-suited] to listening to [whatever secrets might be in] it:* and anyone who now [or ever] tries to listen will [likewise] find a flame lying in wait for him!*
Rashad Khalifa
" `We used to sit there in order to spy. Anyone who listens is pursued by a powerful projectile.,
The Monotheist Group
"And we used to sit in it in places of listening, but anyone who sits now finds a projectile seeking him."