Muddessir Sûresi22. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (3 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ثمṧummesonraThen
2عبسع ب سABSǎbesesurat astıhe frowned
3وبسرب س رBSRve beserakaşlarını çattı"and scowled;"

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ثم عبس وبسر

Arapça (Harekeli)

ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ

Transliterasyon

Summe abese ve beser|e|.

Transliteration (Eng.)

Thumma AAabasa wabasar<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra kaşını çattı, suratını astı,

Ali Bulaç

Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti.

Bayraktar Bayraklı

(21-25) Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: “Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür.”

Diyanet İşleri

Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.

Edip Yüksel

Sonra surat astı, kaşlarını çattı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra kaşını çattı, surat astı.

Erhan Aktaş

Sonra kaşlarını çatıp surat astı!

Hakkı Yılmaz

(18-25)Şüphesiz o, düşündü ve ölçü koydu. –Artık o mahvoldu. Nasıl bir ölçü koydu! Yine o mahvoldu. Nasıl bir ölçü koydu!– Sonra baktı. Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı. Sonra, arkasını döndü ve böbürlendi de: “Bu, söylenti hâlinde gelen bir büyüden başka bir şey değil. Bu, beşer sözünden başka bir şey değil” dedi.

Muhammed Esed

sonra kaşlarını çatarak dik dik süzer,

Mustafa İslamoğlu

ardından surat astı ve rengi attı.

Suat Yıldırım

Derken suratını astı, kaşlarını çattı. . .

Süleyman Ateş

Sonra surat astı, kaşlarını çattı,

Şaban Piriş

Sonra kaşlarını çatıp, surat astı.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı.

Edip-Layth-Martha

Then he frowned and scowled.

Muhammad Asad

and then he frowns and glares,*

Rashad Khalifa

He frowned and whined.,

The Monotheist Group

Then he frowned and became bad tempered.