Kıyame Sûresi34. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (3 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أولى | و ل يVLY | evlā | yazık | Woe |
| 2 | لك | — | leke | sana | to you, |
| 3 | فأولى | و ل يVLY | fe evlā | yazık | and woe! |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اولى لك فاولى
Arapça (Harekeli)
أَوْلَى لَكَ فَأَوْلَى
Transliterasyon
Evlâ leke fe evlâ.
Transliteration (Eng.)
Awl<span class="u">a</span> laka faawl<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kötülük sana gerek, gene de kötülük sana.
Ali Bulaç
Sen buna müstahaksın, dahasına müstahaksın.
Bayraktar Bayraklı
(31-35) Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!
Diyanet İşleri
Layıktır (o azap) sana, layık!
Edip Yüksel
Sen bunu haketmişsin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gerektir o bela sana, gerek.
Erhan Aktaş
Hak ettin! Layık olduğunu hak ettin!
Hakkı Yılmaz
(34,35)Yıkım çok yakın sana, hem de çok yakın! Yine, yıkım çok yakın sana, hem de çok yakın!
Muhammed Esed
(Ama ey insan, akibetin geliyor her dakika) yakınına, daha da yakınına,
Mustafa İslamoğlu
İşte yaklaşmakta olan, hem de çok yakınında!
Suat Yıldırım
Yazık sana yazık!
Süleyman Ateş
Yazık sana yazık!
Şaban Piriş
-Belanı buldun, belanı!
Yaşar Nuri Öztürk
Çok uygundur sana bu bela, çok uygun!
Edip-Layth-Martha
Woe to you and woe to you.
Muhammad Asad
[And yet, O man, thine end comes hourly] nearer unto thee, and nearer
Rashad Khalifa
You have deserved this.,
The Monotheist Group
Woe to you and woe to you.