İnsan Sûresi5. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 2 | الأبرار | ب ر رBRR | l-ebrāra | iyiler | the righteous |
| 3 | يشربون | ش ر بŞRB | yeşrabūne | içerler | will drink |
| 4 | من | — | min | -ten | from |
| 5 | كأس | ك ا سKES | ke'sin | bir kadeh- | a cup, |
| 6 | كان | ك و نKVN | kāne | olan | is |
| 7 | مزاجها | م ز جMZC | mizācuhā | karışımı | its mixture |
| 8 | كافورا | ك ف رKFR | kāfūran | kâfûr | (of) Kafur, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان الابرار يشربون من كاس كان مزاجها كافورا
Arapça (Harekeli)
إِنَّ الْأَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِن كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا
Transliterasyon
İnnel ebrâra yeşrebûne min ke’sin kâne mizâcuhâ kâfûrâ(kâfûren).
Transliteration (Eng.)
Inna al-abr<span class="u">a</span>ra yashraboona min ka/sink<span class="u">a</span>na miz<span class="u">a</span>juh<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>foor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İtâat eden ve iyilikte bulunanlar, şüphe yok ki kâselerle şaraplar içerler ki kâfûr ırmağının suyu da karıştırılmıştır bu şaraba.
Ali Bulaç
Şüphesiz ki iyiler (ebrar), karışımı kafur olan bir kadehten içerler.
Bayraktar Bayraklı
İyiler de, karışımı kâfur/hoş koku olan bir kadehten içerler.
Diyanet İşleri
İyiler ise, kâfur katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler.
Edip Yüksel
İyiler ise, kafur karıştırılmış bir kadehten içerler.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Kuşkusuz iyiler de karışımı kâfûr olan dolgun bir kadehten içerler.
Erhan Aktaş
İyi olanlar ise içinde kâfûr bulunan bir kadehten içerler.
Hakkı Yılmaz
(5-22)Şüphesiz, “iyi adamlar”, kâfur katılmış bir tastan içerler, fışkırtıldıkça fışkırtılacak bir pınardan ki ondan, verdikleri sözleri yerine getiren, kötülüğü yayılan bir günden korkan ve “Biz sizi, ancak Allah rızası için doyuruyoruz ve sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz; evet, biz asık suratlı ve çatık kaşlı bir günde Rabbimizden korkarız” diyerek Allah sevgisi için/sevmesine rağmen yiyeceği, yoksula ve öksüze ve tutsağa veren Allah'ın kulları içerler. Allah da, bu yüzden onları, o günün kötülüğünden korur; onlara aydınlık ve sevinç rastlayacak, sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve ipekleri verecek; orada tahtlara kurulmuş olarak kalacaklar; orada bir güneş de, dondurucu bir soğuk da görmeyecekler ve bahçenin gölgeleri onların üzerlerine sarkacak ve alçaltıldıkça alçaltılacak. Ve aralarında gümüş bir kap ve billûr kâseler dolaştırılacak, -kendilerinin ayarladığı billûrları gümüştendir-. Ve orada onlar, karışımı zencefil olan bir tastan sulanırlar, orada Selsebil denilen bir pınardan... Ve aralarında büyümez, yaşlanmaz çocuklar dolaşır; onları gördüğünde, saçılmış birer inci sanacaksın! Orayı gördüğünde, mutluluk ve büyük bir mülk ve yönetim göreceksin; üzerlerinde ince, yeşil ipekli, parlak atlastan giysiler olacak; gümüş bileziklerle süslenmiş olacaklar; Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecek. Şüphesiz ki bu, sizin için karşılıktır. Çalışmalarınız da karşılık ödenecek niteliktedir.
Muhammed Esed
(halbuki) gerçek erdem sahipleri, hoş kokulu çiçekler ile tatlandırılmış bir fincandan içerler:
Mustafa İslamoğlu
Elbet iyiler de hoş kokulu çiçek özü katkılı tarifsiz bir kadehden içecekler:
Suat Yıldırım
İyi insanlar ise, kâfur suyu ile hazırlanmış içecek kâselerini yudumlarlar.
Süleyman Ateş
İyiler de, karışımı kafur olan bir kadehten içerler.
Şaban Piriş
İyiler ise, bileşimi kafur olan bir kadehten içerler.
Yaşar Nuri Öztürk
İyilere gelince, onlar, karışımı kafur olan bir kadehten içerler.
Edip-Layth-Martha
As for the pious, they will drink from a cup which has the scent of musk.
Muhammad Asad
[whereas,] behold, the truly virtuous shall drink from a cup flavoured with the calyx of sweet-smelling flowers:*
Rashad Khalifa
As for the virtuous, they will drink from cups spiced with nectar.,
The Monotheist Group
As for the pious, they will drink from a cup with the scent of musk.