İnsan Sûresi9. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (10 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إنماinnemābiz"""Only"
2نطعمكمط ع مŦAMnuT'ǐmukumsize yediriyoruzwe feed you
3لوجهو ج هVCHlivechirızası içinfor (the) Countenance
4اللهllahiAllah(of) Allah.
5لاNot
6نريدر و دRVD̃nurīdubeklemiyoruzwe desire
7منكمminkumsizdenfrom you
8جزاءج ز يCZYcezā'enbir karşılıkany reward
9ولاve lāne deand not
10شكوراش ك رŞKRşukūranteşekkürthanks.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

انما نطعمكم لوجه الله لا نريد منكم جزاء ولا شكورا

Arapça (Harekeli)

إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَاءً وَلَا شُكُورًا

Transliterasyon

İnnemâ nut’imukum li vechillâhi lâ nurîdu minkum cezâen ve lâ şukûrâ(şukûren).

Transliteration (Eng.)

Innam<span class="u">a</span> nu<span class="u">t</span>AAimukum liwajhi All<span class="u">a</span>hil<span class="u">a</span> nureedu minkum jaz<span class="u">a</span>an wal<span class="u">a</span> shukoor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Sizi, ancak Allah rızâsı için doyurmadayız ve sizden istemeyiz ne bir karşılık, ne bir şükür.

Ali Bulaç

"Biz size, ancak Allah'ın yüzü (rızası) için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne bir teşekkür."

Bayraktar Bayraklı

(7-10) Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.

Diyanet İşleri

"Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz."

Edip Yüksel

"Biz sizi ALLAH rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür beklemiyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazır

"Size sırf Allah rızası için yemek yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz."

Erhan Aktaş

Biz, sizi yalnızca Allah’ın rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık veya bir teşekkür beklemiyoruz.

Hakkı Yılmaz

(5-22)Şüphesiz, “iyi adamlar”, kâfur katılmış bir tastan içerler, fışkırtıldıkça fışkırtılacak bir pınardan ki ondan, verdikleri sözleri yerine getiren, kötülüğü yayılan bir günden korkan ve “Biz sizi, ancak Allah rızası için doyuruyoruz ve sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz; evet, biz asık suratlı ve çatık kaşlı bir günde Rabbimizden korkarız” diyerek Allah sevgisi için/sevmesine rağmen yiyeceği, yoksula ve öksüze ve tutsağa veren Allah'ın kulları içerler. Allah da, bu yüzden onları, o günün kötülüğünden korur; onlara aydınlık ve sevinç rastlayacak, sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve ipekleri verecek; orada tahtlara kurulmuş olarak kalacaklar; orada bir güneş de, dondurucu bir soğuk da görmeyecekler ve bahçenin gölgeleri onların üzerlerine sarkacak ve alçaltıldıkça alçaltılacak. Ve aralarında gümüş bir kap ve billûr kâseler dolaştırılacak, -kendilerinin ayarladığı billûrları gümüştendir-. Ve orada onlar, karışımı zencefil olan bir tastan sulanırlar, orada Selsebil denilen bir pınardan... Ve aralarında büyümez, yaşlanmaz çocuklar dolaşır; onları gördüğünde, saçılmış birer inci sanacaksın! Orayı gördüğünde, mutluluk ve büyük bir mülk ve yönetim göreceksin; üzerlerinde ince, yeşil ipekli, parlak atlastan giysiler olacak; gümüş bileziklerle süslenmiş olacaklar; Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecek. Şüphesiz ki bu, sizin için karşılıktır. Çalışmalarınız da karşılık ödenecek niteliktedir.

Muhammed Esed

(ve kendi-kendilerine konuşurlar:) "Biz sizi yalnız Allah rızası için doyuruyoruz: sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz:

Mustafa İslamoğlu

(kendi kendilerine derler ki): "Biz size sadece Allah için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.

Suat Yıldırım

Ve derler ki: “Biz size sırf Allah rızası için ikram ediyoruz, yoksa sizden karşılık istemediğimiz gibi bir teşekkür bile beklemiyoruz. ”

Süleyman Ateş

Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.

Şaban Piriş

-Biz, sizi sadece Allah rızası için doyuruyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

"Biz size yalnız ve yalnız Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür istemiyoruz;

Edip-Layth-Martha

"We only feed you for the sake of God; we do not desire from you any reward or thanks."

Muhammad Asad

[saying, in their hearts,] "We feed you for the sake of God alone: we desire no recompense from you, nor thanks:

Rashad Khalifa

"We feed you for the sake of GOD; we expect no reward from you, nor thanks.,

The Monotheist Group

"We only feed you seeking the face of God; we do not desire from you any reward or thanks."