Nebe Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الذي | — | Elleƶī | ki | (About) which |
| 2 | هم | — | hum | onlar | they |
| 3 | فيه | — | fīhi | onda | (are) concerning it |
| 4 | مختلفون | خ ل فḢLF | muḣtelifūne | ayrılığa düşmektedirler | (in) disagreement. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الذى هم فيه مختلفون
Arapça (Harekeli)
الَّذِي هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ
Transliterasyon
Ellezî hum fîhi muhtelifûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Alla<span class="u">th</span>ee hum feehi mukhtalifoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Öylesine haber ki onlar, bu hususta aykırılığa düşmüşlerdir.
Ali Bulaç
Ki kendileri hakkında anlaşmazlık içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
(2-3) Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi mi?
Diyanet İşleri
(İnanıp inanmamakta) ayrılığa düşmektedirler.
Edip Yüksel
Ki onlar onda anlaşmazlık halindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki onlar onda ayrılığa düşmektedirler.
Erhan Aktaş
Onlar, onun hakkında anlaşmazlık içindeler.
Hakkı Yılmaz
(1-3)Hangi şeyden; kendilerinin, hakkında ayrı ayrı inanca sahip oldukları büyük, önemli o haberden mi soruşuyorlar?
Muhammed Esed
üzerinde (hiçbir şekilde) anlaşamadıkları.
Mustafa İslamoğlu
Ki onlar o (haber) hakkında farklı düşünüyorlar.
Suat Yıldırım
2, 3. Hakkında ihtilafa düştükleri o mühim haberi mi?
Süleyman Ateş
Ki onlar onda ayrılığa düşmektedirler.
Şaban Piriş
Onlar ki, hakkında ihtilaf ediyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Ki onda tartışma içindedirler.
Edip-Layth-Martha
The one which they are in disagreement about.
Muhammad Asad
on which they [so utterly] disagree.*
Rashad Khalifa
That is disputed by them.,
The Monotheist Group
The one which they are in disagreement about.