Nebe Sûresi40. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed We |
| 2 | أنذرناكم | ن ذ رNZ̃R | enƶernākum | siz uyardık | [We] have warned you |
| 3 | عذابا | ع ذ بAZ̃B | ǎƶāben | bir azab ile | (of) a punishment |
| 4 | قريبا | ق ر بGRB | ḳarīben | yakın | near |
| 5 | يوم | ي و مYVM | yevme | o gün | (the) Day |
| 6 | ينظر | ن ظ رNƵR | yenZuru | bakar | will see |
| 7 | المرء | م ر اMRE | l-mer'u | kişi | the man |
| 8 | ما | — | mā | işlere | what |
| 9 | قدمت | ق د مGD̃M | ḳaddemet | öne sürdüğü | have sent forth |
| 10 | يداه | ي د يYD̃Y | yedāhu | ellerinin | his hands |
| 11 | ويقول | ق و لGVL | ve yeḳūlu | ve der | and will say |
| 12 | الكافر | ك ف رKFR | l-kāfiru | kafir | the disbeliever, |
| 13 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 14 | ليتني | ل ي تLYT | leytenī | keşke ben | I wish |
| 15 | كنت | ك و نKVN | kuntu | ben olsaydım | I were |
| 16 | ترابا | ت ر بTRB | turāben | toprak | "dust!""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا انذرنكم عذابا قريبا يوم ينظر المرء ما قدمت يداه ويقول الكافر يليتنى كنت تربا
Arapça (Harekeli)
إِنَّا أَنذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَنِي كُنتُ تُرَابًا
Transliterasyon
İnnâ enzernâkum azâben karîbâ(karîben), yevme yenzurul mer’u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlul kâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ(turâben).
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> an<span class="u">th</span>arn<span class="u">a</span>kum AAa<span class="u">tha</span>banqareeban yawma yan<span class="i"><span class="u">th</span></span>uru almaro m<span class="u">a</span> qaddamatyad<span class="u">a</span>hu wayaqoolu alk<span class="u">a</span>firu y<span class="u">a</span> laytanee kuntutur<span class="u">a</span>b<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz sizi, yakın bir azapla korkutmadayız; o gün kişi, elleriyle hazırladığına bakar ve kâfir de ne olurdu der, keşke toprak olaydım.
Ali Bulaç
Gerçekten Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan da: "Ah, keşke ben bir toprak oluverseydim" diyecek.
Bayraktar Bayraklı
Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve kâfir, “Keşke toprak olsaydım!” diyecektir.
Diyanet İşleri
Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkarcı kişi: "Keşke toprak olsaydım!" diyecektir.
Edip Yüksel
Biz, sizi yakın bir azap ile uyarmış bulunuyoruz. O gün kişi yapmış olduklarına bakar ve inkârcı ise, "Keşke toprak olsaydım!" der.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve kâfir diyecek ki: "Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım."
Erhan Aktaş
Sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin yaptıklarıyla* karşı karşıya gelecek ve gerçeği yalanlayarak nankörlük eden kimse: “Keşke toprak olsaydım.” diyecek.
Hakkı Yılmaz
(38-40)İndirilmiş âyetler ve vahiy, tanık olarak saf saf dikildikleri gün, Rahmân'ın [yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah'ın] izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. Ve o izin verilen, doğruyu söyler: “İşte bu, hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir sığınak edinir. Şüphesiz Biz sizi yakın bir azap ile uyardık.” O gün, kişi iki gücünün/mal ve çevresinin ne takdim ettiğine bakar/yaptıklarıyla yüz yüze gelir ve kâfir; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kişi: “Ah ne olaydı, ben bir toprak olsaydım” der.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, Biz sizi yakındaki bir azaba karşı uyarmaktayız; insanın ilerisi için yapıp-ettiklerini (açıkça) göreceği ve hakikati inkar edenin: "Eyvah, keşke toprak olsaydım..!" diyeceği Gün(ün azabına)!
Mustafa İslamoğlu
Kuşku yok ki Biz sizi, çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz: o gün kişi elleriyle takdim ettiği şeylere bakacak; ve (yeniden dirilişi) inkar eden kişi şöyle diyecek: "Ah n'olaydım, keşke bir toprak olaydım!"
Suat Yıldırım
Biz, gelmesi yaklaşmış bir azabı bildirerek sizi uyarıyoruz. O gün gelecek, ve her şahıs önünde, yalnız yapıp ettiklerini bulup bakacak ve kâfir: “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım! ” diyecek. [18, 49; 75, 13]
Süleyman Ateş
Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. O gün kişi, ellerinin (yapıp) öne sürdüğü işlere bakar ve kafir: "Keşke ben, toprak olsaydım!" der.
Şaban Piriş
Biz, sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişi o gün, elleri ile ne sunduğuna bakar. Kafir olan da:-Keşke toprak olsaydım! der.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. Bir gündedir ki o, kişi kendi ellerinin önden gönderdiğine bakar ve küfre sapan şöyle der: "Keşke toprak olsaydım."
Edip-Layth-Martha
I have warned you of a retribution which is close, the day when man will look at what he has brought forth and the ingrate will say, "I wish I were dust!"
Muhammad Asad
Verily, We have warned you of suffering near at hand - [suffering] on the Day when man shall [clearly] see what his hands have sent ahead, and when he who has denied the truth shall say, "Oh, would that I were mere dust... !"*
Rashad Khalifa
We have sufficiently warned you about an imminent retribution. That is the day when everyone will examine what his hands have sent forth, and the disbeliever will say, "Oh, I wish I were dust.",
The Monotheist Group
I have warned you of a retribution which is close, the Day when man will look at what he has brought forth and the rejecter will say: "I wish I were dust!"