Enfal Sûresi32. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذve iƶve haniAnd when
2قالواق و لGVLḳālūdemişlerdithey said,
3اللهمllahummeAllah'ım"""O Allah!"
4إنineğerIf
5كانك و نKVNkāneisewas
6هذاhāƶābuthis
7هوhuve(kişi)[it]
8الحقح ق قḪGGl-Haḳḳabir gerçekthe truth
9منmin[of]
10عندكع ن دAND̃ǐndikesenin yanından gelmişfrom You
11فأمطرم ط رMŦRfeemTiryağdırthen (send) rain
12عليناǎleynābaşımızaupon us
13حجارةح ج رḪCRHicāratentaş(of) stones
14منminefrom
15السماءس م وSMVs-semāigöktenthe sky
16أوeviyahutor
17ائتناا ت يETY'tinābize getirbring (upon) us
18بعذابع ذ بAZ̃Bbiǎƶābinbir azaba punishment
19أليما ل مELMelīminacıklı"painful."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذ قالوا اللهم ان كان هذا هو الحق من عندك فامطر علينا حجارة من السماء او ائتنا بعذاب اليم

Arapça (Harekeli)

وَإِذْ قَالُوا اللَّهُمَّ إِن كَانَ هَذَا هُوَ الْحَقَّ مِنْ عِندِكَ فَأَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِّنَ السَّمَاءِ أَوِ ائْتِنَا بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Transliterasyon

Ve iz kâlûllâhumme in kâne hâzâ huvel hakka min indike fe emtir aleynâ hıcâreten mines semâi evi´tinâ bi azâbin elîm(elîmin).

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">th</span> q<span class="u">a</span>loo all<span class="u">a</span>hummain k<span class="u">a</span>na h<span class="u">atha</span> huwa al<span class="u">h</span>aqqa min AAindika faam<span class="u">t</span>irAAalayn<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>ij<span class="u">a</span>ratan mina a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-iawi i/tin<span class="u">a</span> biAAa<span class="u">tha</span>bin aleem<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani Allah'ım demişlerdi, bu, senin katındansa ve gerçekse başımıza gökten taş yağdır, yahut da bize elemli bir azap ver.

Ali Bulaç

Bir de: "Ey Allah'ımız, eğer bu (Kur'an) bir gerçek olarak Senin Katından ise, gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acı bir azap getir (bakalım)." demişlerdi.

Bayraktar Bayraklı

Hani yine onlar, “Allahımız! Eğer bu kitap senin katından gelen gerçek ise, gökten üzerimize taş yağdır veya bize elem verici bir azap ver!” demişlerdi.

Diyanet İşleri

Hani (o kâfirler) bir zaman da: Ey Allah'ım! Eğer bu Kitap senin katından gelmiş bir gerçekse üzerimize gökten taş yağdır, yahut bize elem verici bir azap getir! demişlerdi.

Edip Yüksel

Hatta, "Rabbimiz, bu senden gelen bir gerçek ise, üstümüze gökten taşlar yağdır veya başımıza acıklı bir azap getir" diyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir vakit de, "Ey Allah, eğer bu Senin katından gelmiş bir hak kitap ise, hiç durma üstümüze gökten taşlar yağdır veya bize daha acı bir azap ver" demişlerdi.

Erhan Aktaş

Bir de dediler ki: “Allah’ım! Eğer bu Senin tarafından gelen bir gerçekse*, gökten üzerimize taş yağdır veya bize can yakıcı bir azap ver.”

Hakkı Yılmaz

Bir vakit de onlar, “Ey Allah'ım! Eğer bu, Senin katından gelmiş bir hakkın/gerçeğin ta kendisi ise, hiç durma üstümüze gökten taşlar yağdır veya bize çok acı veren bir azap ver” demişlerdi.

Muhammed Esed

Ve bir de şöyle derlerdi: "Ey Allah'ımız, eğer bu gerçekten Senin katından (indirilen) hakkın kendisi ise, o zaman gökten taş yağdır başımıza, yahut (daha) can yakıcı bir azap çıkar karşımıza!"

Mustafa İslamoğlu

Bir zaman da tuttular şöyle dediler: "Allah'ım! Bu eğer senin katından gelen bir hakikatse, o zaman gökten üzerimize taş yağdır; ya da bize can yakıcı bir azap gönder!"

Suat Yıldırım

Hani bir zaman da onlar: “Ya Rabbî, eğer bu Kur'ân senin tarafından gelmiş hak bir kitap ise hemen üzerimize gökten taş yağdır, yahut bize acı bir azap ver! ” demişlerdi.

Süleyman Ateş

Ve: "Allah'ım, eğer bu, senin yanından gelmiş gerçekse başımıza gökten taş yağdır, yahut bize acı bir azab getir!" demişlerdi.

Şaban Piriş

“Ve Allahım, eğer bu senin yanından gelmiş gerçekse başımıza gökten taş yağdır, yahut bize acı bir azap ver!”

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söylemişlerdi: "Allahımız! Eğer bu, senin katından gelmiş gerçeğin kendisiyse, gökten üstümüze taş yağdır. Yahut bize korkunç bir azap musallat et."

Edip-Layth-Martha

They said, "Our god, if this is the truth from You, then send down upon us a rain of stones from the sky or bring on us a painful retribution."

Muhammad Asad

And, lo, they would say, "O God! If this. be indeed the truth from Thee, then rain down upon us stones from the skies, or inflict [some other] grievous suffering on us!„*

Rashad Khalifa

They also said, "Our god, if this is really the truth from You, then shower us with rocks from the sky, or pour upon us a painful punishment.",

The Monotheist Group

And they said: "Our god, if this is the truth from You, then send down upon us a rain of stones from the heaven or bring upon us a painful retribution."