Enfal Sûresi33. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (12 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وماvemāoysaBut not
2كانك و نKVNkānedeğildiis
3اللهllahuAllah(for) Allah
4ليعذبهمع ذ بAZ̃Bliyuǎƶƶibehumonlara azab edecekthat He punishes them
5وأنتveenteve senwhile you
6فيهمfīhimonların içinde bulundukça(are) among them,
7وماve māveand not
8كانك و نKVNkānedeğildiis
9اللهllahuAllahAllah
10معذبهمع ذ بAZ̃Bmuǎƶƶibehumonlara azab edecekthe One Who punishes them
11وهمvehumve onlarwhile they
12يستغفرونغ ف رĞFRyesteğfirūneistiğfar ederlerkenseek forgiveness.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وما كان الله ليعذبهم وانت فيهم وما كان الله معذبهم وهم يستغفرون

Arapça (Harekeli)

وَمَا كَانَ اللَّهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَأَنتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ اللَّهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

Transliterasyon

Ve mâ kânallâhu li yuazzibehum ve ente fîhim, ve mâ kânallâhu muazzibehum ve hum yestagfirûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na All<span class="u">a</span>huliyuAAa<span class="u">thth</span>ibahum waanta feehim wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>naAll<span class="u">a</span>hu muAAa<span class="u">thth</span>ibahum wahum yastaghfiroon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat sen, onların içinde oldukça onları azaplandırmaz ve gene yarlıganma dilerlerken Allah onlara azap vermez.

Ali Bulaç

Oysa sen içlerinde bulunduğun sürece, Allah onları azaplandıracak değildir. Ve onlar, bağışlanma dilemektelerken de, Allah onları azaplandıracak değildir.

Bayraktar Bayraklı

Halbuki sen onların içinde iken Allah onlara azap verecek değildir ve aralarındaki müminler bağışlanma dilerken de şüphesiz Allah onlara azap etmez.

Diyanet İşleri

Halbuki sen onların içinde iken Allah, onlara azap edecek değildir. Ve onlar mağfiret dilerlerken de Allah onlara azap edici değildir.

Edip Yüksel

Sen onların arasında bulunduğun sürece ALLAH onlara azap edecek değildir. Onlar, bağışlanma dilerlerken de ALLAH onları cezalandıracak değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azab edecek değildi. İstiğfar ettikleri sürece de Allah onlara azab edecek değildir.

Erhan Aktaş

Sen onların içindeyken, Allah, onlara azap etmez. Onlar, bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edecek değildir.

Hakkı Yılmaz

Hâlbuki sen içlerinde iken Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edici değildir.

Muhammed Esed

Ne var ki, Allah, (ey Peygamber) sen henüz onların arasında bulunurken, onları bu şekilde cezalandırmak istemedi; ayrıca Allah onları, (hâlâ) af dileyebilecekleri bir safhada cezalandıracak da değildi.

Mustafa İslamoğlu

Oysa ki Allah, sen onların arasındayken onları cezalandırmayı istemedi; üstelik Allah, af dileme sürecini yaşarken onları cezalandırmak ta istemezdi.

Suat Yıldırım

Halbuki sen onların aralarında bulunduğun müddetçe Allah onları azaba uğratmaz; eğer onlar istiğfar ederlerse Allah bu takdirde de onlara azab etmez. [29, 53; 38, 16; 70, 1-3; 26, 87]*

Süleyman Ateş

Oysa sen onların içinde bulundukça Allah, onlara azab edecek değildi ve onlar istiğfar ederlerken (içlerinde istiğfar edenler var iken) de Allah, onlara azab edecek değildi.

Şaban Piriş

Sen onların arasındayken Allah onlara azap etmez. Aralarında bağışlanma dileyenler oldukça Allah onlara azap etmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Oysa ki, sen onların içinde iken Allah onlara azap etmeyecekti. Onlar, af dileyip dururken de Allah onlara azap etmezdi.

Edip-Layth-Martha

But God was not to punish them while you are with them, nor will God punish them while they continue to seek forgiveness.

Muhammad Asad

But God did not choose thus to chastise them whip thou [O Prophet] wert still among them,* nor would God chastise them when they [might yet] ask for forgiveness.

Rashad Khalifa

However, GOD is not to punish them while you are in their midst; GOD is not to punish them while they are seeking forgiveness.,

The Monotheist Group

And God will not punish them while you are with them, nor will God punish them while they continue to seek forgiveness.