Buruc Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (2 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وشاهد | ش ه دŞHD̃ | ve şāhidin | ve şahide andolsun | And (the) witness |
| 2 | ومشهود | ش ه دŞHD̃ | ve meşhūdin | ve şahidlik edilene | and what is witnessed, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وشاهد ومشهود
Arapça (Harekeli)
وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ
Transliterasyon
Ve şâhidin ve meşhûd(meşhûdin).
Transliteration (Eng.)
Wash<span class="u">a</span>hidin wamashhood<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve tanığa ve görünene.
Ali Bulaç
Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene).
Bayraktar Bayraklı
(1-3) Burçlar sahibi göğe; vaad edilen o güne; tanık olan ve tanık olunana yemin olsun ki,
Diyanet İşleri
(O günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki,
Edip Yüksel
Ve tanığa da tanık olunana da andolsun.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şahitlik edene ve edilene andolsun ki,
Erhan Aktaş
Tanığa ve tanıklık edilene ant olsun,
Hakkı Yılmaz
(1-3)Kur’ân âyetlerini öğrenmiş iyi hesap bilenleri, ölüm anını, değişime, yıkıma uğratılan toplumların kalıntılarını ve bunları gözlemleyenleri* kanıt gösteririm ki, (Sonraki 85:12)
Muhammed Esed
ve O (her şeye) tanıklık eden ile (O'nun tarafından) tanıklık edileni!
Mustafa İslamoğlu
her bir tanık ve sanık şahit olsun (da şu gerçeği ünlesin):
Suat Yıldırım
Şahid ile meşhûda kasem ederim ki: *
Süleyman Ateş
(O gün) Şahide ve şahidlik edilene andolsun,
Şaban Piriş
Şahid olana ve şahid olunana..
Yaşar Nuri Öztürk
Tanıklık edene, tanıklık edilene / seyredene, seyredilene,
Edip-Layth-Martha
A witness and a witnessed.
Muhammad Asad
and [of] Him who witnesses [all], and [of] that unto which witness is borne [by Him]!*
Rashad Khalifa
The witness and the witnessed.,
The Monotheist Group
And a witness and a witnessed.