Tevbe/Bara'e Sûresi11. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فإن | — | fein | eğer | But if |
| 2 | تابوا | ت و بTVB | tābū | tevbe eder/döner | they repent |
| 3 | وأقاموا | ق و مGVM | ve eḳāmū | ve -doğrulur | and establish |
| 4 | الصلاة | ص ل وṦLV | S-Salāte | SaLâTe/Desteğe- | the prayer |
| 5 | وآتوا | ا ت يETY | ve ātevu | ve -verirlerse | and give |
| 6 | الزكاة | ز ك وZKV | z-zekāte | zekat- | the zakah, |
| 7 | فإخوانكم | ا خ وEḢV | feiḣvānukum | sizin kardeşlerinizdirler | then (they are) your brothers |
| 8 | في | — | fī | in | |
| 9 | الدين | د ي نD̃YN | d-dīni | dinde | [the] religion. |
| 10 | ونفصل | ف ص لFṦL | ve nufeSSilu | ve uzun uzun açıklıyoruz | And We explain in detail |
| 11 | الآيات | ا ي يEYY | l-āyāti | ayetleri | the Verses |
| 12 | لقوم | ق و مGVM | liḳavmin | bir kavme | for a people |
| 13 | يعلمون | ع ل مALM | yeǎ'lemūne | bilen | (who) know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فان تابوا واقاموا الصلوة وءاتوا الزكوة فاخونكم فى الدين ونفصل الءايت لقوم يعلمون
Arapça (Harekeli)
فَإِن تَابُوا وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَآتَوُا الزَّكَاةَ فَإِخْوَانُكُمْ فِي الدِّينِ وَنُفَصِّلُ الْآيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Fe in tâbû ve ekâmus salâte ve âtuz zekâte fe ıhvânukum fîd dîn (dîni), ve nufassılul âyâti li kavmin ya´lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa-in t<span class="u">a</span>boo waaq<span class="u">a</span>moo a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>tawa<span class="u">a</span>tawoo a<span class="b">l</span>zzak<span class="u">a</span>ta fa-ikhw<span class="u">a</span>nukum feea<span class="b">l</span>ddeeni wanufa<span class="u">ss</span>ilu al-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tiliqawmin yaAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat tövbe ederler, namaz kılarlar ve zekât verirlerse onlar da din kardeşlerinizdir ve biz, bilen topluluğa âyetlerimizi açıklar, bildiririz.
Ali Bulaç
Eğer onlar tevbe edip namazı kılarlarsa ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
Bayraktar Bayraklı
Tövbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, anlayacak bir topluluğa âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Diyanet İşleri
Fakat tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, bilen bir kavme ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Edip Yüksel
Tövbe ederlerse, namaz kılar ve zekât verirlerse din kardeşleriniz olurlar. Bilenlere ayetleri böyle açıklarız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, bilen bir kavme açıklarız.
Erhan Aktaş
Eğer tövbe eder, salâtı ikame eder ve zekâtı verirlerse*, onlar artık dinde sizin kardeşlerinizdir. Biz, âyetleri, bilen bir kavim için böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
Hakkı Yılmaz
Bundan sonra eğer tevbe ederlerse, salâtı ikame ederlerse [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturur, ayakta tutarlarsa] ve zekâtı/vergilerini verirlerse, artık onlar dinde kardeşlerinizdirler. Ve Biz âyetleri, bilen bir toplum için ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
Muhammed Esed
Ama yine de tevbe eder, salâta katılırlar ve arınma için gerekli yükümlülükleri yerine getirirlerse onlar da artık din kardeşleriniz sayılırlar: Bakın, işte böyle açık açık ve ayrıntılı olarak dile getiriyoruz, bilmek öğrenmek isteyen bir topluluk için, ayetlerimizi!
Mustafa İslamoğlu
Ama eğer kendilerini düzeltir, namazı istikametle kılar ve zekatı gönülden gelerek verirlerse, o zaman sizin dinde kardeşiniz olmuş olurlar. Ve Biz ayetlerimizi, onların (değerini) bilen bir toplum için işte bu şekilde tüm boyutlarıyla açıklıyoruz.
Suat Yıldırım
Bununla beraber kâfirlikten vazgeçip tövbe eder, namaz kılar, zekât verirlerse artık sizin din kardeşleriniz olurlar. Bilip anlayacak kimseler için Biz âyetlerimizi iyice açıklarız.
Süleyman Ateş
Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekatı verirlerse, dinde sizin kardeşlerinizdirler. Biz, bilen bir kavme ayetleri böyle uzun uzun açıklıyoruz.
Şaban Piriş
Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, sizin din kardeşiniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri iyice açıklıyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
Bununla birlikte tövbe eder, namazı kılar, zekatı verirlerse, artık sizin, dinde kardeşinizdirler. Biz ayetlerimizi, bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.
Edip-Layth-Martha
If they repent, and they observe the support activities, and they contribute towards betterment, then they are your brothers in the system. We explain the signs for a people who know.
Muhammad Asad
Yet if they repent, and take to prayer, and render the purifying dues, they become your brethren in faith:* and clearly do We spell out these messages unto people of [innate] knowledge!
Rashad Khalifa
If they repent and observe the Contact Prayers (Salat) and give the obligatory charity (Zakat), then they are your brethren in religion. We thus explain the revelations for people who know.,
The Monotheist Group
If they repent, and they hold the contact prayer, and they contribute towards purification, then they are your brothers in the system. We explain the revelations for a people who know.