Tevbe/Bara'e Sûresi112. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | التائبون | ت و بTVB | Et-tāibūne | tevbe edenler | Those who turn in repentance, |
| 2 | العابدون | ع ب دABD̃ | l-ǎābidūne | ibadet edenler | those who worship, |
| 3 | الحامدون | ح م دḪMD̃ | l-Hāmidūne | hamdedenler | those who praise, |
| 4 | السائحون | س ي حSYḪ | s-sāiHūne | seyahat edenler | those who go out, |
| 5 | الراكعون | ر ك عRKA | r-rākiǔne | rüku edenler | those who bow down, |
| 6 | الساجدون | س ج دSCD̃ | s-sācidūne | secde edenler | those who prostrate, |
| 7 | الآمرون | ا م رEMR | l-āmirūne | emredip | those who enjoin |
| 8 | بالمعروف | ع ر فARF | bil-meǎ'rūfi | iyiliği | the right |
| 9 | والناهون | ن ه يNHY | ve nnāhūne | ve men'edenler | and those who forbid |
| 10 | عن | — | ǎni | -ten | [on] |
| 11 | المنكر | ن ك رNKR | l-munkeri | kötülük- | the wrong, |
| 12 | والحافظون | ح ف ظḪFƵ | velHāfiZūne | ve koruyanlar | and those who observe |
| 13 | لحدود | ح د دḪD̃D̃ | liHudūdi | sınırlarını | (the) limits |
| 14 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah. |
| 15 | وبشر | ب ش رBŞR | ve beşşiri | ve müjdele | And give glad tidings |
| 16 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | mü'minleri | (to) the believers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
التئبون العبدون الحمدون السئحون الركعون السجدون الءامرون بالمعروف والناهون عن المنكر والحفظون لحدود الله وبشر المومنين
Arapça (Harekeli)
التَّائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْآمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللَّهِ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ
Transliterasyon
Ettâibûnel âbidûnel hâmidûnes sâihûner râkiûnes sâcidûnel âmirûne bil ma’rûfi ven nâhûne anil munkeri vel hâfizûne li hudûdillâh (hudûdillâhi), ve beşşiril mu’minîn (mu’minîne).
Transliteration (Eng.)
A<span class="b">l</span>tt<span class="u">a</span>-iboona alAA<span class="u">a</span>bidoonaal<span class="u">ha</span>midoona a<span class="b">l</span>ss<span class="u">a</span>-i<span class="u">h</span>oona a<span class="b">l</span>rr<span class="u">a</span>kiAAoonaa<span class="b">l</span>ss<span class="u">a</span>jidoona al-<span class="u">a</span>miroona bi<span class="b">a</span>lmaAAroofiwa<span class="b">al</span>nn<span class="u">a</span>hoona AAani almunkari wa<span class="b">a</span>l<span class="u">ha</span>fi<span class="i"><span class="u">th</span></span>oonali<span class="u">h</span>udoodi All<span class="u">a</span>hi wabashshiri almu/mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Tövbe edenler, ibâdette bulunanlar, hamd eyleyenler, oruç tutanlar (savaş veya bilgi elde etmek için yurttan yurda gezenler), rükû edenler, secdeye kapananlar, iyiliği emredenler, kötülüğü nehyeyleyenler ve Allah sınırlarını koruyanlar. İşte bu inanmış kişileri de müjdele.
Ali Bulaç
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü'minleri müjdele.
Bayraktar Bayraklı
Bu kazancı tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar elde edecektir. O müminleri müjdele!
Diyanet İşleri
(Bu alış verişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!*
Edip Yüksel
Onlar: Tövbe eden, hizmet yapan, yücelterek öven, aktif, eğilen, secde eden, iyiliği savunan, kötülükten meneden ve ALLAH'ın yasalarını koruyan insanlardır. Gerçeği onaylayanları müjdele.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Bunlar), O tevbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruçlular, o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah'ın hududunu koruyanlar (emirleriyle yasaklarının ölçülerine riayet edenler)dır. Müjde ver o müminlere, müjde!
Erhan Aktaş
Tövbe edenler, kulluk edenler, hamd edenler*, seyahat edenler*, ruku edenler*, secde edenler*, iyi olanı önerip, kötülüğe engel olanlar; Allah’ın hudutlarını koruyanlardır. Mü’minleri müjdele.
Hakkı Yılmaz
(111,112)Şüphesiz Allah, tevbe eden, kulluk eden, övgüde bulunan, seyahat eden, Allah'ı birleyen, boyun eğip teslimiyet gösteren, herkesçe kabul gören iyi şeyleri emreden, kötü olan her şeyden vazgeçiren, Allah'ın hududunu koruyan inananlardan, canlarını ve mallarını şüphesiz cenneti onlara verme karşılığında satın almıştır: Onlar, Allah yolunda savaşırlar; sonra öldürürler ve öldürülürler. Bu, Allah'ın Tevrât, İncîl ve Kur’ân'daki gerçek bir vaadidir Ve sözünü, Allah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse, yaptığınız alış-verişle sevinin. Ve işte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir. Ve mü’minlere müjde ver!
Muhammed Esed
(Bu, ne zaman bir günah işleseler, hemen) tevbe ve pişmanlık içinde Rablerine yönelen kimselerin (bahtiyarlığıdır); O'na (yürekten) kulluk edenlerin; O'nu (coşkuyla) övenlerin; ve (O'nun hoşnutluğunu) aramaya durmaksızın devam edenlerin; ve (O'nun önünde) eğilen, O'nun önünde hürmet ve tazimle yere kapananların; doğru ve güzel olanın yapılmasını önerip, eğri ve kötü olanın yapılmasına engel olanların; ve Allah'ın koyduğu sınırları gözetenlerin (bahtiyarlığı). Öyleyse, (ey Peygamber, Allah'ın bu vaadiyle) müjdele, bütün o müminleri.
Mustafa İslamoğlu
(Bu), ne zaman bir günah işleseler hemen tüm varlığıyla O'na yönelenlerin, yalnız O'na kulluk edenlerin, övgülerin tamamını sadece O'na hasredenlerin, seyyah olup O'nun rızasının peşine düşenlerin, yalnızca O'nun önünde eğilip, sadece O'nun huzurunda yere kapananların, iyi ve doğru olanı önerip kötü ve yanlış olandan alıkoyanların ve Allah'ın koyduğu sınırları kesintisiz koruyanların (mutluluğudur). O halde, (bu evsaftaki) tüm mü'minleri müjdele.
Suat Yıldırım
O tövbe edenler, o ibadet edenler, o hamd edenler, Allah'ın rızası için sefer edenler, o rükû edenler, o secdeye kapananlar, iyilikleri yayanlar, kötülükleri önleyenler ve Allah'ın hudutlarını bekleyip koruyanlar yok mu? İşte o müminleri müjdele! [66, 5; 4, 24]*
Süleyman Ateş
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, seyahat edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten men'edenler ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar... İşte o mü'minleri müjdele (ne mutlu onlara)!*
Şaban Piriş
Allaha tevbe eden, kulluk eden, hamd eden, seyahat eden, boyun eğen, secde eden, iyilikleri emreden, kötülükleri yasaklayan, Allahın yasalarını koruyan müminleri müjdele!
Yaşar Nuri Öztürk
Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat ederken oruç tutanlar, rüku edenler, secdeye kapananlar, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar, Allah'ın sınırlarını koruyanlar... Müjdele o müminleri!
Edip-Layth-Martha
They are the repenters, the servers, the praisers, the activists, the bowing, the prostrating, the advocators of good, the forbidders of evil, and the keepers of God's ordinance. Give good news to those who acknowledge.
Muhammad Asad
[It is a triumph of] those who turn [unto God] in repentance [whenever they have sinned], and who worship and praise [Him], and go on and on [seeking His goodly acceptance],* and bow down [before Him] and prostrate themselves in adoration, and enjoin the doing of what is right and forbid the doing of what is wrong, and keep to the bounds set by God. And give thou [O Prophet] the glad tiding [of God's promise] to all believers.
Rashad Khalifa
They are the repenters, the worshipers, the praisers, the meditators, the bowing and prostrating, the advocators of righteousness and forbidders of evil, and the keepers of GOD's laws. Give good news to such believers. You Shall Disown God's Enemies Abraham Disowned His Father,
The Monotheist Group
They are the repenters, the worshipers, the thankful, the devout, the kneeling, the prostrating, the advocates of good and the prohibiters of vice, and the caretakers of the boundaries of God; and give good news to the believers.