Tevbe/Bara'e Sûresi113. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ما | — | mā | Not | |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | yoktur | (it) is |
| 3 | للنبي | ن ب اNBE | linnebiyyi | peygamber için | for the Prophet |
| 4 | والذين | — | velleƶīne | ve kimseler için | and those who |
| 5 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lar) | believe |
| 6 | أن | — | en | that | |
| 7 | يستغفروا | غ ف رĞFR | yesteğfirū | mağfiret dilemek | they ask forgiveness |
| 8 | للمشركين | ش ر كŞRK | lilmuşrikīne | ortak koşanlar için | for the polytheists, |
| 9 | ولو | — | velev | ve şayet | even though |
| 10 | كانوا | ك و نKVN | kānū | olsalar | they be |
| 11 | أولي | ا و لEVL | ūlī | akraba bile | near of kin, |
| 12 | قربى | ق ر بGRB | ḳurbā | near of kin, | |
| 13 | من | — | min | after | |
| 14 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra | after |
| 15 | ما | — | mā | [what] | |
| 16 | تبين | ب ي نBYN | tebeyyene | belli olduktan | has become clear |
| 17 | لهم | — | lehum | onların | to them, |
| 18 | أنهم | — | ennehum | muhakkak | that they |
| 19 | أصحاب | ص ح بṦḪB | eSHābu | halkı oldukları | (are the) companions |
| 20 | الجحيم | ج ح مCḪM | l-ceHīmi | cehennem | (of) the Hellfire. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ما كان للنبى والذين ءامنوا ان يستغفروا للمشركين ولو كانوا اولى قربى من بعد ما تبين لهم انهم اصحب الجحيم
Arapça (Harekeli)
مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذِينَ آمَنُوا أَن يَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِكِينَ وَلَوْ كَانُوا أُولِي قُرْبَى مِن بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُمْ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ
Transliterasyon
Mâ kâne lin nebiyyi vellezîne âmenû en yestagfirû lil muşrikîne ve lev kânû ulî kurbâ min ba’di mâ tebeyyene lehum ennehum ashâbul cahîm|i|.
Transliteration (Eng.)
M<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na li<span class="b">l</span>nnabiyyi wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena<span class="u">a</span>manoo an yastaghfiroo lilmushrikeena walaw k<span class="u">a</span>nooolee qurb<span class="u">a</span> min baAAdi m<span class="u">a</span> tabayyana lahum annahum a<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>bualja<span class="u">h</span>eem<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphesiz olarak cehennem ehli oldukları kendilerince bilindikten sonra akrabâ bile olsalar Peygamberin ve inananların, müşriklerin yarlıganmalarına duâ etmeleri yakışmaz.
Ali Bulaç
Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma dilemeleri peygambere ve iman edenlere yaraşmaz.
Bayraktar Bayraklı
Cehennem halkı oldukları belli olduktan sonra akraba bile olsalar, Allah'a ortak koşanlar için af dilemek, ne peygamberin ne de müminlerin yapacağı bir iştir.
Diyanet İşleri
(Kafir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah'a) ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara.*
Edip Yüksel
Akraba bile olsalar, ne peygamber, ne de gerçeği onaylayanlar, cehennem halkı oldukları kendilerine belli olduktan sonra ortak koşanlar için bağışlanma dileyemez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne peygambere, ne iman edenlere akraba bile olsalar cehennemlik oldukları iyice belli olduktan sonra müşriklere istiğfar etmek yoktur.
Erhan Aktaş
Nebi ve mü’minlere; Cehennemlik oldukları açıkça belli olduktan sonra, yakınları da olsa, müşriklere bağışlanma dilemeleri yaraşmaz.
Hakkı Yılmaz
(113,114)Kendilerine, cehennem ashâbı oldukları iyice belli olduktan sonra Peygamber'e ve iman etmiş kişilere, akraba bile olsalar, ortak koşanlar için bağışlanma dilemek yoktur. İbrâhîm'in babası için bağışlanma dilemesi de yalnızca ona vermiş olduğu bir sözden dolayı idi. Sonra onun, Allah için bir düşman olduğu kendisine açıkça belli olunca ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrâhîm, çok içli, çok halim birisi idi.
Muhammed Esed
(GÜNAH içinde ölen) kimselerin cehennemlik olduğu kendilerine açıklandıktan sonra, yakın akraba olsalar bile, Allah'tan başkasına tanrılık yakıştıran kimselerin bağışlanmasını dilemek artık ne Peygamber'e yaraşır, ne de imana erişenlere.
Mustafa İslamoğlu
(Küfre saplanarak ölenlerin) cehennemlik olduğu kendilerine açıklandıktan sonra, müşrikler için -isterse yakın akrabalık bağları bulunsun- Allah'tan af dilemek, ne Peygamber'e ne de iman eden kimselere hiç yakışık almaz.
Suat Yıldırım
Kâfir olarak ölüp cehennemlik oldukları kendilerine belli olduktan sonra, akraba bile olsalar, müşriklerin affedilmelerini istemek, ne Peygamberin, ne de müminlerin yapacağı bir iş değildir. [2, 119]
Süleyman Ateş
Akraba bile olsalar, cehennem halkı oldukları belli olduktan sonra (Allah'a) ortak koşanlar için mağfiret dilemek; ne peygamberin, ne de inananların yapacağı bir iş değildir.
Şaban Piriş
Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra, akraba bile olsalar müşrikler için bağışlanma dilemek Peygambere ve iman edenlere yaraşmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Akraba bile olsalar, cehennem halkı oldukları açıkça belli olduktan sonra müşrikler için af dilemek ne peygambere yakışır ne de iman edenlere.
Edip-Layth-Martha
It is not for the prophet and those who acknowledge that they should seek forgiveness for those who have set up partners, even if they are relatives, after it has been made clear to them that they are the dwellers of hell.
Muhammad Asad
IT DOES NOT behove the Prophet and those who have attained to faith to pray that they who ascribed divinity to aught beside God be forgiven [by Him] even though they happened to be [their] near of kin* -after it has been made clear unto them that those [dead sinners] are destined for. the blazing fire.
Rashad Khalifa
Neither the prophet, nor those who believe shall ask forgiveness for the idol worshipers, even if they were their nearest of kin, once they realize that they are destined for Hell.,
The Monotheist Group
It is not for the prophet and those who believe that they should seek forgiveness for the polytheists, even if they are relatives, after it has been made clear to them that they are the dwellers of Hell.