Tevbe/Bara'e Sûresi128. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لقد | — | leḳad | andolsun | Certainly, |
| 2 | جاءكم | ج ي اCYE | cā'ekum | size gelmiştir | (has) come to you |
| 3 | رسول | ر س لRSL | rasūlun | bir Elçi | a Messenger |
| 4 | من | — | min | from | |
| 5 | أنفسكم | ن ف سNFS | enfusikum | içinizden | yourselves. |
| 6 | عزيز | ع ز زAZZ | ǎzīzun | ağır gelen | Grievous |
| 7 | عليه | — | ǎleyhi | ona | to him |
| 8 | ما | — | mā | (is) what | |
| 9 | عنتم | ع ن تANT | ǎnittum | sıkıntıya uğramanız | you suffer, |
| 10 | حريص | ح ر صḪRṦ | HarīSun | düşkün | (he is) concerned |
| 11 | عليكم | — | ǎleykum | size | over you, |
| 12 | بالمؤمنين | ا م نEMN | bil-mu'minīne | mü'minlere | to the believers |
| 13 | رءوف | ر ا فREF | ra'ūfun | şefkatli | (he is) kind |
| 14 | رحيم | ر ح مRḪM | raHīmun | merhametlidir | (and) merciful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لقد جاءكم رسول من انفسكم عزيز عليه ما عنتم حريص عليكم بالمومنين رءوف رحيم
Arapça (Harekeli)
لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ
Transliterasyon
Lekad câekum resûlun min enfusikum azîz(azîzun), aleyhi mâ anittum harîsun aleykum bil mu’minîne raûfun rahîm(rahîmun).
Transliteration (Eng.)
Laqad j<span class="u">a</span>akum rasoolun min anfusikumAAazeezun AAalayhi m<span class="u">a </span>AAanittum <span class="u">h</span>aree<span class="u">s</span>unAAalaykum bi<span class="b">a</span>lmu/mineena raoofun ra<span class="u">h</span>eem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun, size içinizden, sizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki bir sıkıntıya düşmeniz pek ağır gelir ona, pek düşkündür size, müminleri esirger, rahîmdir.
Ali Bulaç
Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O’nun gücüne giden, size pek düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkündür; müminlere karşı çok şefkatlidir; merhametlidir.
Diyanet İşleri
Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun size içinizden öyle bir peygamber geldi ki, gayet izzetli ve şereflidir. Sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir üstünüze titrer, müminlere gayet merhametli ve şefkatlidir.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, size kendinizden bir rasul geldi. Sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir; o, size düşkün, mü’minlere şefkatli ve merhametlidir.
Hakkı Yılmaz
Andolsun, içinizden size, sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, sadece inananlara çok şefkatli, kolaylık sağlayan, çok merhametli bir elçi gelmiştir.
Muhammed Esed
GERÇEK ŞU Kİ, (ey insanlar,) size kendi içinizden bir Elçi gelmiştir: sizin (öte dünyada) çekmek zorunda kalabileceğiniz sıkıntıdan ötürü kendini (zihnen) büyük bir yük altında hisseden; size çok düşkün (ve) müminlere karşı şefkat ve merhametle dolu bir Elçi...
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu (ey insanlık)! Size kendi türünüzden bir Elçi gelmiştir ki o pek azizdir: sizin zorlanmanız ona pek ağır geliyor, üzerine hassasiyetle titriyor; çünkü o mü'minlere karşı şefkat pınarı bir rauf, merhamet abidesi bir rahimdir.
Suat Yıldırım
Size kendi aranızdan öyle bir Peygamber geldi ki zahmete uğramanız ona ağır gelir. Kalbi üstünüze titrer, müminlere karşı pek şefkatli ve merhametlidir. [2, 129. 151; 3, 164; 26, 215-217]
Süleyman Ateş
Andolsun, içinizden size öyle bir Elçi geldi ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, mü'minlere şefkatli, merhametlidir.
Şaban Piriş
Andolsun ki, içinizden size, sizin sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, müminlere şefkatli ve merhametli bir resul gelmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun, içinizden size onurlu bir resul gelmiştir. Sizi rahatsız eden şey onu da üzer. Çok düşkündür size. Müminlere ise daha şefkatli daha merhametlidir.
Muhammad Asad
INDEED, there has come unto you [O mankind] an Apostle from among yourselves:* heavily weighs -upon him [the thought] that you might suffer [in the life to come]; full of concern for you [is he, and] full of compassion and mercy towards the believers.
The Monotheist Group
A messenger has come to you from yourselves, troubled over your deviation, anxious over you, towards the believers he is compassionate, merciful.