Tevbe/Bara'e Sûresi129. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فإن | — | fein | eğer | But if |
| 2 | تولوا | و ل يVLY | tevellev | yüz çevirirlerse | they turn away, |
| 3 | فقل | ق و لGVL | feḳul | de ki | then say, |
| 4 | حسبي | ح س بḪSB | Hasbiye | bana yeter | """Sufficient for me" |
| 5 | الله | — | llahu | Allah | (is) Allah. |
| 6 | لا | — | lā | yoktur | (There is) no |
| 7 | إله | ا ل هELH | ilāhe | tanrı | god |
| 8 | إلا | — | illā | başka | except |
| 9 | هو | — | huve | O'ndan | Him. |
| 10 | عليه | — | ǎleyhi | O'na | On Him |
| 11 | توكلت | و ك لVKL | tevekkeltu | dayandım | I put my trust. |
| 12 | وهو | — | ve huve | ve O | And He |
| 13 | رب | ر ب بRBB | rabbu | rabbidir | (is the) Lord |
| 14 | العرش | ع ر شARŞ | l-ǎrşi | Arş'ın | (of) the Throne, |
| 15 | العظيم | ع ظ مAƵM | l-ǎZīmi | büyük | "the Great.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فان تولوا فقل حسبى الله لا اله الا هو عليه توكلت وهو رب العرش العظيم
Arapça (Harekeli)
فَإِن تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
Transliterasyon
Fe in tevellev fe kul hasbîyallâh|u|, lâ ilâhe illâ hûv|e|, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm|i|.
Transliteration (Eng.)
Fa-in tawallaw faqul <span class="u">h</span>asbiya All<span class="u">a</span>hul<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span>ha ill<span class="u">a</span> huwa AAalayhi tawakkaltuwahuwa rabbu alAAarshi alAAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat döner, yüz çevirirlerse hemen de ki: Allah yeter bana, yoktur ondan başka tapacak, ona dayandım ve odur büyük arşın sâhibi.
Ali Bulaç
Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka İlah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O'dur."
Bayraktar Bayraklı
Yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter; O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O, yüce arşın sahibidir.”
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer aldırmazlarsa onlara de ki: Bana Allah yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben O'na dayanmaktayım ve O, o büyük Arş'ın Rabbidir.
Erhan Aktaş
Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben O’na tevekkül* ettim. O, Büyük Arş’ın Rabb’idir.”
Hakkı Yılmaz
Buna rağmen eğer uzaklaşırlarsa hemen de ki: “Bana Allah yeter. O'ndan başka ilâh diye bir şey yoktur. Ben, sadece O'na işin sonucunu havale ettim O, çok büyük tahtın Rabbidir.”
Muhammed Esed
Fakat (bütün bunlara rağmen) onlar yine de yüz çevirirlerse de ki: "Allah bana yeter! O'ndan başka tanrı yok. Hep O'na dayanmış O'na güvenmişimdir ben; çünkü O'dur en yüce hükümranlığın Rabbi".
Mustafa İslamoğlu
(Bu gerçek ortadayken) yine de onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yok, ben hep O'na güvenmişimdir; çünkü O en yüce hükümranlık makamının Rabbidir!"
Suat Yıldırım
Buna rağmen aldırmaz, yüz çevirirlerse, ey Resulüm! de ki: “Allah bana yeter. O'ndan başka tanrı yoktur. Ben yalnız O'na dayanırım. Çünkü O, büyük Arş'ın, muazzam hükümranlığın sahibidir. ”
Süleyman Ateş
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Allah bana yeter! O'ndan başka tanrı yoktur. O'na dayandım, O büyük Arş'ın sahibidir!"
Şaban Piriş
Eğer imandan yüz çevirirlerse de ki: -Bana Allah yeter, Ondan başka ilah yoktur. Yalnız Ona güveniyorum. O, büyük arşın Rabbidir.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer çekip giderlerse de ki: "Allah bana yeter. İlah yok O'ndan başka. Yalnız O'na dayandım ben; büyük arşın sahibi O'dur."
Muhammad Asad
But if those [who are bent on denying the truth] turn away, say: "God is enough for me! There is no- deity save Him. In Him have I placed my trust, for He is the Sustainer, in awesome almightiness enthroned."*
The Monotheist Group
If they turn away, then say: "God is sufficient for me, there is no god except He, in Him I place my trust and He is the Lord of the great Throne."