Tevbe/Bara'e Sûresi24. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (33 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | إن | — | in | eğer | """If" |
| 3 | كان | ك و نKVN | kāne | ise | are |
| 4 | آباؤكم | ا ب وEBV | ābā'ukum | babalarınız | your fathers, |
| 5 | وأبناؤكم | ب ن يBNY | ve ebnā'ukum | ve oğullarınız | and your sons, |
| 6 | وإخوانكم | ا خ وEḢV | ve iḣvānukum | ve kardeşleriniz | and your brothers, |
| 7 | وأزواجكم | ز و جZVC | ve ezvācukum | ve eşleriniz | and your spouses, |
| 8 | وعشيرتكم | ع ش رAŞR | ve ǎşīratukum | ve hısım akrabanız | and your relatives, |
| 9 | وأموال | م و لMVL | ve emvālun | ve mallar | and wealth |
| 10 | اقترفتموها | ق ر فGRF | ḳteraftumūhā | kazandığınız | that you have acquired |
| 11 | وتجارة | ت ج رTCR | ve ticāratun | ve ticaret(iniz) | and the commerce, |
| 12 | تخشون | خ ش يḢŞY | teḣşevne | korktuğunuz | you fear |
| 13 | كسادها | ك س دKSD̃ | kesādehā | düşmesinden | a decline (in) it |
| 14 | ومساكن | س ك نSKN | ve mesākinu | ve konutlar | and the dwellings |
| 15 | ترضونها | ر ض وRŽV | terDevnehā | hoşlandığınız | you delight (in) it |
| 16 | أحب | ح ب بḪBB | eHabbe | daha sevgili (ise) | (are) more beloved |
| 17 | إليكم | — | ileykum | size | to you |
| 18 | من | — | mine | -tan | than |
| 19 | الله | — | llahi | Allah- | Allah, |
| 20 | ورسوله | ر س لRSL | ve rasūlihi | ve Elçisi(nden) | and His Messenger |
| 21 | وجهاد | ج ه دCHD̃ | ve cihādin | ve cihad etmekten | and striving |
| 22 | في | — | fī | in | |
| 23 | سبيله | س ب لSBL | sebīlihi | O'nun yolunda | His way, |
| 24 | فتربصوا | ر ب صRBṦ | feterabbeSū | o halde gözetleyin | then wait |
| 25 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 26 | يأتي | ا ت يETY | ye'tiye | getirinceye | Allah brings |
| 27 | الله | — | llahu | Allah | Allah brings |
| 28 | بأمره | ا م رEMR | biemrihi | emrini | His Command. |
| 29 | والله | — | vallahu | ve Allah | And Allah |
| 30 | لا | — | lā | (does) not | |
| 31 | يهدي | ه د يHD̃Y | yehdī | (doğru) yola iletmez | guide |
| 32 | القوم | ق و مGVM | l-ḳavme | topluluğu | the people - |
| 33 | الفاسقين | ف س قFSG | l-fāsiḳīne | yoldan çıkmış | "the defiantly disobedient.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل ان كان ءاباوكم وابناوكم واخونكم وازوجكم وعشيرتكم وامول اقترفتموها وتجرة تخشون كسادها ومسكن ترضونها احب اليكم من الله ورسوله وجهاد فى سبيله فتربصوا حتى ياتى الله بامره والله لا يهدى القوم الفسقين
Arapça (Harekeli)
قُلْ إِن كَانَ آبَاؤُكُمْ وَأَبْنَاؤُكُمْ وَإِخْوَانُكُمْ وَأَزْوَاجُكُمْ وَعَشِيرَتُكُمْ وَأَمْوَالٌ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَا أَحَبَّ إِلَيْكُم مِّنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَجِهَادٍ فِي سَبِيلِهِ فَتَرَبَّصُوا حَتَّى يَأْتِيَ اللَّهُ بِأَمْرِهِ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ
Transliterasyon
Kul in kâne âbâukum ve ebnâukum ve ıhvânukum ve ezvâcukum ve aşîretukum ve emvâlunıktereftumûhâ ve ticâretun tahşevne kesâdehâ ve mesâkinu terdavnehâ ehabbe ileykum minallâhi ve resûlihî ve cihâdin fî sebîlihî fe terabbesû hattâ ye´ tiyallâhu bi emrih|î|, vallâhu lâ yehdîl kavmel fasikîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul in k<span class="u">a</span>na <span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>okumwaabn<span class="u">a</span>okum wa-ikhw<span class="u">a</span>nukum waazw<span class="u">a</span>jukumwaAAasheeratukum waamw<span class="u">a</span>lun iqtaraftumooh<span class="u">a</span> watij<span class="u">a</span>ratuntakhshawna kas<span class="u">a</span>dah<span class="u">a</span> wamas<span class="u">a</span>kinu tar<span class="u">d</span>awnah<span class="u">a</span>a<span class="u">h</span>abba ilaykum mina All<span class="u">a</span>hi warasoolihi wajih<span class="u">a</span>dinfee sabeelihi fatarabba<span class="u">s</span>oo <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> ya/tiya All<span class="u">a</span>hubi-amrihi wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu l<span class="u">a</span> yahdee alqawma alf<span class="u">a</span>siqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, karılarınız, aşîretiniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz alışveriş ve hoşunuza giden evler, sizce Allah'tan, Peygamberinden ve onun yolunda savaş etmeden daha sevimliyse bekleyin Allah'ın emri gelinciye dek ve Allah, buyruktan çıkan kötü topluluğu doğru yola sevketmez.
Ali Bulaç
De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, az kar getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allah'tan, O'nun Resûlü’nden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyedurun. Allah, fasıklar topluluğuna hidayet vermez.
Bayraktar Bayraklı
De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım ve akrabanız, kazandığınız mallar, kaybolmasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Peygamber'inden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini yerine getirinceye kadar bekleyiniz. Allah, fâsıklar topluluğunu doğru yola erdirmez.
Diyanet İşleri
De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.*
Edip Yüksel
De ki: "Ana babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aileniz, kazandığınız paralar, bozuk gitmesinden korktuğunuz iş ve hoşlandığınız evler, ALLAH ve elçisinden ve O'nun yolunda çaba göstermekten daha sevgili ise, ALLAH emrini getirinceye kadar bekleyiniz." ALLAH yoldan çıkmış toplumları doğruya iletmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara de ki; eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, akrabalarınız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız evler ve meskenler, size Allah ve Resulünden ve Allah yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah böyle fasıklar topluluğuna hidayet nasip etmez.
Erhan Aktaş
De ki: “Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, sülaleniz; kazandığınız mallarınız, kötüye gitmesinden korktuğunuz ticaretiniz, hoşunuza giden evleriniz, size; Allah’tan, O’nun Rasul’ünden ve O’nun yolunda cihad* etmekten daha sevimli geliyorsa, o halde Allah’ın hükmünün gerçekleşmesini bekleyin. Allah, fasık olan kimseleri hidayete iletmez.
Hakkı Yılmaz
De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, durgunluğa uğramasından ürperdiğiniz ticaret, hoşlandığınız meskenler, size Allah'tan, O'nun Elçisi'nden ve O'nun yolunda çaba harcamaktan daha sevimli ise, artık Allah, emrini getirinceye kadar bekleyiniz. Ve Allah, hak yoldan çıkmışlar toplumuna kılavuzluk etmez.(Sonraki 9:36)
Muhammed Esed
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, mensup olduğunuz oymak ya da boy, kazanıp (biriktirdiğiniz) mallar, kötüye gitmesinden kaygılandığınız ticaret, hoşlandığınız konutlar size Allah'tan ve O'nun Elçisi'nden ve O'nun yolunda kavga vermekten daha gönül bağlayıcı geliyorsa, bekleyin o zaman Allah iradesini açığa vuruncaya kadar; Ve (bilin ki,) Allah, günaha gömülüp gitmiş bir topluluğa asla hidayet etmez".
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, mensubu bulunduğunuz topluluk, kazandığınız mallar, kötüye gitmesinden kaygı duyduğunuz ticaret ve kendisiyle huzur bulduğunuz konaklar; Allah'tan, O'nun Elçisi'nden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli geliyorsa, Allah'ın buyruğu gerçekleşinceye kadar bekleyin! Ne ki Allah, sorumsuzca davranan bir toplumu doğru yola yöneltmez.
Suat Yıldırım
De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım ve akrabanız, ter dökerek kazandığınız mallar, kesada uğramasından endişe ettiğiniz ticaret, hoşunuza giden konaklar, size Allah'tan ve Resulünden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ve önemli ise. . . o halde Allah emrini gönderinceye kadar bekleyin! Allah öyle fâsıklar güruhunu hidâyet etmez, umduklarına eriştirmez. {KM, Matta 10, 37; Luka 14, 26}*
Süleyman Ateş
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, düşmesinden korktuğunuz ticaret(iniz), hoşlandığınız konutlar, size Allah'tan, Elçisinden ve O'nun yolunda cihadetmekten daha sevgili ise o halde Allah emrini getirinceye kadar gözetleyin (başınıza gelecekleri göreceksiniz)! Allah, yoldan çıkmış topluluğu (doğru) yola iletmez.
Şaban Piriş
De ki: -Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden konutlar size Allahtan, Resulünden ve Onun yolunda cihaddan daha sevgili ise Allahın (azap) emri gelene kadar bekleyin! Allah fasık topluma yol göstermez.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz / menfaat çevreniz, elde ettiğiniz mallar, kesadından korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden konutlar sizin için Allah'tan, resulünden ve Allah yolunda cihattan daha sevimli ise artık Allah, emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah, yoldan ayrılmış bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz."
Edip-Layth-Martha
Say, "If your fathers, your sons, your brothers, your spouses, your clan, and money which you have gathered, a trade in which you fear a decline, and homes which you enjoy; if these are dearer to you than God and His messenger and striving in His cause, then wait until God brings His decision. God does not guide the wicked people."
Muhammad Asad
Say: "If your fathers and your sons and your brothers and your spouses and your clan, and the worldly goods which you have acquired, and the commerce whereof you fear a decline, and the dwellings in which you take pleasure - [if all these] are dearer to you than God and His Apostle and the struggle in His cause, then wait until God makes manifest His will;* and [know that] God does not grace iniquitous folk with His guidance."
Rashad Khalifa
Proclaim: "If your parents, your children, your siblings, your spouses, your family, the money you have earned, a business you worry about, and the homes you cherish are more beloved to you than GOD and His messenger, and the striving in His cause, then just wait until GOD brings His judgment." GOD does not guide the wicked people.*,
The Monotheist Group
Say: "If your fathers, and your sons, and your brothers, and your wives, and your kin, and money which you have gathered, and a trade which you would be concerned over its decline, and homes which you find pleasing; if these are dearer to you than God and His messenger and striving in His cause, then wait until God brings His decision. And God does not guide the wicked people."