Tevbe/Bara'e Sûresi25. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لقد | — | leḳad | andolsun | Verily, |
| 2 | نصركم | ن ص رNṦR | neSarakumu | size yardım etmişti | Allah helped you |
| 3 | الله | — | llahu | Allah | Allah helped you |
| 4 | في | — | fī | in | |
| 5 | مواطن | و ط نVŦN | mevāTine | yerlerde | regions |
| 6 | كثيرة | ك ث رKS̃R | keṧīratin | birçok | many, |
| 7 | ويوم | ي و مYVM | ve yevme | ve gününde | and (on the) day |
| 8 | حنين | — | Huneynin | Huneyn | (of) Hunain, |
| 9 | إذ | — | iƶ | hani | when |
| 10 | أعجبتكم | ع ج بACB | eǎ'cebetkum | sizi böbürlendirmişti | pleased you |
| 11 | كثرتكم | ك ث رKS̃R | keṧratukum | çokluğunuz | your multitude, |
| 12 | فلم | — | felem | fakat | but not |
| 13 | تغن | غ ن يĞNY | tuğni | sağlamamıştı | availed |
| 14 | عنكم | — | ǎnkum | size | you |
| 15 | شيئا | ش ي اŞYE | şey'en | hiçbir yarar | anything |
| 16 | وضاقت | ض ي قŽYG | ve Dāḳat | ve dar gelmişti | and (was) straitened |
| 17 | عليكم | — | ǎleykumu | başınıza | for you |
| 18 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDu | yeryüzü | the earth |
| 19 | بما | — | bimā | rağmen | (in spite) of its vastness, |
| 20 | رحبت | ر ح بRḪB | raHubet | bütün genişliğine | (in spite) of its vastness, |
| 21 | ثم | — | ṧumme | nihayet | then |
| 22 | وليتم | و ل يVLY | velleytum | dönmüştünüz | you turned back, |
| 23 | مدبرين | د ب رD̃BR | mudbirīne | gerisin geri | fleeing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لقد نصركم الله فى مواطن كثيرة ويوم حنين اذ اعجبتكم كثرتكم فلم تغن عنكم شيا وضاقت عليكم الارض بما رحبت ثم وليتم مدبرين
Arapça (Harekeli)
لَقَدْ نَصَرَكُمُ اللَّهُ فِي مَوَاطِنَ كَثِيرَةٍ وَيَوْمَ حُنَيْنٍ إِذْ أَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنكُمْ شَيْئًا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ الْأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُم مُّدْبِرِينَ
Transliterasyon
Lekad nasarakumullâhu fî mevâtıne kesîretin ve yevme huneynin iz a´cebetkum kesretukum fe lem tugni ankum şey´en ve dâkat aleykumul ardu bi mâ rehubet summe velleytum mudbirîne.
Transliteration (Eng.)
Laqad na<span class="u">s</span>arakumu All<span class="u">a</span>hu feemaw<span class="u">at</span>ina katheeratin wayawma <span class="u">h</span>unaynin i<span class="u">th</span>aAAjabatkum kathratukum falam tughni AAankum shay-an wa<span class="u">da</span>qatAAalaykumu al-ar<span class="u">d</span>u bim<span class="u">a</span> ra<span class="u">h</span>ubat thummawallaytum mudbireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki Allah size birçok yerlerde ve Huneyn gününde yardım etmişti; hani o gün çokluğunuzla övünüp sevinmiştiniz de bu çokluk, düşmanı defedememişti, hiçbir işinize yaramamıştı, yeryüzü, o kadar genişken daralmıştı size, sonra da arka çevirip geri çekilmiştiniz.
Ali Bulaç
Andolsun, Allah birçok yerlerde ve Huneyn gününde size yardım etti. Hani çok sayıda oluşunuz sizi böbürlendirip-gururlandırmıştı, fakat size bir şey de sağlayamamıştı. Yer ise, bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonra arkanıza dönüp gerisin geri gitmiştiniz.
Bayraktar Bayraklı
Yemin olsun ki, Allah size birçok yerde yardım etti. Huneyn Savaşı'nda da size yardım etti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmiş, fakat bu hal, sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonunda gerisin geri dönmüştünüz.
Diyanet İşleri
Andolsun ki Allah, birçok yerde (savaş alanlarında) ve Huneyn savaşında size yardım etmişti. Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonunda (bozularak) gerisin geri dönmüştünüz.
Edip Yüksel
ALLAH birçok durumda size yardım etti. Huneyn günü sayısal çokluğunuz sizi böbürlendirmişti. Fakat sayınızın size hiçbir yararı da olmamıştı. Nitekim, tüm genişliğine rağmen yeryüzü size dar gelmiş ve sonunda dönüp kaçmıştınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnkâr kabul etmez bir durumdur ki, Allah size birçok yerde yardım etti. Özellikle Huneyn Günü ki, o gün kendi çokluğunuz size güven vermişti de o gün size onun bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen başınıza dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak gerisin geri dönüp kaçmaya başlamıştınız.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Allah, size birçok yerde ve Huneyn* gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra da gerisin geri dönüp gitmiştiniz.
Hakkı Yılmaz
Andolsun ki Allah, birçok yerde ve Huneyn Günü* size yardım etti. Hani çokluğunuz size güven vermişti de onun size bir yararı olmamış ve yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra da arkanızı dönüp kaçmıştınız.
Muhammed Esed
Gerçekten de Allah, (sayıca az olduğunuz zaman) pek çok savaş meydanında size yardım etmişti; ve Huneyn Günü'nde de, o sayıca çokluğunuzun sizi kurumlandırdığı ama (tek başına) pek bir işinize yaramadığı o gün de (öyle yapmıştı); çünkü yeryüzü, bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti de arkanızı dönüp geri çekilmiştiniz:
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Allah, size bir çok savaş alanında yardım etmişti; özellikle de Huneyn Günü: Hani o zaman çokluğunuz sizi gururlandırmıştı, fakat hiçbir işinize yaramadı; ve olanca genişliğine rağmen yeryüzü size dar gelmişti, sonra da geri kaçmıştınız.
Suat Yıldırım
Şu kesindir ki Allah size birçok savaş yerlerinde yardım etti, Huneyn günü de. . . O gün ki sayıca çokluğunuz sizi böbürlendirmiş ama bu, size fayda etmemişti. Olanca genişliğine rağmen, dünya başınıza dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak düşmana arka çevirip kaçmaya başlamıştınız.
Süleyman Ateş
Andolsun Allah size birçok yerlerde, Huneyn gününde de yardım etmişti. Hani (o gün) çokluğunuz sizi böbürlendirmişti. Fakat size hiçbir yarar da sağlamamıştı. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü başınıza dar gelmişti, nihayet bozularak arkanızı dönmüş(kaçmağa başlamış)tınız.
Şaban Piriş
Andolsun ki, Allah size bir çok yerde ve çokluğunuzun sizi böbürlenderdiği fakat bir fayda sağlamadığı, yeryüzünün geniş olmasına rağmen size dar gelip de bozularak arkanıza döndüğünüz Huneyn gününde yardım etmişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki, Allah size birçok yerde yardım etti. Huneyn gününde de. Hani, çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de bu hiçbir işinize yaramamıştı. Tüm genişliğine rağmen, yeryüzü size dar gelmişti. Sonra da sırtınızı dönüp kaçmıştınız.
Edip-Layth-Martha
God has granted you victory in many battlefields. On the day of Hunayn, when you were pleased with your great numbers but it did not help you at all, and the land became tight around you for what it held, then you turned to flee.
Muhammad Asad
Indeed, God has succoured you on many battlefields, [when you were few;] and [He did so, too,] on the Day of Hunayn, when you took pride in your great numbers and they proved of no avail whatever to you -for the earth, despite all its vastness, became [too] narrow for you and you turned back, retreating:*
Rashad Khalifa
GOD has granted you victory in many situations. But on the day of Hunayn, you became too proud of your great number. Consequently, it did not help you at all, and the spacious earth became so straitened around you, that you turned around and fled.,
The Monotheist Group
God has granted you victory in many battlefields. And on the day of Hunayn when you were pleased with your great numbers but it did not help you at all, and the land became tight around you for what it held, then you turned to flee.