Tevbe/Bara'e Sûresi4. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إلا | — | illā | ancak hariç | Except |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those (with) whom |
| 3 | عاهدتم | ع ه دAHD̃ | ǎāhedtum | andlaşma yaptığınız | you have a covenant |
| 4 | من | — | mine | -den | among |
| 5 | المشركين | ش ر كŞRK | l-muşrikīne | müşrikler- | the polytheists, |
| 6 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 7 | لم | — | lem | not | |
| 8 | ينقصوكم | ن ق صNGṦ | yenḳuSūkum | size eksik bırakmayan | they have failed you |
| 9 | شيئا | ش ي اŞYE | şey'en | hiçbir şeyi | (in any) thing |
| 10 | ولم | — | velem | ve | and not |
| 11 | يظاهروا | ظ ه رƵHR | yuZāhirū | arka çıkmayanlar | they have supported |
| 12 | عليكم | — | ǎleykum | size karşı | against you |
| 13 | أحدا | ا ح دEḪD̃ | eHaden | hiç kimseye | anyone, |
| 14 | فأتموا | ت م مTMM | feetimmū | tamamlayın | so fulfil |
| 15 | إليهم | — | ileyhim | onların | to them |
| 16 | عهدهم | ع ه دAHD̃ | ǎhdehum | andlaşmalarını | their treaty |
| 17 | إلى | — | ilā | kadar | till |
| 18 | مدتهم | م د دMD̃D̃ | muddetihim | tanıdığınız süreye | their term. |
| 19 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 20 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 21 | يحب | ح ب بḪBB | yuHibbu | sever | loves |
| 22 | المتقين | و ق يVGY | l-mutteḳīne | korunanları | the righteous. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الا الذين عهدتم من المشركين ثم لم ينقصوكم شيا ولم يظهروا عليكم احدا فاتموا اليهم عهدهم الى مدتهم ان الله يحب المتقين
Arapça (Harekeli)
إِلَّا الَّذِينَ عَاهَدتُّم مِّنَ الْمُشْرِكِينَ ثُمَّ لَمْ يَنقُصُوكُمْ شَيْئًا وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ أَحَدًا فَأَتِمُّوا إِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ إِلَى مُدَّتِهِمْ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَّقِينَ
Transliterasyon
İllellezîne âhedtum minel muşrikîne summe lem yankusûkum şey´en ve lem yuzâhirû aleykum ehaden fe etimmû ileyhim ahdehum ilâ muddetihim, innallâhe yuhıbbul muttekîn (muttekîne).
Transliteration (Eng.)
Ill<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena AA<span class="u">a</span>hadtummina almushrikeena thumma lam yanqu<span class="u">s</span>ookum shay-an walam yu<span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>hirooAAalaykum a<span class="u">h</span>adan faatimmoo ilayhim AAahdahum il<span class="u">a</span>muddatihim inna All<span class="u">a</span>ha yu<span class="u">h</span>ibbu almuttaqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ancak müşriklerden ahitleştiğiniz kimseler, bu ahitten sonra size karşı sözlerinden hiçbir sûretle dönmemiş, şartlardan hiçbirini bozmamış ve aleyhinize hiçbir kimseye yardıma kalkışmamış olanlar müstesna. Onlarla olan ahdinizi, müddeti bitinceye dek tamamlayın. Şüphe yok ki Allah, çekinenleri sever.
Ali Bulaç
Ancak müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınızdan (antlaşmadan) bir şeyi eksiltmeyenler ve size karşı hiç kimseye yardım etmeyenler başka; artık antlaşmalarını, süresi bitene kadar tamamlayın. Şüphesiz, Allah muttaki olanları sever.
Bayraktar Bayraklı
Ancak, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden antlaşma şartlarına uyan hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar bu hükmün dışındadır. Onlara verdiğiniz söze, süresi bitinceye kadar riayet ediniz. Allah, sakınanları sever.
Diyanet İşleri
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden (antlaşma şartlarına uyan) hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar (bu hükmün) dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayınız. Allah (haksızlıktan) sakınanları sever.
Edip Yüksel
Ancak, kendileriyle yaptığınız anlaşmanın koşullarına eksiksiz uyan ve size karşı başkalarıyla iş birliğinde bulunmayan putperestlerin anlaşmasını tanıdığınız süreye kadar uygulayın. ALLAH erdemlileri sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklerden size olan ahitlerinde hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiçbir kimseye yardımda bulunmamış olanlar bunun dışındadır. Siz de onlarla olan antlaşmanızın hükümlerine antlaşma süresinin sonuna kadar uyunuz. Muhakkak ki, Allah müttakileri sever.
Erhan Aktaş
Ancak, kendileriyle yaptığınız antlaşmanın hükümlerine eksiksiz uyan ve size karşı başkalarıyla iş birliğinde bulunmayan müşrikler müstesna. Onlarla antlaşmanın süresini tamamlayın. Allah, takvâ* sahiplerini sever.
Hakkı Yılmaz
(3,4)Ve “en büyük hac” günü,* ortak koşanlardan antlaşma yaptığınız, size hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiçbir kimseyle yardımlaşmamış kimseler hariç, şüphesiz Allah'ın ve O'nun Elçisi'nin ortak koşan kimselerden ilişiksiz olduğuna dair Allah'tan ve Elçisi'nden insanlara bir bildiri: “Artık eğer hatadan dönerseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ve eğer sırt çevirirseniz o zaman şüphesiz kendinizin, Allah'ı âcizleştiren olmadığını biliniz.” Kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden şu kişilere de acıklı bir azabı müjdele! Artık siz de müddetlerine kadar kendilerine verdiğiniz sözlerinizi tamamlayın. Şüphesiz Allah, Kendisinin koruması altına girmiş kişileri sever.
Muhammed Esed
Ancak, kendileriyle sizin (ey inananlar) bir andlaşma yapmış bulunduğunuz Allah'tan başkalarına tanrılık yakıştıranlar arasından size karşı yükümlülüklerinde bundan böyle bir kusur işlemeyen ve size karşı kimseye arka çıkmayan kimseler bu söylenenlerin dışındadırlar; öyleyse onlarla olan andlaşmanıza, üzerinde anlaştığınız süre doluncaya kadar riayet edin. (Ve bilin ki) Allah, yalnızca, kendisine karşı sorumluluk bilinci içinde olanları sever.
Mustafa İslamoğlu
Ne var ki, şirk koşanlar arasından kendileriyle anlaşma yapmış olduğunuz ve daha sonra bu anlaşmayı herhangi bir biçimde ihlal etmeyen ve sizin hasımlarınızdan hiç biriyle dayanışma içine girmeyen kimseler bunun dışındadır. Artık onlarla olan anlaşmanıza süresi doluncaya kadar riayet edin! Unutmayın ki Allah sorumlu davrananları sever.
Suat Yıldırım
Ancak kendileriyle antlaşma yapmanızdan sonra, şartları hiç bir şey eksiltmeksizin tamamen yerine getiren ve sizin aleyhinizde hiçbir kimseye destek vermeyen müşrikler, bu hükmün dışındadırlar. Bunlarla sözleşmenin müddeti tamamlanıncaya kadar antlaşma şartlarına riayet edin. Allah, Kendisine karşı gelmekten, özellikle ahdi bozmaktan sakınanları sever.
Süleyman Ateş
Ancak andlaşma yaptığınız müşriklerden, (andlaşma şartlarından) hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve size karşı hiç kimseye arka çıkmayanların andlaşmalarını, kendilerine tanıdığınız süreye kadar tamamlayın. Çünkü Allah korunanları sever.
Şaban Piriş
Yalnız antlaşma hükümlerinde size karşı bir eksiklik yapmayan ve aleyhinize kimseye yardım etmeyen müşriklerle yaptığınız antlaşmaya sonuna kadar riayet edin. Allah muttakileri sever.
Yaşar Nuri Öztürk
Antlaşma yapmış olduğunuz müşriklerden size karşı bir eksiklik sergilemeyen ve aleyhinize başka birine yardım etmeyenler müstesnadır. Artık, onlara verdiğiniz sözü belirlenen süreye kadar tam bir şekilde koruyun. Şu bir gerçek ki Allah, sakınanları sever.
Edip-Layth-Martha
Except for those with whom you had a treaty from among those who have set up partners if they did not reduce anything from it nor did they plan to attack you; you shall fulfill their terms until they expire. God loves the righteous.
Muhammad Asad
But excepted shall be* -from among those who ascribe divinity to aught beside God - [people] with whom you [O believers] have made a covenant and who thereafter have in no wise failed to fulfil their obligations towards you, and neither have aided anyone against you: observe, then, your covenant with them until the end of the term agreed with them.* Verily, God loves those who are conscious of Him.
Rashad Khalifa
If the idol worshipers sign a peace treaty with you, and do not violate it, nor band together with others against you, you shall fulfill your treaty with them until the expiration date. GOD loves the righteous.,
The Monotheist Group
Except for those with whom you had made a pledge from among the polytheists if they did not reduce anything from it nor did they support anyone against you; you shall continue the pledge with them until its expiry. God loves the righteous.