Tevbe/Bara'e Sûresi43. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | عفا | ع ف وAFV | ǎfā | affetsin | (May) Allah forgive |
| 2 | الله | — | llahu | Allah | (May) Allah forgive |
| 3 | عنك | — | ǎnke | seni | you! |
| 4 | لم | — | lime | niçin | Why (did) |
| 5 | أذنت | ا ذ نEZ̃N | eƶinte | izin verdin | you grant leave |
| 6 | لهم | — | lehum | onlara | to them |
| 7 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 8 | يتبين | ب ي نBYN | yetebeyyene | iyice belli olana | (became) evident |
| 9 | لك | — | leke | sana | to you |
| 10 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 11 | صدقوا | ص د قṦD̃G | Sadeḳū | doğru söyleyen(ler) | were truthful, |
| 12 | وتعلم | ع ل مALM | ve teǎ'leme | ve öğreninceye | and you knew |
| 13 | الكاذبين | ك ذ بKZ̃B | l-kāƶibīne | yalan söyleyenler | the liars? |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
عفا الله عنك لم اذنت لهم حتى يتبين لك الذين صدقوا وتعلم الكذبين
Arapça (Harekeli)
عَفَا اللَّهُ عَنكَ لِمَ أَذِنتَ لَهُمْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكَ الَّذِينَ صَدَقُوا وَتَعْلَمَ الْكَاذِبِينَ
Transliterasyon
Afallâhu ank|e|, lime ezinte lehum hattâ yetebeyyene lekellezîne sadakû ve ta´lemel kâzibîn|e|.
Transliteration (Eng.)
AAaf<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hu AAanka lima a<span class="u">th</span>intalahum <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> yatabayyana laka alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">s</span>adaqoowataAAlama alk<span class="u">ath</span>ibeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah seni affetsin, ne diye izin verdin onlara? Vermeseydin de sence gerçekler de açığa çıksaydı, yalancıları da bilseydin.
Ali Bulaç
Allah seni affetsin; doğru söyleyenler sana açıkça belli oluncaya ve yalancıları da öğreninceye kadar niye onlara izin verdin?
Bayraktar Bayraklı
Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler sana iyice belli olup yalancıları bilinceye kadar, onlara niçin izin verdin?
Diyanet İşleri
Allah seni affetti. Fakat doğru söyleyenler sana iyice belli olup, sen yalancıları bilinceye kadar onlara niçin izin verdin?
Edip Yüksel
ALLAH seni affetti: Doğrular ve yalancılar sana belli olmadan önce neden onlara izin verdin?
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler kimler, gerçekten yalancılar kimlerdir, bunların iyice belli olmasını beklemeden niçin onlara izin verdin?
Erhan Aktaş
Allah seni affetsin! Doğru söyleyenler belli olmadan, yalancılar bilinmeden, onlara niçin izin verdin?
Hakkı Yılmaz
Allah, seni affetti. Doğru kimseler, sana iyice belli oluncaya ve sen yalancıları bilinceye kadar, niçin onlara izin verdin?
Muhammed Esed
Allah seni affetsin (ey Peygamber)! Daha kimin doğru söylediği senin için (iyice) ortaya çıkmadan ve sen (kimler) yalancı (iyice) tanımadan, niçin (evde kalmaları yolunda) onlara izin verdin?
Mustafa İslamoğlu
Allah seni affetsin; daha kimin doğru söylediği sana aydınlanmadan ve yalancıları iyice öğrenmeden niçin onlara (savaşa katılma) izni verdin?
Suat Yıldırım
Hay Allah seni affedesice! Niçin sence doğru söyleyenler iyice belli oluncaya ve yalancılar da meydana çıkıncaya kadar beklemeyip izin isteyen o münafıklara izin verdin?
Süleyman Ateş
Allah seni affetsin; doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalan söyleyenleri bilmezden önce niçin onlara izin verdin?
Şaban Piriş
Allah seni affetsin, niçin doğrular sana belli olup, yalancıları tanımadan onlara izin verdin?!
Yaşar Nuri Öztürk
Allah seni affetsin; neden onlara izin verdin de beklemedin ki, doğru söyleyenler sana açık-seçik belli olsun da yalancıları bilesin.
Edip-Layth-Martha
God pardons you; why did you grant them leave before it became clear to you who are truthful, and who are lying?
Muhammad Asad
May God pardon thee [O Prophet] !* Why didst thou grant them permission [to stay at home] ere it had become obvious to thee as to who was speaking the truth, and [ere] thou camest to know. [who were] the liars?
Rashad Khalifa
GOD has pardoned you: why did you give them permission (to stay behind), before you could distinguish those who are truthful from the liars?,
The Monotheist Group
God pardons you; why did you give them leave before it became clear to you who are truthful, and who are lying?