Tevbe/Bara'e Sûresi50. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | in | eğer | If |
| 2 | تصبك | ص و بṦVB | tuSibke | sana ulaşsa | befalls you |
| 3 | حسنة | ح س نḪSN | Hasenetun | bir iyilik | good, |
| 4 | تسؤهم | س و اSVE | tesu'hum | onların hoşuna gitmez | it distresses them, |
| 5 | وإن | — | vein | ve eğer | but if |
| 6 | تصبك | ص و بṦVB | tuSibke | sana ulaşsa | befalls you |
| 7 | مصيبة | ص و بṦVB | muSībetun | bir kötülük | a calamity |
| 8 | يقولوا | ق و لGVL | yeḳūlū | derler | they say, |
| 9 | قد | — | ḳad | muhakkak | """Verily," |
| 10 | أخذنا | ا خ ذ EḢZ̃ | eḣaƶnā | biz almıştık | we took |
| 11 | أمرنا | ا م رEMR | emranā | tedbirimizi | our matter |
| 12 | من | — | min | -den | "before.""" |
| 13 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | önce- | "before.""" |
| 14 | ويتولوا | و ل يVLY | ve yetevellev | döner(gider)ler | And they turn away |
| 15 | وهم | — | vehum | ve onlar | while they |
| 16 | فرحون | ف ر حFRḪ | feriHūne | sevinirler | (are) rejoicing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان تصبك حسنة تسوهم وان تصبك مصيبة يقولوا قد اخذنا امرنا من قبل ويتولوا وهم فرحون
Arapça (Harekeli)
إِن تُصِبْكَ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْ وَإِن تُصِبْكَ مُصِيبَةٌ يَقُولُوا قَدْ أَخَذْنَا أَمْرَنَا مِن قَبْلُ وَيَتَوَلَّوا وَّهُمْ فَرِحُونَ
Transliterasyon
İn tusıbke hasenetun tesu´hum, ve in tusıbke musîbetun yekûlû kad ehaznâ emrenâ min kablu ve yetevellev ve hum ferihûn|e|.
Transliteration (Eng.)
In tu<span class="u">s</span>ibka <span class="u">h</span>asanatun tasu/humwa-in tu<span class="u">s</span>ibka mu<span class="u">s</span>eebatun yaqooloo qad akha<span class="u">th</span>n<span class="u">a</span>amran<span class="u">a</span> min qablu wayatawallaw wahum fari<span class="u">h</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sana bir iyilik geldi mi kötüleşir onlar; bir musîbete uğrarsan biz derler, daha önce tedbir aldık, ihtiyâta riâyet ettik ve güvenle, gururla yüz çevirip giderler.
Ali Bulaç
Sana iyilik dokunursa, bu onları fenalaştırır, bir musibet isabet edince ise: "Biz önceden tedbirimizi almıştık" derler ve sevinç içinde dönüp giderler.
Bayraktar Bayraklı
Sana bir iyilik gelirse, onların ağırına gider. Eğer sana bir kötülük gelse, “Biz önceden önlemimizi aldık” deyip, sevinerek geri dönerler.
Diyanet İşleri
Eğer sana bir iyilik erişirse, bu onları üzer. Ve eğer başına bir musibet gelirse, "İyi ki biz daha önce tedbirimizi almışız" derler ve böbürlenerek dönüp giderler.
Edip Yüksel
Sana bir iyilik dokunsa onları üzer, sana bir kötülük dokunsa, "Biz önceden önlem almıştık" derler ve sevinç içinde dönüp giderler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer sana bir iyilik dokunursa fenalarına gider. Eğer sana bir musibet gelirse "Biz zaten tedbirimizi önceden almıştık." derler ve sevine sevine dönüp giderler.
Erhan Aktaş
Eğer sana bir iyilik isabet ederse, bu onları üzer. Fakat sana bir kötülük dokunursa, “Biz daha önceden önlemimizi almıştık.” derler ve sevinç içinde arkalarına dönüp giderler.
Hakkı Yılmaz
Eğer sana bir iyilik dokunursa fenalarına gider. Eğer sana bir musibet dokunursa, “Biz kesinlikle tedbirimizi önceden almıştık” derler. Ve onlar, sevinenler olarak yan çizip giderler.
Muhammed Esed
Senin başına iyi bir hal gelse, (Ey Peygamber), bu onları eseflendirir; ama başına bir musibet gelse, (kendi kendilerine): "Biz önceden bizim (için gerekli) tedbirleri almıştık!" derler; ve sevinç içinde dönüp giderler.
Mustafa İslamoğlu
Eğer sana bir iyilik dokunsa onların canı sıkılır. Ama başına bir kötülük gelse; "İyi ki biz daha önceden önlemlerimizi almıştık" derler ve şen şakrak dönüp giderler.
Suat Yıldırım
Sana bir iyilik gelirse onlar üzülürler ve eğer başına bir musîbet gelirse içlerinden, “Neyse ki biz daha önce tedbirimizi almıştık. Sorununuzu nasıl çözerseniz çözünüz! ” deyip senin başına gelen felaketten dolayı keyifli keyifli arkalarını döner giderler.
Süleyman Ateş
Sana bir iyilik ulaşsa (bu,) onların hoşuna gitmez ve eğer sana bir kötülük ulaşsa: "Biz önceden (sefere katılmamakla) başımızın çaresine bakmışız" derler, sevinerek döner(gider)ler.
Şaban Piriş
Sana bir iyilik gelirse onlar fenalık geçirirler. Sana bir musibet gelirse Biz tedbirimizi önceden aldık.” deyip sevinerek dönüp giderler.
Yaşar Nuri Öztürk
Sana bir iyilik isabet etse bu onları üzer. Sana bir musibet dokunsa: "İşimizi önceden sağlam tutmuşuz." derler ve kibirli bir sevinçle dönüp giderler.
Edip-Layth-Martha
When any good befalls you, it upsets them, and if any bad befalls you, they say, "We have taken our precautions beforehand," and they turn away rejoicing.
Muhammad Asad
Should good fortune alight on thee,* [O Prophet,] it will grieve them; and should misfortune befall thee, they will say [to themselves], "We have already taken our precautions beforehand!" - and will turn away, and will rejoice.
Rashad Khalifa
If something good happens to you, they hurt, and if an affliction befalls you, they say, "We told you so," as they turn away rejoicing.,
The Monotheist Group
When any good befalls you, it upsets them, and if any bad befalls you, they say: "We have taken our precaution beforehand," and they turn away happy.